Trump Bu Potları Bilerek mi Kırıyor?
Evvela bir hakkı teslim ederek söze başlamış olayım; o da NATO Toplantısı İçin yapılan, aşağı yukarı bir yıl süren bu organizasyonun gerçekten Türkiye'ye yaraşır mükemmellikte oluşunun yanısıra, ülkemizin artık daha da büyük uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabileceğinin de adeta bir kanıtı niteliği taşımasıdır.
Çoğu yabancı basına şöyle bir göz atttığınızda; evet ev sahipliğimize övgü dışında söz yok. Ancak onların bakış açılarına göre toplantı öncesi NATO aleyhine gösteri yapan veya yapması muhtemel olan, kimine göre iki bin beş yüz, kimine göre de dört bin beş yüz kişinin göz altına alınması, insan hakkı olarak sayılan gösteri ve yürüyüş hakkının gaspı şeklinde nitelemeleri kayda geçmiş oluyor. Şimdilik konumuzun bu olmadığını söyleyerek, konu başlığımıza geçelim.
Trump, her fırsatta Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı bir birine karıştırmayı adeta alışkanlık mı edindi, kasıtlı mı bunu yapıyor anlamış değiliz.
Bu gerçek bir övgü olsa, insan tamam farketmez der geçiştirir. Ancak övgü altında rencide edilişimizi duyunca, lâ havle demeden geçemiyoruz. Dahası, sen ne demek istiyorsun be adam? dememiz gerekiyor. Dışişlerimizin bunlara bir açıklık getirmesi gerekir diye düşünüyorum.
Örnekleri çok. "Türkiye ne istedimse yerine getiriyor. Rahip Brunson'u bırak dedim bıraktılar" Ne anlarsınız siz bundan ? Türkçesi " Türkiye bir hukuk devleti değildir. Orada hukuk kişilerin iki dudağı arasındadır" denirse yanlış mı olur ? Üstelik bunu tüm dünya kamuoyunun duyacağı ortamlarda yapıyor, iyi mi ?
Haydi, sosyal medyada adı "Turuncu Baş"a çıkan bu adamın, hukukumuzu rencide eden bu gâfını, potunu geçtik. Yâ komşumuz İran, kendi cenaze töreni ve yasıyla meşgulken; "Türkiye, İran Savaşında çok iyi iş becerdi, istese İran'la bir olabilirdi ama bizden yana oldu" lâfına ne demeli ? Biz Iran'ın vurulması için bunlara ne gibi bir destek verdik aceba ? diye olur olmaz her türlü senaryo aklınıza gelmez mi ? ve/veya siz komşu Iran'lı olsanız, bu adamın Türkiye aleyhine söylediği ağır ithamıyla ne düşünürdünüz ?
Daha daha önemlisi, "Turuncu Baş " denen bu adam "Türkiye İsrail'i vuracaktı, ben engelledim !" demesin mi ? Sanki Türkiye saldırgan bir ülkeymiş gibi...Üstelik bu sıralar İsrail'le Yunanistan'ın koro halinde "Türkiye saldırgan bir ülkedir, bölgede tehdit unsurudur !" ithamlarını dillerinden düşürmedikleri bir sırada...
Nitekim, NATO Toplantısına iştirak eden Yunanistan Başbakanı Miçotakis F35 mevzuunu Trump'dan duyunca, "Türkiye'nin saldırgan tutumundan endişe ediyoruz !" diyerek Ankara'dan ayrıldı. Trump'da ayrılırken F 35'ler için "Tamamen karar vermedim !" demesin mi ?
Trump'un, adına gâf mı dersiniz pot mu dersiniz bu Türkiye'yi her biri yenilir yutulur gibi olmayan, zora sokacak lafları bilinçli olarak söylenmiş gibi geliyor bana.
NATO sonuç bildirgesinde, İran ve Rusya'nın adının geçmesinde, gelecekte Allah korusun bu iki ülkeyle bizi kapıştıracakları, her normal insan gibi benimde aklıma gelmiyor değil.
Burasını anladık da Güney Kıbrıs'da yığınak yapan İsrail- Yunanistan ikilisinin telaşı nedir diye doğrusu, "Turuncu Baş"ın bize yaptığı imâlı diyeceğim övgülerini şimdiden vesvese edip duruyorum...Güney Suriye ve Güney Lübna'ı ilhak eden İsrail ve adalarımızı sessizce kuşatan Yunanistan saldırgan ve işgalci olmuyor ne hikmetse.
Acizane, bu söylediklerimi dikkatle takip edip, dikkatli olalım derim ben...
Bin rahmetle andığım rahmetli Abdürrahim Karakoç'un dediği gibi "Biz ne bilek beğim, böyükler bilir" zahâr...

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.