Hösün Emmi, Nâmı Diğer Gabal Hösün
Allah rahmet eylesin Hüseyin Emmi; sadece mahallesinde değil tüm Göksun'luca sevilen, Göksun Meydanı'nın eksik olmayan görüntülerinden biriydi. Kendi işinde gücünde, kimsenin egrisine doğrusuna karışmayan sessiz, sakin bir adamdı rahmetli. İyi komşuluk ilişkileri, yufka ekmek yapan kadınlara odun yapma, alet edevata sıkışanlara derhal evinde hırdavat dükkanı gibi hazır bulunan malzemelerinden yardımcı olan da yine O'ydu.
Tellâllığı, yol sulaması yanında, O'nu unutulmaz yapan bir başka nedende; 65'li yıllarda yanı-yönü, üstü tahtayla kapalı, belediyeye ait tek atlı arabasıyla Vezirlerin (Abacı) orada kesilen hayvan karkaslarını Ilçe kasaplarına dağıtmasıdır. Çor-çocuk O'nun at arabası arkasında koşuştuğu gibi, kasabın ve et alacak müşterilerin O'nu sabırla kasap dükkanı önünde beklediği, gelişini görenlerinde "Ahâ Gabal geliyo !" dedikleri biriydi O. Bunlar çocukluk ve ergen yaşlarımızda hafızalarımızda yer edinen Göksun manzaralarıydı adeta.
1917 doğumlu olan Hösün Emmi, Göksun'a Erzincan Kemah'dan gelerek ilk yerleşenlerden sayılan ve Göksun'un eşli kabilelerinden Sağıroğulları Kabilesine mensuptur. Hösün Emmi'nin babası Gabal Memmed, anası ise Kanlıkavak'lı Eşe Hatundur. Aslında aile ilkin Erzincan Kemah'tan Kanlıkavak'a sonrada Göksun'a yerleşmişlerdir.
Hösun Emmi'nin babası Gabal Memmed yakışıklı ve yiğit bilinen bir insandır. Aynı zamanda da, iyi bir inşaat ustasıdır. Yanında çalıştırdığı çamur yapan ve kerpiç verenler O'nun hızına yetişemezlermiş. Yövmiyeli çalışmak yerine inşaatı başından sonuna kadar tek fiyatla yani "gabala" olarak yaptığı için Memmed Emmiye Gabal Memmed denilmiştir. O günden bugüne bu aileye de Göksun'da "Gaballar" denilmektedir.
Hösün Emmi'nin babası Gabal Memmed, Göksun'da eli silah tutanların Maraş Harbine çağrılması üzerine Deli Memiş (Koca), Ali Ede (Aslan) yani Gız Ali'yle birlikte önce Maraş Kurtuluş Harbine sonrada Şahin Bey komutasında ki Antep Savunmasına katılmış ve Gabal Memmed burada şehit düşmüştür.
Şehit oğlu Hüseyin Emmi yani Gabal Hösün, bir müddet sonrada anası Eşe Hatunu da kaybedince, yedi yıl Hindistan'da esir kalarak gazi ünvanıyla geri dönen, amcası Baki Sağır yanında büyür.
Baki Sağır kim derseniz ? Rahmetli Gardiyan Ahmet'in babasıdır. Rahmetli Baki Sağır, Tepebaşı Mahallesinden şimdiki evinin olduğu Yenimahalle'ye taşınır. O zaman Baki Sağır hanesi dışında pek kimsenin olmadığı Yenimahalle'mize, Baki Sağır'ın gazilik payesinden dolayı Gazi Mahallesi denilmekteydi. Yıllar sonra Gabal Hösün'de amcasının yanına ev yapacaktır.
Gabal Hösün'ün birde abisi Veli vardı. Veli genç yaşta Çukurova'ya çalışmaya gider, orada evlenir, eşini kaybettikten sonra mali durumu çok iyi ancak hasta halde Göksun'a tekrar döner. Ne kadar memleket hasreti çekmiş ki; yüzlerce konu komşuya kalaylı bakır taslar hediye ettiği gibi, Tepebaşı Cami'nin yapımında da çok miktarda mali yardımlarda bulunduğu söylenir.
