Miraç Kandili

Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun.Bazı geceler vardır; takvim yaprağında sıradan bir tarih gibi görünür ama gönüllerde bambaşka kapılar açar. Efendimiz’in (S.A.V.) o kutlu yolculuğu, sadece bir mekân değişikliği değil, beşeriyetten ubudiyete (kulluğa) geçişin zirvesidir.Göğe doğru yükselen bir yolculuktan çok, kalbe doğru inen bir çağrıdır Miraç.

ResûlullahEfendimiz’in (sallallâhü aleyhi ve sellem) Mescid-i Haram’danMescid-i Aksâ’ya, oradan da semâlara yükseldiği bu gece; sadece bir mucizenin anlatıldığı bir hadise değildir. Aynı zamanda mü’minin hayatına yön veren ilâhî mesajlarla doludur.

Yüce Kitap’ta bu büyük hadise şöyle haber verilir:

“Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah her türlü noksandan münezzehtir.”
(İsrâSûresi, 1)

Miraç gecesinin en büyük emanetlerinden biri namazdır. Namaz, bu ümmete göklerden hediye edilmiştir. Ne tesadüftür ki, bugün en çok ihmal edilen ibadetlerin başında da namaz gelmektedir.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurur:

“Namaz mü’minin miracıdır.”
(Beyhakî, Şuabü’l-İman)

Bu hadis, namazın sadece bedensel hareketlerden ibaret olmadığını, kul ile Rabbi arasında kurulan diri bir bağ olduğunu hatırlatır. Miraç’ta yükselen Peygamber, ümmetine namazla yükselmenin yolunu göstermiştir.

Namazdan uzaklaşan bir kalbin, Miraç gecesini anlaması mümkün müdür? Secdeye varmayan bir alın, göğe açılan kapının önünde ne kadar durabilir?

Miraç gecesinde sadece müjdeler değil, uyarılar da vardır. Resûlullah (s.a.v.) bu yolculukta ümmetinin hâllerini görmüş, bazı günahların akıbetine şahit olmuştur. Dilini gıybetle yoranlar, emanete ihanet edenler, haramı hafife alanlar…

Bir hadis-i şerifte şöyle buyurur:

“Miraç gecesi birtakım insanlar gördüm; dudakları makaslarla kesiliyordu. Bunlar, insanları hayra çağırıp kendileri unutup yaşayanlardı.”
(İbn Hibbân)

Bu uyarı, sözü ile hâli bir olmayanlara yöneltilmiş ağır bir ikazdır. Miraç, önce kendine dönme çağrısıdır.

Miraç’ın ilk durağıMescid-i Aksâ’dır. Bu durak, sıradan bir coğrafya değildir. Peygamberlerin mirası, ümmetin ortak mesuliyetidir. Bugün Mescid-i Aksâ’nın yalnızlığı, aslında ümmetin paramparça olduğunun bir yansımasıdır.İçimiz Kan Ağlarken Mescid-i Aksa’da Çocuklar Soğuktan Ölürken,AçlıktanÖlürken Bir Miraç KandiliniDahaİdrak Ediyoruz.

Miraç Gecesinde Kendimize Sormamız Gerekenler

Bu mübarek gece, kandil mesajlarıyla geçiştirilecek bir zaman değildir. İnsan, bu gecede kendine bazı soruları sormalıdır:

– Namazım hayatımın neresinde?

– Haramla arama gerçekten mesafe koyabiliyor muyum?

– Dilim, kalbimin tercümanı mı, yoksa felâketi mi?

– Allah’ın Emirlerini Yerine Getiriyor muyuz?

Kur’ân’da buyrulur:

“Şüphesiz ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.”

(AnkebûtSûresi, 45)

Eğer namaz bizi kötülükten alıkoymuyorsa, belki de namazın ruhunu yitirdiği bir yerde duruyoruzdur.

Miraç gecesi; kulun Rabbiyle bağını tazelemesi, gaflet perdesini aralaması ve yeniden yönünü belirlemesi için büyük bir fırsattır. Kalabalıkların arasında kaybolmuş kalpler için Miraç, sessiz ama derin bir çağrıdır. Dinleyene…

Allah’ım,
Bu mübarek Miraç gecesinde kalplerimizi gafletten uyandır.
Bizi namazla sana yakınlaşan, secdeyle arınan kullarından eyle.

Dilimize doğruluk, kalbimize ihlâs, hayatımıza istikamet ihsan eyle.
Haramdan sakınmayı, emanete sahip çıkmayı bizlere nasip eyle.

Mescid-i Aksâ’yı unutmayan, ümmetin derdiyle dertlenen şuurlu kullarından eyle.
Bu geceyi bizler için affına, rahmetine ve hidayetine vesile kıl.Ey sonsuz ikram sahibi olan, kalplerin özünü bilen ve darda kalanların nidasına icabet eden Rabbimiz!

Bu mübarek gecede, Efendimiz’in (S.A.V) izinden giderek gönül dünyamızda bir hicrete niyet ettik. Bizleri dünyeviliğin ağırlığından, nefsin karanlık dehlizlerinden kurtar; ruhumuzu senin rızanın aydınlığına yükselt.

"Ey Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri de yükleme!" (Bakara, 286) ayetinin hürmetine; omuzlarımızdaki günah yüklerini hafiflet, kalbimize inşirah ver.

Ya Rabbi! Namazlarımızı miraca giden birer basamak eyle. Alnımızı secdeye her koyuşumuzda, seni her anışımızda ruhumuzu huzuruna kabul buyur. Bizleri sadece dilde değil, hal ile sana yönelen, çevresine merhamet ve bereket yayan kullarından eyle.

Efendimiz (S.A.V) Miraç’tan dönerken bize ümit getirdi, af getirdi. Biz de bugün o müjdeye tutunuyoruz: "Allah'ım! Şüphesiz sen affedicisin, affetmeyi seversin, bizi de affeyle."

Bu gece hürmetine; İslam coğrafyasına huzur, mazlumlara kurtuluş, kalbi kırıklara teselli lütfeyle. Bizleri emanetine sahip çıkan, haramdan sakınan ve her daim senin yolunda olan sadıklardan eyle. İçimizdeki "ben" davasını bitirip, seni bulma sevdasını var eyle.

Dualarımızı, semaya açılan ellerimizi ve bu geceye dair samimi niyetlerimizi katında makbul eyle.RabbimBizleri kendisine layık kul, Peygamber Efendimiz’e layık ümmet eylesin.

Âmin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
M.Halit AYHAN Arşivi