Şeytanın En Sinsi Tuzağı Vesvese
Bugün insanın en büyük imtihanlarından biri de gözle görülmeyen, fakat kalbe ve zihne tesir eden vesveselerdir.
Bazen bir şüphe…
Bazen bir korku…
Bazen bir kuruntu…
Bazen de insanın kulağına çok masum bir düşünce gibi gelen bir fısıltı…
İşte mü’minin dikkat etmesi gereken mesele tam da burada başlıyor.
Çünkü şeytanın işi açıktan gelip “Ben seni günaha sokacağım.” demek değildir.
Onun işi, yanlışı doğru gibi göstermek; günahı küçük göstermek; iyiliği erteletmek ve insanı adım adım Rabbinden uzaklaştırmaktır.
★
Şunu unutmamak gerekir:
İlk insan Hz. Âdem -aleyhisselâm- ile başlayan şeytanın mücadelesi, kıyamete kadar devam edecektir.
Kur’ân-ı Kerîm’de şeytanın Allah Teâlâ’ya karşı nasıl kibirlendiği ve insanları saptırmak için nasıl yemin ettiği anlatılır.
Şeytan:
“Ben de onların dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.”
Diyerek insanları farklı yönlerden saptırmaya çalışacağını söylemiştir.
Ve Hz. Âdem ile Hz. Havva validemizi de vesvese vererek yasaklanan ağaca yaklaşmaya yönlendirmiştir.
Rabbimiz sonunda:
“Şeytan size apaçık bir düşmandır.”
Diye insanı uyarmıştır.
★
Demek ki mesele açık…
Şeytan bizim dostumuz değil, düşmanımızdır.
Fakat insanın dikkat etmesi gereken asıl husus şudur:
Şeytan insana zorla günah işletmez.
İnsanın elinden tutup onu zorla harama götürmez.
Önce vesvese verir.
Sonra süsler.
Sonra bahane buldurur.
Sonra “Bir kereden ne olacak?” dedirtir.
Sonra da insanın yaptığı yanlışı normalleştirmeye çalışır.
★
Kur’ân-ı Kerîm'de şeytanın kıyamet günü insanlara söyleyeceği sözler ibret vericidir:
“Ben sadece sizi çağırdım, siz de hemen bana geliverdiniz.”
(İbrâhîm, 22)
Düşünün…
Dünyada insanın peşinden ayrılmayan şeytan, hesap gününde kendisine uyanlardan uzaklaşacak.
Demek ki bugün insanın peşinden gelen vesveselere güvenmenin sonu hüsrandır.
★
Şeytanın en büyük silahlarından biri de dünyayı olduğundan daha değerli göstermektir.
Rabbimiz onun sözünü:
“Yeryüzünde onlara günahları ve dünya tutkularını süslü göstereceğim.”
(Hicr, 39)
Şeklinde bildiriyor.
Bugün de aynı meseleyle karşı karşıyayız.
“Biraz daha kazan…”
“Biraz daha dünyaya bağlan…”
“İbadeti sonra yaparsın…”
“Henüz gençsin…”
“Sonra tövbe edersin…”
“Herkes böyle yapıyor…”
İşte bazen bir cümleyle başlayan şey, insanı yıllarca sürecek bir gaflete götürebiliyor.
★
Şeytan sadece günaha çağırmıyor.
Bazen insanı iyilikten de uzaklaştırıyor.
“Senin yaptığın ibadet kabul olmaz.”
“Sen zaten iyi bir insan değilsin.”
“Allah seni affetmez.”
“Artık çok günah işledin, bundan sonra düzelmenin anlamı yok.”
İşte bu düşünceler de mü’minin dikkat etmesi gereken vesveselerdendir.
Çünkü Rabbimiz:
“Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.”
(Zümer, 53)
Buyuruyor.
Mü’min günahından korkar ama Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.
★
Şeytanın bir başka oyunu da insanları birbirine düşürmektir.
Bir söz söylenir…
Yanlış anlaşılır.
Bir bakıştan anlam çıkarılır.
Bir mesaj farklı yorumlanır.
Sonra küslük başlar.
Ardından dargınlık…
Sonra kardeşlik bozulur.
Rabbimiz:
“Kullarıma söyle, en güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar.”
(İsrâ, 53)
Buyurarak bizleri uyarıyor.
Demek ki her duyduğumuza inanmayacağız.
Her sözü büyütmeyeceğiz.
Her meseleyi kavga sebebi yapmayacağız.
Çünkü bazen iki insanın arasına giren şey, aslında bir yanlış anlamadan ibarettir.