Gabal Hösün'ün, sevdalandığı Bölobâ'lı (Pınarbaşı Mahallesi) Uzun Memmed'in (Gürbüz) kızı Hatça Bacıyı kaçırınca; Hatça Bacı'ın kardeşi Uzun Halıl'ce yedi yerinden bıçaklanmışlığı da vardır. Ama sonrasında Hösün Emmi'nin bu hayatta en çok sevdiği, güvendiği ve dostu da rahmetli Uzun Halıl (Gürbüz) olacaktır. Hösün Emmi'nin eşi o Gabal Hatça ki, Kıbrıs Barış Harekâtında Göksun Hükümet Meydanını dolduran kalabalık arasında, sanki askere alınan oğlu Ali'si yetmezmiş gibi "Beni de eskere alın benide alıııın !" diye meydanı inim inim inleten, çelikleşmiş iradesiyle kahraman bir Türk Anasıydı...
Hösün Emmi'nin bu evlilikten rahmetli Veli, emekli polis memuru Ali, belediyeden emekli rahmetli Mehmet ile Ali Gülü (Peltek) eşi Eşe, emekli polis Mehmet Kıratlı (Habbali) eşi Feride ve Semiha adlı Allah ömür versin altı evladı olacaktır.
Gabal Hösün, bir müddet o zaman kadro olmadığından iaşesi mahallelilerce temin edilen Mahalle Bekçiliği yapacaktır. Onunla birlikte rahmetliler Deli Salih ( Ergül) Pınarbaşında, Yonuz Abdullâ'da (Peltek) Köprübaşı Mahallemizde bekçilik yapmışlardır. Gabal Hösün, bazı zamanlar da, Beğin Bağı olarak bilinen yerde Hanifi Hösünlere (Amasyalı) ait bağda bağ bekçiliği de yapmıştır. Harama helala dikkat eden rahmetli "Ben bugüne kadar çocuklarıma haram lokma yedirmedim !" diyebilecek kadar hak hukuka riyayet gösteren biridir.
Hösün Emmi Göksun Belediyesinde görev aldığında, tek atlı arabasıyla kasaplara et taşıma yanında, yine o arabayla uc uca kaynatılmış, tenekeyle su doldurulan iki varil, varilin ucunda da suyun akması için delikleri ve vanası bulunan boruyla stabilize ana caddemizi toz kalkmasın diye atıyla sulayanda yine O rahmetliydi.
Rahmetli Gabal Hösün aynı zamanda Belediyenin duyurmak istediği ilanları mahale mahalle gezerek tellâllık görevinide üstlenmişti. 1975 yılında emekli olan Gabal Hösün, Hacca gitme niyetindeydi; bu niyetini oğlu Ali'ye bildirdiğinde "Baba emekli ikramiyenin bir kısmıyla git o zaman" deyince "Olum, Allah yoluna gidiyom, olur ki belediyenin mesaisi üzerimde kalmıştır. Ben bu niyetle kavak ekmiştim onları satarak gideceğim" diyen, bu güzel insanın adı da yine Gabal Hösün'dü.
Hac arkadaşı İnce Osman (Kenger) Hac'da hastalandığında, O'nu yine hac arkadaşı olan eski belediye başkanı Zekeriye Köroğlu ile sırtına alarak yedi kez tavaf ettirende 1983'de vefat eden Gabal Hösün'dü...
Eyy Hösün Emmi, sen ki Göksun'luya emeğinle; et taşıdın, yol suladın, tellallık yaptın, mahallenin bekçiliğini yaparak o topraklara çeşit çeşit hizmetlerde bulundun.Tüm bunlara rağmen hacca giderken de; olur ki devletin yani tüm Göksun'lunun mesai hakkı üzerimde kalmış olabilir diye emekli ikramiyenle değil de, yetiştirdiğin kavakları satarak gitme titizliği gösterdin yâ, Bilenler seni
"iyi bilirdik !" diyor. Rabbim seni de, ecdadını da, burada andıklarımızın göçenlerini de iyi bilsin, kalanlarına da sağlıklı hayırlı ömürler versin inşallah.
Dr. Mustafa Coşkun Kale'nin,
Henüz Yayınlanmamış
"Küçük Türkiye'm GÖKSUN" Adlı Eserinden.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.