İsrail'in Kasetleri ve İran Savaşı

İsrail'in Kasetleri ve İran Savaşı

Pek sevmediğim bir konuda olsa magazinle giriş yapmak mecburiyetinde kaldım. Hani deniliyor yâ "Trump, İsrail'in elindeki Epstein Dosyası nedeniyle, İsrail tarafından esir alındı, hâ bre İran'a ortak hareket için Trump'u zorluyor." Ne derler; "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz" diye bir söz vardır.

Israil'in kasetli şantaj işlerinde sicili pekde temiz sayılmaz. Belki de hatırlayacağınız geriye doğru sansasyonel olaylara birlikte bir baktıktan sonra, benim Abd- İran Savaşının magazinsel boyutu dışında esas nedenlerini sizlere aktarmaya çalışacağım.

Her şey Netanyahu'nun Clinton'dan 1985 yılında ömür boyu hapse mahkum edilmiş, Abd'nin güvenliğini ilgilendiren belgeleri İsrail'e para karşılığı satan, İsrail lehine casusluk yapan Amerikan casusu Pollard'ın özel afla serbest bırakılması talebiyle başladı. Clinton'ın üzerine şantaj dahil çok gidilmesine rağmen, Clinton kesin dille Netanyahu'nun bu teklifini reddetti ve Clinton ile 22 yaşında ki Monica Kasetleri ortalığa böylece saçıldı...Bazıları biz bilmesekte Monica'nın "Bal Tuzağı" olduğunu bile söylediler. Üstelik Pollard casusunu, siyonist olmalarına rağmen Donald Rumsfeld ve Dick Cheney'de serbest bırakılmasını kesinlikle istemiyorlardı. Pollard artık ne gibi belgeleri İsrail'e sattıysa...

Barack Obama göreve geldiğinde, Pollard casusunu 2015'de serbest bıraktı. Netanyahu'nun ve Trump'un çok yakın dostu yahudi milyarderi Adelson'un özel uçağıyla İsrail'e getirilen Polard havaalanında toprağını öptü. Obama, bununla yetinmeyip, nedeni niçini meçhul kalan İsrail'e 30 milyar dolarlık bir fonlamayı da ihmal etmedi. Ee İsrail baktı ki bu işler işe yarıyor Epstein dosyasını yavaş yavaş piyasaya sürdü. İsrail açısından kullanışlı aparat Trump'un Epstein Adası'na amacı bilinmesede bir kaç kez seferi mevcut...

Abd Ekonomisi 38 milyar dolar borç içinde kıvranıyor. Bu yetmezmiş gibi Çin, Rusya, Hindistan ve İran'ın petrol alım satımları başta olmak üzere Yuan, Ruble, Rupi, İran Dinarı ve/veya altın ve mal takasına yönelik ticari uygulamalara geçiyor olması, Abd için Petro-Dolar hakimiyetine vurulan bir sert darbe oldu. Venezuela işinide bu yönde değerlendirmek gerekir.

Olayın Aslı, hepinizin bildiği gibi Çin'in önlenemez yükselmesini Abd'nin istememesinde yatıyor. Çin'in enerji havzalarına erişmesini engellemek, mümkün olabilirse enerji açısından Çin'e akan vanaları Abd kontrol etmek istiyor. Bunun için Abd, Ortadoğu'da ki mutlak, Güney Amerika'daki kısmi başarısını Asya'da denemek istiyor. Asya'nın giriş kapısı malum İran'dır. Bunu Zengezur Koridoru ile denediğinde İran'ın homurdanmasını Abd not etmişti.

Hamas'ın 7 Ekim saldırısı ki bununda içinde doğru veya yanlış İsrail'in olduğu söylenir. İran'ın; Hizbullah'la Lübnan, Hamas'lada Filistin, Husi'lerle de Yemen de kolları budanınca; Abd ve İsrail'ce saldırının bizzat İran'a geldiği yazıldı çizildi.

ABD açısından İran'ın nükleer silah üretiyor olması, rejiminin islami olması çok da önemli etken değildi. Zira İran ikili görüşmelerde nüklerden bile vazgeçeceğini söylememiş miydi ? öyle Abd'nin İran rejimiyle derdi falan olsaydı Arabistan'la Abd niye arası iyi ? Temel sebep olarak Iran'ın, Abd'nin Asya'ya açılmasında tek engel ve katıksız Abd ve İsrail düşmanlığından dolayı petrol ve doğal gaz vakasını Abd'ye teslim etmemesidir.

Gazze'mizi hallettiler ve İran vuruldu ! bu savaş fasılalı olabilir, ama kısa da sürmeyecek gibi. Olan enerjide tam bağımlı olan bize oldu. Turizm kaybımızda câbası. Sekiz yıldır bir türlü toparlamadığımız ekonomimiz bir sekte de buradan görecek gibi. İnşallah yanılıyor olurum..Söz konusu vatansa gerisi milletimiz için elbette teferruat sayılır.

Öte yandan, hep söylenen bir söz de "Yok Trump ve Netanyahu'nun gelmesi Dünya barışını alt üst etti" diye. Ben olaya şöyle bakıyorum; bu katiller geldi mi, özellikle mi getirildi ? Abd müesses nizamı mı derseniz, yoksa derin devleti mi her neyse Abd'nin batıyor olmasını gördüler, kurtuluş için Suriye ve Gazze'den başlayarak İran'ın hâllini ancak bunlarla hallederiz diye bu insan düşmanı ikiliye rol verdiler. Duam ve niyazım amaçlarına ulaşamamalarıdır. Ulaştıktan sonra bu ikisini gönderecekler, bu ülkeler kaybettikleri imajı düzeltmek için işleri halledilmiş iki ülkeye; şirin yüzlü, sevecen iki liderle yollarına devam edecekler. Yok bizde kanacağız öyle mi ?

Umarım muradlarına nâil olamazlar...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dr. Mustafa Coşkun Kale Arşivi