Baharlıklarını Giydi Doğa

Baharlıklarını Giydi Doğa

Ayın, gökyüzünde aydınlıkla cilveleştiği saatte yürüyüşe çıktım. Sabahın kokusu serinlikle buluşuyor.

Ben de dudaklarımda merhabalarımla adımlıyorum yolu. İlk karşıma çıkan toprak solucanına merhaba diyorum. Aldırmıyor.Kıvrak yürüyüşünü bozmadan ilerliyor. Sanki acelesi var. Belki de bir börtü böcek şölenine davetli.

Yeni filizlenen ekin tarlasının yanlarına sınır çizmiş sarı bahar çiçekleri gülümsüyor. Aralarına sivri dikenler girmiş. Gülümsemeler bazen biter ya dikenler de onu sağlıyor.Dikkatleri üstlerine toplayarak. “Her şey zıddıyla mütenasip” diye fısıldıyorum, yanlarından geçerken.

Zakkumların yanından denize doğru ilerliyorum. Pembe renkleriyle makilerin yeşilleriel ele halaya durmuşlar. Kuşların cıvıltıları davul sesine benzemese de oyunculara, gri renkte dönerek tempo tutuyorlar.

Deniz bir çarşaf dalgaları etek fırfırları. Öyle bir güzellik sergiliyorlar ki, nefesim kesiliyor. Ufukla birleşme çizgisi yok. Griden kurşuniye evrilen renkler yarı çember oluşturuyor.

İçimden yükselen bir ses,

“Doğa… bu ne güzellik?” diyor.

Bir balıkçı teknesi yaklaşıyor suları yara yara. Ardında bıraktığı beyaz köpükler, denize dantela gibi dökülüyor. İskele boyunca yürüyorum. İleride kayalıklarda bir balıkçı, bin umutla bekliyor balıkları kandırmayı…

Otların arasında henüz açılmamış gelincikler havanın aydınlanıp ısınmasını bekliyor. Ay gitmek istemezcesine salınıp duruyor havada. Güneş birazdan ışıklarıyla yol verecek ona. İkisinin de acelesi yok gibi. Benim de…

Güzellikler alemi iyice içine çekti beni.

Şimdi de mor damarlı pembe çiçekli ebegümeci yeşiller arasında boy gösteriyor. Bahar daha çok yeşil ve sarılar giyinmiş. Diğer renkler giysilerin içinde birer motif sadece. Doğanın vitrinlerinde yok yok. Pembe çiçekli şeftali ve erik ağaçları, beyaz çiçekli portakal ve limon ağaçlarıyla dolu. Mor begonviller, gökkuşağı sardunyalarla dolup taşıyor.

Bayram yeri sanki her yer.

Dönme zamanı. Yönüm dağlara doğru. Dağlardaki sisli bulutların arasından semazenler gibi dönen rüzgâr türbini başka bir aleme çağırıyor beni.

Yürüyüşüm, görsel bir şölene dönüştü. Renkler, büyülü hareketlilik içimde hafif bir sarhoşluk yaratıyor.

Tüy hafifliğinde ayaklarım yerden kesildi, evimin eşiğindeyim, huzur giyinmiş olarak…

Bana ağırlık veren tüm düşünceler, güzelliklerin altında yandı bitti kül oldu.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fethiye Kutlu Arşivi

Kumar

03 Mayıs 2025 Cumartesi 13:35