Aman Can Türkiye'm, Sahte Bayrak Operasyonlarına Dikkat !

Aman Can Türkiye'm, Sahte Bayrak Operasyonlarına Dikkat !

Savaş insanlık için kötü bir durumdur. Ancak, İstesekte istemesekte savaş; insan oğlunun yer yüzüne adım attığından beri, kabilecilikle başlayan sonra devletler arasına evrilen şekillerde hep var olmuştur. Denilir ki, insanoğlu 5000 yıllık tarihinin ancak 250 yılını savaşsız geçirebilmiştir. Hâl böyle olunca, savaşta malesef bir hakikata dönüşüyor. Özellikle son yıllarda ki ülkelerin bütçelerine dikkat ederseniz, hep savunma ağırlıklı, savaşa hazırlanma hallerinde olduklarını görürsünüz.

Savaşın bir hile, taktik ve dezenformasyonlarla dolu olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Ülkeler savaş anında, gerek Dünya kamuoyunu, gereksede kendi milletini yanında tutabilmek, savaşı kazanabilmek için yalan dahil bir çok hileye baş vuracaklarını bilmemiz gerekir. Bu hususta Winston Churchill'in savaşı kastederek "Gerçek postallarını giyene kadar, yalan dünyayı üç kez dolaşır" sözünü akılda tutmak gerekir.

1nci Dünya Savaşı'nda eğer ABD tarafsız kalsaydı, Almanya'nın savaşı kazanabileceğini stratejistler söylemektedir. İngiltere, tarafsız kalacağını beyan eden ABD'nin kendi yanında savaşması için çok zorlamasına rağmen, ABD tarafsız kalmayı yeğledi. Tâ ki Ingiltere'nin hazırladığı bir operasyon (Sahte Bayrak !) ABD'yi savaşa çektiği gibi, savaşında kaderini değiştirdi.

İngiltere, Lusitonia adlı yolcu gemisini, bile bile Alman'ların batıracağı denizlere göndermesi ve geminin Almanlarca batırılmasıyla, yüzlercesi ABD vatandaşı olmak üzere, binin üzerinde yolcunun ölümleri ABD'yi Alman karşıtı cephede yer almasını sağladı. Bunu niye anlattım, şu son İran savaşında, tarafsız kalacağını söyleyen Ingiltere'nin Güney Kıbrıs'taki üssüne Iran'ın dronla saldırdığı haberi, İran'ın bu olayı red etmesine rağmen ihale İran'da kaldı ve İngiltere tarafsız kalamayacağını beyan etti. Alın size Sahte Bayrak Operasyonu !

Aynı şekilde, Arabistan dahil körfez ülkelerine füze saldırıları, hatta barışa katkı sağlayan Umman'a bile saldırıların müsebbibi İran ilan edildi. İran kesin bir dille red etmesine rağmen...Henüz saldırgan kesin olarak belli değil, savaş sırası şu zamanda da gerçeğin ortaya çıkması taktiksel olarakda mümkün değil gibi...Aklımız karışmıyor değil, körfez ülkeleri Dünya petrolünün yaklaşık

%20'sini sağlıyor. Dünya'yı ekonomik krize sokacak böyle bir grişim; ya körfez ülkelerinin İran'a karşı birlikte savaşmasını yâ da Iran'ın, Dünya ülkelerini barış için bir araya gelmesini amaçlıyor olamaz mı ?

Bize Gelince, Iran'ın Hatay'a füze saldırısının Nato'ca önlenmesi gibi durumlar, saldırının kim tarafından yapıldığı muallak gibi geliyor. Biliyorsunuz İran bu saldırıyı da kesin dille red etmişti.

Şurası kesindir ki, ABD bu savaşta Türkiye'nin yanında olmasını istiyor. En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün kozlarını Türkiye üzerinden oynuyor. Baksanıza; epey zamandır sümen altı ettiği, milyar dolarlık Reza Zarrap- Halk Bankası davasını hemen 3 Mart tarihine aldı. 3 Mart geldiginde de bu sefer

11 Marta erteledi.Bir nevi Türkiye'ye şantaj !

Olaylar her ne şekilde gelişirse gelişsin, Türkiye'nin komşu İran'la savaşı görünür yüzüylede, ekonomikman da, stratejik açıdan da doğru görünmüyor.Türkiye'nin izlediği tarafsız kalma politikası; gerek içinde bulunduğumuz sosyo-ekonomik durum gereksede ilerimiz için rasyonel görünüyor.

Hiç şüphesiz Türkiye'miz güçlü ve büyük bir devletin adıdır. Sahte Bayrak Operasyonlarını da, neyin lehimize neyin bu milletin aleyhine olacağını Devlet Aklı'yla analiz edip, yorumlayacak ve nihayetinde karar alacak yetkinliğe Türkiye sahiptir.

Zaman ayrılık, küskünlük zamanı değil, birbirimizin nefes borularını tıkamaktan vazgeçelim, gün savaşa girmesekte Kıbrıs Harekâtı gibi bir olma zamanıdır. Rabbım, bağımsız son Türk Devletimizi güçlü ve muzaffer kılsın inşallah ! Tırnaklarımızlada olsa sonuna kadar Devletimizin yanındayız !

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dr. Mustafa Coşkun Kale Arşivi