★
Şeytanın kullandığı başka bir silah da korkudur.
Rabbimiz:
“Şeytan sizi fakirlikle korkutur…”
(Bakara, 268)
Buyuruyor.
İnsan bazen helâlden vazgeçip harama yöneliyor.
“Bunu yapmazsam para kazanamam.”
“Bunu söylemezsem işim bozulur.”
“Hakkı söylersem kaybederim.”
“Allah'ın emrine uyarsam dünyada geri kalırım.”
İşte mü’min burada durmalı ve kendisine şu soruyu sormalıdır:
“Rızkı bana kim veriyor?”
★
Rızık için harama sarılmak yerine, Allah'a güvenmek gerekir.
Çünkü şeytan korkutur.
Allah ise kuluna güvenmeyi öğretir.
Şeytan kuruntu verir.
Allah tevekkülü öğretir.
Şeytan insanı günaha çağırır.
Allah tövbeye çağırır.
Şeytan insanın kalbine ümitsizlik bırakır.
Allah ise rahmetinin geniş olduğunu bildirir.
★
Peki mü’min şeytanın vesvesesine karşı ne yapacak?
Öncelikle Rabbine sığınacak.
Kur’ân-ı Kerîm'de:
“Eğer sana şeytandan bir vesvese gelirse hemen Allah’a sığın.”
(A‘râf, 200)
Buyuruluyor.
İşte mü’minin sığınağı bellidir.
Eûzü billâhi mine’ş-şeytânirracîm.
Diline bunu alacak.
Kalbini Allah'ın zikriyle meşgul edecek.
Kur’ân okuyacak.
Vesvesenin peşinden sürüklenmek yerine, Rabbine yönelecek.
★
Bir de NâsSûresi var ki adeta mü’minin bu konuda okuyacağı bir sığınma duasıdır.
Rabbimiz bizlere:
“İnsanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlâhına sığınırım; o sinsi vesvesecinin şerrinden…”
Diye dua etmeyi öğretiyor.
Bu yüzden NâsSûresi'ni sadece namazlarda okunan bir sûre olarak değil, hayatımızdaki vesveselere karşı bir sığınma olarak da düşünmeliyiz.
★
Değerli kardeşlerim…
Şeytanın vesvesesi geldi diye insan günaha mahkûm değildir.
Vesvese ile mücadele etmek mümkündür.
Mü’min, aklına gelen her düşünceyi gerçek kabul etmez.
Her kuruntunun peşinden gitmez.
Her korkuya teslim olmaz.
Her şüpheyi büyütmez.
Hele hele Allah'ın rahmetinden ümidini hiç kesmez.
Çünkü şeytanın en büyük arzusu, insanı Rabbinden uzaklaştırmaktır.
★
Öyleyse şeytanı tanıyacağız.
Silahlarını bileceğiz.
Dünya tutkularına karşı dikkatli olacağız.
Fakirlik korkusuna teslim olmayacağız.
Kardeşlerimizle aramıza fitne girmesine izin vermeyeceğiz.
Şüphe ve kuruntuların peşinden sürüklenmeyeceğiz.
Allah'ı çokça zikredeceğiz.
Ve her vesvesede Rabbimize sığınacağız.
★
Unutmayalım…
Dünya bir imtihan yeridir.
Şeytan ise bu imtihanın içerisinde insanı kandırmaya çalışan apaçık bir düşmandır.
Ama mü’minin de silahı vardır:
İman, Kur’ân, dua, zikir, sabır, tövbe ve Allah'a sığınmak…
Şeytanın vesvesesini kalbimizin efendisi yapmayalım.
Kalbimizin sahibi Rabbimiz olsun.
★
Sözün özü…
Şeytan bizi korkutabilir ama kararımızı kendisi veremez.
Vesvese verebilir ama irademizi elimizden alamaz.
Günahı süslü gösterebilir ama bizi zorlayamaz.
Bize düşen, onun fısıltısını fark edip yönümüzü Rabbimize çevirmektir.
Rabbim bizleri şeytanın şerrinden muhafaza eylesin.
Kalplerimizi vesveseden, dillerimizi kötü sözden, gözlerimizi haramdan, gönüllerimizi dünyaya aşırı bağlanmaktan korusun.
Rabbim bizleri şeytanın değil, Rahmân'ın yolundan yürüyen kullarından eylesin.
Rabbim bizleri kendisine lâyık kul, Habîbine lâyık ümmet eylesin.
Şeytanın vesvesesine kapılmadan, Allah'ın rızasına sarılarak yaşamayı hepimize nasip eylesin.
ÂMİN.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.