Nöbet Görevi, Güvenlik, Sağlık ve Yardımcı Personel ile Yürütülmelidir
Fatma Nur Çelik Öğretmenimizin görevi başında şehit edilmesi güvenlik sorununu bir kez daha çok acı bir şekilde gün yüzüne serdi.
Büyük bir sorumluluk gerektiren nöbet görevinin sadece Öğretmenlere yıkılmasının nasıl büyük bir yanlış olduğunu açığa çıkardı.
AVM’lerde, hastanelerde, fabrikalarda, bütün devlet kurumlarında güvenlik personeli ve güvenlik önlemleri mevcutken yüzlerce öğrencinin, onlarca Öğretmenin olduğu okullarda 1 tane bile güvenliğin olmaması ve bu görevin sadece Öğretmenlere yüklenmesi akıl alır gibi değil.
Güvenlik ve sağlık personeli olmayan tek bir okul bile olmamalıdır.
Geçmişten gelen alışkanlıklar nedense sorunlara başka bir açıdan bakma perspektifini köreltiyor.
Okullarda uygulanan Nöbetçi Öğretmenlik uygulaması da bunlardan biri.
Evet; kanunda, yönetmelikte, genelgede nöbetçilik, Öğretmenin asli görevi olarak tanımlanabilir.
Ama gerçekte öyle midir?
Bu değiştirilmesi imkansız bir anayasa maddesi midir,
Değiştirilemez mi?
***
Nöbetçilik; asli görevi geçtik, görev alanına bile girmemesi gerekirken, gelenekselleşmiş uygulamalarla adeta kutsal bir görev haline getirilmiş.
“Öğretmenlik vicdan işidir, kutsaldır o yapmasa kim yapacak” vb. pohpohlayıcı sözlerle “başkalarının işini Öğretmenlere yıkma anlayışı” artık terk edilmelidir.
Bu anlayış sebebi ile sahada; ikinci nöbet, öğle arası nöbeti, servis taşımacılığı nöbeti vs bir yığın çözüm bekleyen sorun yumağı mevcut.
Ve bu sorunun kökten çözümü noktasında aldıkları eylem kararlarıyla karar mercilerine sorumluluklarını hatırlatan sendikalar.
Bu hususta; anayasal hakkını kullanan eğitimcilere verilmek istenen tüm cezalar; sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilip milli eğitim müdürlükleri, idari mahkemeler ve anayasa mahkemesince tek tek hak ihlali kararı ile iptal ediliyor. Bu iptallerin neticesinde kamu kurumları tazminat ödemek durumunda kalıyor.
Mahkeme kararları dikkate alınmadan gerçekleştiren bu soruşturmalarla ilgili; Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü ilgili yöneticileri uyaran bir yazı göndermiştir.
Öncelikle mahkemeleri ve il memleri gereksiz iş yüküne soktukları ve devleti tazminat ödemeye mahkum ettikleri için bu tazminatları, soruşturmaları açan yöneticiler ödemelidir.
***
Anayasa Mahkemesi/ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Uluslararası Sözleşmeler ve İdare Mahkemesi kararları ile netleşen bu konu hakkında artık adım atılmalıdır.
Sonuçta felsefi tartışmalar ve değişen paradigmalarla yürürlükten kaldırılan onlarca anayasa, yüzlerce yasa, binlerce yönetmelik maddesi var.
Öğretmen, güvenlik görevlisi değildir.
Öğretmenin asli görevi eğitimdir.
Ve eğitim tek başına ziyadesiyle hassas, sorumluluk gerektiren, yıpratıcı ve zor bir alandır.
Öğretmen asli görevine odaklanmalıdır.
***
‘Öğretmenler nöbet esnasında sadece bekçilik yapmıyor aynı zamanda rehberlik ediyor’ bakışı, başkalarının işini Öğretmene yıkma anlayışına sebep arama gayesidir.
Öğretmenler eğitsel rehberliğini; gerek ders içi gerekse ders dışı etkinlik faaliyetleriyle ziyadesiyle yapmaktadır.
Nöbet görevi; çoğu ülkede olduğu gibi yardımcı personel ile yürütülmelidir.
Bu kapsamda okullara; sağlık ve güvenlik personeli temin edilmelidir.
Binlerce öğrencisi bulunan bir okulda acil durumlarda alınabilecek en profesyonel önlem de yöntem de budur.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.