Neden Karaköy
İstanbul’un tarihî camilerinden “Arab Cami” nin hayatımda önemli bir yeri vardır. Kürsüsünde vaaz ettiğim bu şirin cami, tarihî badirelerden geçmiştir.
Şam’da hüküm süren Emevî halifesi Abdülmelik bin Mervân’ın oğlu Mesleme, başkomutan olarak çok cihad yapmış olup, 704 yılında Erzurum’u ve Trabzon’u fethetmiş ve altıncı Emevî halifesi olan kardeşi Velîd bin Abdülmelik’in emri ile 714 senesinde büyük bir ordu ile Ankara ve Eskişehir’de kanlı savaşlar yapıp, Çanakkale’den Gelibolu ve Edirne’ye, sonra İstanbul’a gelmiştir. Kardeşi Süleyman da denizden gemilerle gelmiş ve Bizans imparatorunu korkutarak Galatayı ele geçirmiştir. Haliç kenarında “Arab Cami” sini yaptıran Mesleme, İstanbul’da yedi sene kalıp geri dönmüştür.
Mesleme, hastalık ve sıkıntı yüzünden Arab Caminin bulunduğu yere “Kahr köyü” adını vermiştir. Şimdi ise bu semte “Karaköy” denilmektedir. Mesleme çekilince, Rumlar verdikleri sözü bozup bu camiyi kilise yapmışlardır. IV. Murad Han zamanına kadar kilise olarak kalıp, 1637’de eski yeri keşf olunarak mescide çevirilmiştir. I. Mahmud Han’ın validesi Sâlihâ Sultan, camiyi 1734’de yenilemiş ise de, bu cami 1809 yangınında yanıp yeniden tamir edilmiştir.
Diğer taraftan asıl adı “Kurşunlu Mahzen Cami” olan “Yeraltı Cami” si de, Mesleme tarafından yapılmış bir mescid iken, sonra depo olarak kullanılmıştır. Sadrazam Mustafa Paşa 1749 senesinde mahzeni temizlettiğinde, içinde birkaç kabir olduğu görülmüştür. Bin seneden fazla kapısı kapanarak kilidine kurşun akıtılarak terk edilmiştir. I. Sultan Mahmud Han tarafından cami haline getirilmiş ve sonradan minare de ilave edilmiştir. Sultan Mahmud Han ilk Cuma namazında bulunmuştur. Camide üç kabir vardır.
Şehid Ali Paşa önceden 1812’de cami üstüne bir bina yapmış ve bu bina 1821’de yenilenmiştir.
Seyyid Gazi ve Muhammed Battal Gazi ile aynı yıl (740) vefat eden Mesleme’nin İstanbul seferi, Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin “Musâmere” adlı kitabında uzun yazılıdır. Ayrıca I. Sultan Mahmud tarafından Yerebatan Camisinin eski yeri keşfedilerek mescid çevirildiği de, Fezleke-i Târîh-i Osmânî’ni 166. sahifesinde yazılıdır.
Islahat hareketlerinden dolayı II. Mahmud, tarihte meşhur olmuştur. Bu arada I. Mahmud’un da hizmetleri takdire şâyândır.
Allahü teâlâ İslâmiyete hizmet eden ve gayr-i müslimlere karşı canı pahasına mücadele edip dinimizi koruyan ecdadımıza layık olmayı nasip eylesin .
Nazarı İtibara Alınmalıdır
05 Mayıs 2026 Salı 13:22En Güzel Psikolojik Tedavi
28 Nisan 2026 Salı 08:26Onsuz Olmaz
22 Nisan 2026 Çarşamba 13:05Ayrıcalık Yoktur
14 Nisan 2026 Salı 12:25İnsana Mahsustur
08 Nisan 2026 Çarşamba 09:26Bir Feministin Teşekkürü
31 Mart 2026 Salı 18:08Tedbir Alınmalıdır
24 Mart 2026 Salı 13:45Büyük Fırsat
16 Mart 2026 Pazartesi 11:37Senelik Borç
11 Mart 2026 Çarşamba 12:46Nobel Tıp Ödülü
05 Mart 2026 Perşembe 14:24

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.