Yok Hükmündedir

Yok Hükmündedir

Kurban Bayramı arafesinde mezarlıklar dolup taşmaktadır. Şuurlu, vefalı ve muhabbetli yakınları olan mevtalar ziyaret edilip, fatiha ve yasin okunarak en güzel bayram hediyesi sunulmaktadır.

Kabristanda mezarları başında yakınları bulunanları görünce gıpta etmemek mümkün değildir. Bunun aksine bakımsız mezarlarda yatan ve yakınları tarafından adeta unutulmuş mevtalara ise acımak lazımdır. Daha acısı, yaşarken yurtdışında ve yurtiçinde evladına tahsil yaptıran ve ona en güzel hayatı sunan, yemeyen yediren anne babalar bu halde olacaklarını bilselerdi, acaba ne yaparlardı. Evladının dünya ikbali uğrunda kendini feda eden ve fakat vefat ettiğinde başında bir fatiha okumasını sağlamayan anne-babalar ne bedbahtır. Eğer anne-baba akıllı olsaydı, evladına dînî bilgileri öğretmeyi ilk vazife edinirdi. Çünkü bir anne-baba için en büyük yatırım imanlı ve salih evlattır. Yoksa fabrikalar kurmak ve evladınına servetler bırakmak değildir.

Konya-Musalla mezarlığında gördüğüm bir manzara ibret için yeterlidir. 17 sene Amerika’da bir üniversite hocalık yapan Prof.Dr. Tevfik Bigat Bey, Selçuk Üniversitesi’nde Fen-Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü’nde öğretim üyesi idi. Aynı fakültede idik. Lojmanda komşumdu. Birgün bana, “Hocam, Amerika’dan İspanya’ya sıksık konuşmak için lavaboya gider gibi uçakla gidiyorum.” diyerek çok üstün bir hayat yaşadığını öğünerek belirtmişti. Ne yazık ki tren yolculuğunda aniden vefat etmişti. Kendisinin hiç sevmediği ve onun da kendisinden hiç hoşlanmadığı uzaktan akrabası olan bir kız gelip neyi varsa hepsine sahip oldu. Bölümdeki arkadaşları para toplayıp, mezarını yaptırdılar. Ne acıdır ki yıllar sonra arefe günü gördüğüm tarumar olmuş bu mezarı, hiçbir ziyaret edeninin olmadığını göstermektedir. Kendi kendime “Ey Tevfik Bey! Böyle olacağını bilseydin, gurbetlerde ömrünü çürütürmüydün? Nesli kesik olur muydun?” dedim. İnsanın on tane hayırsız evladı olsa, nesli kesik hükmündedir. Gelip de anne-babasının ruhuna bir fatiha okumayan evlad sayısı ne kadar çok olursa olsun, yok hükmündedir.

Bu vesileyle anne-babaya karşı vazifeleri burada sırasıyla sunmakta fayda vardır. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde kendisine ibâdeti emretti. Kendisine ibâdetten sonra ana-babaya itaati bildirdi. İnsanın varlığının hakiki sebebi Allahü teâlânın yaratması, zâhirî sebebi de ana ve babasıdır.

Evlâdın ana-babasına karşı vazîfelerinden bâzıları:

1.Kendisini çağırdıkları zaman hemen yanlarına gitmek ve günah olmayan emirlerini yerine getirmek.

2. Muhtaç iseler, yiyeceklerini, içeceklerini ve giyeceklerini temin etmek, hizmetlerini yapmak.

3. Onları isimleri ile çağırmamak.

4. Onlarla beraber yürürken, arkalarından gitmek.

5. Kendisi için istediğini onlar için de istemek.

6. Duâ ederken, onlar için de, af ve mağfiret dilemek.

7. Onlara dâimâ, yumuşak ve tevazu ile hareket etmek.

8. Onlara, kaba, dokunaklı, sert ve bağırarak konuşmamak.

9. Öldükten sonra, dost ve akrabalarını ziyârete devam etmek, onlara duâ etmek ve sadaka vermek, Bir âyet-i kerîmede de; “Sakın onlara öf bile demeyin!” buyuruldu.

10. Ana-babanın dostu olan kimselerle alâkayı kesmemek.

Allahü teâlâ âhir ve âkibetimizi hayırlı eylesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Recep Dikici Arşivi