El Alem Mahpushanesi

El Alem Mahpushanesi

Kendi yaşantımı kendim yaşayamayacaksam hep başkalarına göre yön bulmaya , yol yürümeye çalışıyorsam bir “El alem hapsindeyim” demektir.
Kim sizin yerinize çektiğiniz acıyı çekebilir?
Kim sizin günah ve sevabınızı bilebilir ?
Kim ne hissettiğinizi bilebilir ki?
Kim sizin hedefinizi bilebilir?
Kim ne beklediğinizi, ne umduğunuzu nereden bilir ki?
Sadece konuşan bu kitle (el alem) sadece konuşur, hakkınızdaki bilgiyi çevresine yayar ne yazık ki. Unutmayınız ki “Padişahın bile arkasından konuşurlar.”
Konuşmak her zaman kötülük mabında olabilir, iyilik hallerinizi de deşifre edebilirler. Hiçbir türlü kurtulamazsınız bu mahpushaneden.Yetmez nazarda olursunuz ve kulak astıkça işleriniz kötüyede gider.
***
“Yiğitsin derler candan ederler, zenginsin derler maldan ederler.” bir işiniz iyi gidiyorsa istediğiniz sonuca ramak kaldıysa kimselerle paylaşmayın. İnanın olacağı varsa bile olamayacaktır. Dedim ya candan da ederler, maldan da ,düşüncelerinizden de ederler. Tüm bunlar olurken varın siz düşünün gerisini. Çünkü el alem kitlesi durmadan çalışan bir olgu.
Bir adam evinin dış kapısını boyuyormuş. Yeşile boyadığı kapıyı gören bir komşusu “Neden maviye boyamıyorsun, daha güzel olur demiş. Mavi huzurludur.” Derken adamcağız yeşilin üstüne maviyi sürüp mavi kapı yapacakmış. Lakin bir tanıdığı yoldan geçiyormuş. “Aaa ! Neden maviye boyuyorsun? Kırmızı liderliktir, kırmızıya boya.” Adamcağız bu kez kırmızı boya alıp başlamış kırmızaya boyamaya. Başka bir komşusu geçiyormuş;” Yaa! Hiç oldu mu komşu? Neden kırmızıya boyuyorsun? Sen sarı yapsana, geçiş rengidir.” Adamcağız artık burasına kadar gelmiş ve;” Alın kapıda sizin olsun, boyada!!!!” Bu kez kapıya rengarenk boyaları boca edip kapıyı öylece bırakmış.
Eee ! Elin ağzı torba değil ki büzesin. Herkesin rengi başka, sevdiği başka, huyu suyu başka,sevdiği renk başka, sevdiği yemek başka...
***
Varlığımızı idame ettirmek ve istikrarlı duruşumuzla bu tür durumları bertaraf edebiliriz ancak. Her söylenene kulak asarsak kendi benliğimizi unuturuz. Kendimizden uzaklaşırız. Ki bu bizi depresyona sürükler, kişiliksiz oluruz.
Kendi olamamış insanların vay haline. Beni sevsinler,i daha çok sevsinler diye yapılan fedakarlıklar bir gün gelir hiç olur. Ve siz el alem hapsinden kurtulamazsınız.En güzeli Yaradan’ ın size bahşettiği yaşamı kendi doğru ve yanlışlarınızla kucaklayıp bağrınıza basmaktır. Fikriyatınız nasıl bir yol izlemeniz gerekiyorsa ona göre yol hazırlığı yapmalısınız. Başkaları istiyor diye değil, sizin siz olduğunuz için ihtiyacınız ne ise ona göre yol hazırlığı yapmanız sizi hedeflerinize yaklaştırır, ulaştırır.
Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fatmagül Abacı Arşivi