Şubat soğuğu ve yüreğimde bıraktıkları!

Yarın 12 Şubat…

Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 107. yıl dönümü. Sokakta yer yer davul sesleri yankılanıyor; kimi köşede çetelerin oyunlarına rastlıyorum. Bu şehir için bugün “Çete Bayramı.” Bizim kuşağın, bu yıl dönümlerine dair ne çok acı ne de çok tatlı hatıraları vardır; biliriz.

Ancak Şubat ayı, artık sadece bir kurtuluşun değil, büyük bir imtihanın da adı oldu bizim için.

6 Şubat 2023… “Asrın felaketi” denilen, bin yılda bir yaşanacak denilen o büyük deprem. Yaşadığımız o “küçük kıyametin travmalarını henüz yeni yeni sarıyor, yeniden hayata tutunmaya çalışıyoruz. Ama bütün acılara rağmen şehrimizin, Kahramanmaraş’ın, yeni bir çehreye hazırlanışına da tanıklık ediyoruz.

Bir zamanlar “Bu şehir 15 yılda toparlanamaz” dediğimiz memleketimiz, küllerinden yeniden doğmaya hazırlanıyor. 2027’nin sonu, 2028’in ortaları… O günlerde bambaşka bir Kahramanmaraş göreceğimize inanıyorum. Yıkılanın yerine yenisi, kaybolanın yerine umudu koymaya çalışan bir şehir…

Bu aralar medya sektörünü uzaktan takip ediyorum. Ankara’da gazetecilik mesleğinin geleceğine dair atılmak istenen adımlar, yapılan çalışmalar dikkat çekici. Bu işi hakkıyla yapan meslektaşlarım için önemli bir dönemeç olacağı kanaatindeyim. Yıllardır eksikliğini hissettiğimiz bir mesleki odamızın olmayışı büyük bir boşluktu. 2026 yılı içinde bu yöndeki çalışmaların kanunlaşarak hayata geçeceğine dair inancım var.

Meslek onurunun korunması, kalemin hakkının verilmesi için atılan her adım kıymetlidir.

NE ACI HATIRALAR BARINDIRIYOR YÜREĞİMİZ…

Şubat ayı, binlerce yakınımızı deprem felaketiyle toprağa verdiğimiz ay olarak hafızamda kalacak. Dr. Oğuz Paköz, Dt. Sıtkı Güvenç, Ahmet Doğan (İlbey), Sait Tahiroğlu… Ve adını burada sayamadığım onlarca dost.

10 Şubat 2004’te annemi kaybettim. Acısı hâlâ ilk günkü gibi taze, ilk günkü gibi diri.

11 Şubat 2005’te ise dünyamızı aydınlatan ikinci kızım “merhaba” dedi hayata. Hüzünle mutluluğun iç içe geçtiği bir zaman dilimi…

ŞUBAT, BENİM İÇİN HEM YASIN HEM UMUDUN ADIDIR

“Umut, fakirin ekmeğidir” demiş atalarımız. Ben de diyorum ki; inandığımız yüce din bize her daim “Allah’tan umut kesilmez” diye öğüt vermiştir. Ve biz biliriz ki, Allah kulunu yalnız bırakmaz.

Kahramanmaraş’ta depremin açtığı yaralar hâlâ taze. Ama devletimizin şehrimizi yeniden inşa ve ihya etmek için ortaya koyduğu gayreti de görmezden gelemeyiz. Taş üstüne taş koyanlardan Allah razı olsun. Dualarımızda yerleri vardır.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş ve Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar’ın emeklerini de teslim etmek gerekir. Şehrin dört bir yanında altyapı çalışmaları sürüyor. Cadde ve sokaklarımız yorgun, tozlu ve yer yer harap… Ama biliyorum ki acı çekmeyen bir yürek, gerçek mutluluğun kıymetini bilemez.

Bugün yaşadıklarımız, yarın yaşayacağımız güzelliklerin ilk dikenleridir.

Biraz sabır…

Bu ülke için, bu millet için toprağa düşen, yaralanan bütün kahramanlarımız için… Annem için… Depremde vefat eden dostlarım ve tanıdıklarımız için sizlerden bir Fatiha, bir dua bekliyorum.

Kalınız sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet TAŞ Arşivi