KUMAŞTAN UÇAK YAPAN ADAM

ali-riza-kisakurek-manset.jpg

Bazı insanlar vardır; hayal kurmakla yetinmez, hayallerini alın teriyle besler, sabırla büyütür ve sonunda gerçeğe dönüştürür. Kahramanmaraş’ın yakın tarihinde böyle bir hikâyeyi yazan ender isimlerden biri hiç kuşkusuz Ali Rıza Kısakürek’tir.

O, yalnızca bir iş insanı değil; hayallerini bu şehrin sokaklarına, fabrikalarına ve insanlarına emanet etmiş bir memleket sevdalısıdır.

BİR TERZİ DÜKKÂNINDA BAŞLAYAN HAYAL

Ali Rıza Kısakürek’i 1984 yılında Anavatan Partisi günlerinde tanıdım. Kıbrıs Meydanı’nda, Atlas Konfeksiyon adıyla küçük bir terzi ve konfeksiyon dükkânı işletiyordu. Zamanla tanıdıkça sevdim. Samimi, içten, dürüst bir insandı.

Ama onu farklı kılan bir özelliği vardı:
Bu şehre dair hayalleri…

“Kahramanmaraş’tan neden bir marka çıkmasın?” diyordu.
Bu cümle, sıradan bir temenniden çok daha fazlasıydı. İçinde inanç, azim ve memleket sevgisi vardı.

HAYALDEN MARKAYA: PİSERRO

Yıllar içinde bu hayal büyüdü, serpildi. Sonunda iki binden fazla insana ekmek kapısı olan Piserro markası doğdu. Ardından Orkis geldi. Kahramanmaraş’ın adı, Türkiye’de ve yurt dışında mağazalarla anılmaya başladı.

Bir dostumun Moskova’da, en prestijli caddelerden birinde Piserro mağazasını görüp bana fotoğraf göndermesini hâlâ dün gibi hatırlıyorum. O an, “işte oldu” dediğim anlardandı.

“BEN KUMAŞTAN UÇAK YAPACAĞIM”

Ali Rıza Kısakürek’le sık sık bir araya gelir, uzun sohbetler ederdik. Bir gün bana şöyle demişti:
“Ben kumaştan uçak yapacağım.”

Bu söz, aslında bir mecazdı. Ama sonunda mecaz gerçeğe dönüştü. Kumaştan uçağı yaptı. Çünkü o, hayal kurmayı değil, hayali inşa etmeyi biliyordu.

BU ŞEHİRDE YAPACAĞIM DEDİ

Adana yolu üzerindeki fabrikanın önünde atıl bir arsa vardı. Orayı alıp büyük bir stüdyo, defile ve fuar alanı kurmak istiyordu. Ne yazık ki dönemin siyaseti ve bazı isimler önüne set çekti. Hakaretler edildi, küçümsendi, aşağılandı.

Gaziantep’ten arsa teklifleri geldi.
“Yapacaksam Maraş’a yaparım,” dedi ve hepsini reddetti.

Bu duruş, her insana nasip olmaz.

DÖNGEL VE TERMAL HAYAL

Bir sabah erken saatlerde beni aradı:
“Sayın Taş, bir paça içelim, sana anlatacaklarım var,” dedi.

Döngel’de sıcak su bulunduğuna dair bilgiler aldığını, burada büyük bir termal tesis kurmak istediğini anlattı. Çok geçmeden bu hayal de gerçeğe dönüştü. Beş yıl bile geçmeden inşaat başladı.

Ama maalesef bu şehir yine bildiğimiz gibiydi…

İFTİRA, HAKARET VE VEFASIZLIK

“Beleşe yer aldı”,
“Hazineye çöktü”,
“Ormanı sattı”…

Aslı astarı olmayan ne varsa söylendi. Oysa sorulması gereken tek bir soru vardı:
Bu şehirde, bir terzi dükkânından çıkıp yirmi yılda böyle bir başarı hikâyesi yazan kaç kişi var?

Yatırım yapacaksın, istihdam sağlayacaksın, şehri tanıtacaksın; sonra da iftiraya uğrayacaksın…
Buna hangi vicdan razı olur?

ZAMAN, DEPREM VE SUSKUNLUK

6 Şubat 2023 depreminin ardından sadece bir kez telefonda görüştük. Sağlığını sordum, başsağlığı diledim. Pandemi, deprem ve hayat… Hepimizi bir yerlere savurdu.

Eskiden haftada iki kez görüştüğümüz insanlarla yıllardır görüşemez olduk. Bu konuda kendimi de suçlu hissediyorum. Şimdi işleri çocukları yürütüyor. Sevgili Oğuz eskiden arar, çaya davet ederdi. En az beş yıl oldu; ne aradık ne arandık.

Yaş ilerledikçe insan daha duygusal oluyor.

KIRK BEŞ YILLIK KALEM VE KLAVYE KAHRAMANLARI

Bir gazeteci olarak 45 yıllık meslek hayatımda bu şehrin gelişimi için kalem oynattık. Bunu yaşadığımız toprağa borcumuz olduğu için yaptık.

Ama bir yazıyı paylaştığımızda, hiçbir vasfı olmayan klavye kahramanlarının hakaretleriyle karşılaşınca insan ister istemez soruyor:
“Biz bunlar için mi ömrümüzü harcadık?”

Bu yüzden sosyal medyadan uzaklaştım. Çünkü biliyorum ki:
Altının kıymetini sarraf bilir.

BİR VEDA DEĞİL, BİR VEFA

Hey Ali Rıza Abi,
Bu şehirde iftiraya uğrayan sadece sen değilsin. Biz de nasibimizi alıyoruz. Ama “Allah var, gam yok” deyip yolumuza devam ediyoruz.

Eğer bu şehirde yetkili biri olsaydım, senin adını sağlığında en büyük caddelerden birine verir ve senden özür dilerdim.

Biz, senin gibi bu şehre âşık, bu şehrin delisi insanları seviyor ve saygıyla anıyoruz.
İyi ki varsın…
İyi ki seninle aynı döneme tanıklık ettik.
Sağlıklı, huzurlu ve uzun ömürler diliyorum.

(DİPNOT: Piserro ve Orkis Hotel sitelerinde Ali Rıza Küserek ile ilgili ne bir fotoğraf nede bilgiye ulaştım. Yoksa!..)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet TAŞ Arşivi