Altıncı His

Altıncı His

Kendilerine modern bilim adamı diyen bazı idrâk yoksunları, Allahü teâlânın verdiği güçle evliyânın gösterdiği kerâmetleri, bir türlü anlayamamakta ve kabullenememektedirler.

Allahü teâlâ, hikmetsiz ve faydasız bir şey yaratmaz. Yarattıklarında çok hikmet vardır. Mesela, evliya zatların kerametiyle gayrimüslimler hidayete kavuşabilir. Bunun örnekleri çoktur. Müslümanların ise imanlarının kuvvetlenmesine vesile olur. Harika denilen olağanüstü bir olay, peygamberden meydana gelirse (Mucize), evliya zattan meydana gelirse (Keramet), sâlih müminden meydana gelirse (Firaset), fâsık veya bid’at ehlinden meydana gelirse (İstidrac), kâfirden zuhur ederse (Sihir, büyü) denir.

Amerika’da Stanford Üniversitesi’nde yapılan son incelemeler, bazı insanların bir (altıncı hisse) sahip olduğunu, meselâ kapalı bir kutu içinde bulunan eşyayı sayabildiklerini, kapalı zarfdaki yazıyı okuyabildiklerini, uzakta bulunan bir kimse ile irtibat kurabildiklerini, bir insanın aklından geçen şeyi anlayabildiklerini göstermiştir.

Tecrübeye her ırk ve dinden insanlar katılmış, hepsi din ve ırk farkı göstermeden aynı başarıya ulaşmıştır. Hatta yıllar önce İstanbul-Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki bir elyazması eserde, karşıdaki insanın zihnindekileri tespit etme kabiliyetini veren bir duânın yer aldığını da görmüştüm.

Uzak Doğu’da, Çin’de ve Hindistan’da raslanan bazı Çin kâhinleri ve Hİnd fakirleri, bizi hayrete düşüren, akla gelmez türlü marifetler göstermektedir. Bunların içinde, havada uçar gibi görünen veya bir halatı havaya atarak onun üzerinde göğe doğru tırmanan kimseler vardır. Halbuki Çinlilerin kabul ettiği Budizm, bir nevi felsefe sistemidir.

Buda (Buddah) (m.ö.563-483) ve Konfüçyüs (Conficius) (m.ö531-479) ve Laotse, meşhur flozoflardı. Telkîn ettikleri esaslar, ahlâk kâideleridir. Bunlar da, insanların türlü arzulardan vazgeçmeleri, riyâzeti, iyilik, sabır etmek, birbirine yardım, fenalıkla mücadele etmek gibi şeylerdir. Buda, kendisinin ancak bir insan olduğunu söylediği halde, talebeleri ölümünden sonra onu tanrılaştırmıştır, onun için tapınaklar yapmışlardır.

Böylece Budizm, âdetâ bir din haline gelmiştir. Hindlilerin esas dini olan Mecûsîlik ise, bir nevi putperestliktir. Putlardan başka bazı hayvanlara da, mesalâ ineklere taparlar. Ne Budizm, ne de Mecûsîlik, bir din değildir. Buna rağmen, bunlara mensup olan insanların âdetâ kerâmete benzer marifetler gösterdiği bir gerçektir. Bu marifetleri, özel bir terbiye görerek, riyâzetle, özel vücud hareketleriyle ve uzun zaman çalışarak elde etmektedirler. Bunun gibi insanı âdetâ donduran, hissetmez hâle sokan manyatizma ile insana zorla emir telkin eden ve ona istediğini yaptıran hipnotişzma, bazı insanların sahip olduğu husûsî bir kudretten ibarettir.

Bu gösterilenler hiçbir zaman bir kerâmet değildir. Bunlar ancak bir hünerdir. Bugün ilim adamları, bütün insanlarda bu gibi kabiliyetin az veya çok mevcut bulunduğunu, yalnız bazılarında fazla inkişâf ettiğini, bazı insanların husûsî usullerle bu hissi inkişâf ettirebileceğini, zamanla bulunabilecek yeni ve kolay usullerle herkesin bu hissiyyetini canlandırabileceğini ileri sürmektedirler. O halde kendisinde (altıncı his) fazla inkişâf etmiş bulunan bir kimsenin, bu hususiyetini marifet değil, kerâmet olarak göstermesi, ancak bir hilekârlıktır. Ancak gerçek evliyâ kerâmet gösterir. Nitekim Eyüp’te ikamet eden Ömer Efendi, “Birgün piyango bileti alayım, bundan kazandığım parayla yiyecek-içecek almayayım, odun alayım da yakayım der ve bileti cüzdanına koyar.” Beyazıt Camisine girer. Bu sırada Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretleri kürsüde vaaz etmektedir. Vaaz mevzusunu hemen değiştirir ve “Ey Cemaat! Piyango, kumardır. Bununla yiyecek-içecek almak haramdır, yakacak odun almak da haramdır.” buyurmuştur. Allahü teâlâ evliyâyı tanımayı ve sevmeyi nasip eylesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Recep Dikici Arşivi