Terörsüz Türkiye ve Küresel Oyunlar
Nurhak’ta ortaya çıkan füze, üzerinde ciddi şekilde düşünmemiz gereken bir gelişmedir. Bugün terör örgütlerinin elinde; hava savunma sistemlerinden helikopterlere, paramotorlardan radarlara kadar pek çok gelişmiş ekipmanın bulunduğu artık inkâr edilemez bir gerçektir. Peki, bu imkânları kim sağlıyor?
Bu sorunun cevabı, uluslararası güç dengelerinde gizlidir. Askerî desteğin büyük kısmının ABD tarafından sağlandığı, maddi desteğin ise bazı Avrupa ülkelerinden geldiği yönünde güçlü kanaatler bulunmaktadır. Buna ek olarak, devlet olma vasfını zayıflatmış bazı ülkelerin de bu yapılara dolaylı ya da doğrudan zemin hazırladığı görülmektedir.
Türkiye, 1983’ten bu yana adeta bir kuşatma altındadır. Bu durum, stratejik açıdan Hürmüz Boğazı’na benzetilebilecek bir hassasiyet taşımaktadır. ABD’nin zayıf gördüğü ülkelerin kaynaklarına yöneldiği, Irak’ın fiilen parçalandığı ve Suriye’de devlet otoritesinin ciddi şekilde zedelendiği ortadadır.
Öte yandan İsrail’in bölgedeki politikaları da dikkat çekmektedir. Lübnan’a yönelik saldırılar ve Golan Tepeleri üzerinden Şam’a doğru genişleme çabaları, bölgedeki dengeleri daha da kırılgan hâle getirmektedir.
Türkiye’nin doğrudan hedef alınması durumunda karşısında uluslararası ittifakları bulabileceği açıktır. Bu nedenle dolaylı yöntemler tercih edilmekte, terör örgütleri üzerinden Türkiye’ye mesaj verilmeye çalışılmaktadır. Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesinde ortaya çıkan füze de bu durumun somut bir göstergesidir.
Bu gelişmeler karşısında çok daha dikkatli ve hazırlıklı olmak zorundayız. Küresel oyunun bir parçası hâline gelmemek için güçlü, kararlı ve bilinçli bir duruş sergilemeliyiz.
Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir ve savunma sanayisinde gelinen nokta ortadadır. Ancak bu yeterli değildir. Savunma Sanayi Fonu’na “azdan az, çoktan çok” anlayışıyla 86 milyon vatandaşın destek vermesi ve geliştirilen ürünlerin seri üretime geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Dünyanın bir ucundan gelip başka ülkelerin enerji kaynaklarına müdahale eden güçlerin varlığı bize şunu göstermelidir: Uyanık olmak zorundayız. Körfez ülkelerinde yaşananlar da bu gerçeğin bir başka yansımasıdır.
Savunma sanayisinde tam bağımsızlık sağlanıp yerli ve millî üretim tam anlamıyla hayata geçirildiğinde, terörsüz bir Türkiye hedefi de kendiliğinden güç kazanacaktır.
Nurhak’ta ortaya çıkan füze, bize daha çok çalışmamız gerektiğini açıkça göstermektedir.
Hayırlı sabahlar diliyorum.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.