Başkonuş Yaylası ve Biz
Sevgili Okurlarım,
Bugünlerde Kahramanmaraş başta olmak üzere Türkiye'nin birçok bölgesi mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcak hava dalgasının etkisi altında. Adeta nefes almakta zorlanıyoruz. Vatandaşın tabiriyle "haşlanıyoruz."
Oysa Kahramanmaraş, bu bunaltıcı sıcaklardan kaçabileceğimiz birbirinden güzel yaylalara sahip. Bunların en yakını ve en gözdesi ise hiç şüphesiz Başkonuş Yaylası. Ne yazık ki biz Kahramanmaraşlılar, elimizin altındaki bu doğal cennetin kıymetini yeterince bilmiyoruz.
Dün akşam Başkonuş Yaylası'na gittim. Gördüğüm manzara gerçekten gurur vericiydi. Gaziantep'ten, Hatay'dan, Osmaniye'den, Adana'dan ve Mersin'den gelen yüzlerce insan serin havanın tadını çıkarıyordu. Kimisi beş yıldızlı otel konforunda hizmet alıyor, kimisi karavanıyla kamp yapıyor, kimisi ise çadırını kurarak doğayla iç içe bir tatilin keyfini yaşıyordu.
Yaylada ihtiyaç duyabileceğiniz her şey düşünülmüş. A'dan Z'ye ürün bulabileceğiniz zengin bir market, birbirinden lezzetli yemeklerin sunulduğu restoran, kahve ve dinlenme mekânları, dondurmacılar... Üstelik fiyatlar da oldukça makul.
En çok dikkatimi çeken ise temizlik oldu. Mescit ve lavaboların günde üç kez temizlendiğine bizzat şahit oldum. Bu titizlik gerçekten takdire değer.
Çocuklar için de adeta bir masal dünyası oluşturulmuş. Atlar, tavşanlar, kazlar ve geyikler onların en büyük eğlencesi oluyor. Doğayla iç içe büyüyen çocuklar için bundan daha güzel bir ortam düşünmek zor.
Akşam saatlerinde güneş batarken dağların ardından gelen bulutlar serinliği daha da artırıyor. Öyle ki gece ceket, hırka hatta ince bir kazak olmadan dışarıda oturmanız oldukça zor. Yorgan olmadan uyuyabilmek ise neredeyse mümkün değil. Yaz sıcağından bunalan insanlar için Başkonuş adeta doğal bir klima görevi görüyor.
Hafta sonlarında canlı müzik programları, açık büfe kahvaltılar ve ailece keyifle vakit geçirilebilecek sosyal alanlarıyla Başkonuş, sadece bir yayla değil, aynı zamanda huzurun adresi.
Okulların tatile girmesiyle birlikte çocuklarını alıp serin havaya kaçan ailelerin sayısı da her geçen gün artıyor. Yaylada oluşan sıcak aile ortamını görmek gerçekten insanı mutlu ediyor.
Buraya gelecek olanlara küçük bir tavsiyem var. Sakın "Yaz mevsimindeyiz." diye düşünmeyin. Mutlaka yanınıza hırka, ceket veya ince bir kazak alın. Gece hava ciddi anlamda serinliyor.
Geçtiğimiz günlerde Erdemli'de bir dostumuzla sohbet ediyorduk. Bana şöyle dedi:
"Biz denize nisan sonu, mayıs ayında gireriz. Bir de eylül-ekim aylarında. Yazın ise mutlaka yaylalara çıkarız."
Gerçekten de Akdeniz insanı bunu yıllardır yaşam biçimi haline getirmiş. Çünkü artık dünyada yayla turizmi, deniz turizmi kadar hatta birçok bölgede ondan daha fazla ilgi görüyor.
Denizi bilen de, yaylayı bilen de şunu söylüyor:
"Deniz zamanı deniz, yayla zamanı yayla..."
Osmaniye'de, Adana'da, Mersin'de yaşayan Andırınlılar, Kadirlililer ve Kozanlılar yaz gelir gelmez memleketlerinin yaylalarına çıkıyor. Bugünlerde Andırın ilçemizin yaylalarının dolup taşmasının nedeni de budur.
Biz Kahramanmaraşlılar da artık sahip olduğumuz bu doğal zenginliklerin değerini daha iyi bilmeliyiz.
Başkonuş Yaylası'na geldiğinizde isterseniz restoranda birbirinden güzel yemekleri tadabilir, isterseniz marketten alışverişinizi yapıp belirlenen alanlarda kendi yemeğinizi hazırlayabilirsiniz. Mangal yapmak isteyenler için özel alanlar da mevcut. Yok "Ben hazır yemek isterim." derseniz; fırın yemeklerinden sulu yemeklere, ızgaralardan yöresel lezzetlere kadar aradığınız her şeyi bulmanız mümkün.
Sıcaktan bunaldığınız şu günlerde size samimi bir tavsiyem var:
Serinliğin, temiz havanın ve huzurun adresi Başkonuş Yaylası'nı mutlaka görün.
Başkonuş Yaylası'ndan tüm dostlara selam olsun...
Kalın sağlıcakla.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.