Burak Gül ve Siyasetin Dili

Kahramanmaraş’ta siyaset, son yıllarda sertlikten ziyade nezaketle; kavgadan çok fikirle yürüyen bir çizgide ilerliyor. İl ve ilçe başkanlarına baktığımızda, hangi partiden olursa olsun, bu şehrin mayasından beslenen, seviyeli siyaset yapmayı ilke edinmiş isimlerle karşılaşıyoruz. Bu da Kahramanmaraş adına kıymetli bir kazançtır.

Bugün sözü, AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Burak Gül’e getirmek istiyorum.

Geçtiğimiz günlerde AK Parti, Türkiye genelinde eş zamanlı bir basın toplantısıyla üye sayısını kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan rakamlar dikkat çekiciydi:
Türkiye genelinde 11 milyon 500 bin üye,
Kahramanmaraş’ta ise son dönemde 16 bin 672 yeni üyenin katılımıyla toplam 198 bin 202 üye.

Bu rakamlar sadece sayısal bir tablo değildir; sahadaki çalışmanın, teşkilat disiplininin ve siyasetin diliyle kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Burak Gül’ü ilk seçildiği günlerden beri takip ediyorum. Açık konuşmak gerekirse; o günlerde kürsüyle mesafesi vardı. Konuşurken zorlanıyordu. Ancak dünkü basın toplantısını geriden izlerken şunu net olarak gördüm:
Başka bir Burak Gül vardı kürsüde.

Metni Ankara’dan gelen, herkesin okuduğu bir metindi. Mesele metin değildi zaten…
Mesele hitabetti.
Mesele kürsüye hâkimiyetti.
Mesele, kelimelerin artık sahibini tanımasıydı.

Şunu herkes bilir:
Adam vardır, şiiri yazdırır ama okutamazsın.
Adam vardır, kitap yazar ama konuşamaz.

Bilgi birikimi vardır, kalemi kuvvetlidir; fakat kürsüyle barışık değildir.

Bir de bunun tam tersi vardır.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi…
Şiir gibi konuşur, şiiri de okur.
Sonunda hapis cezası olsa bile o şiiri okumaktan geri durmaz.

Siyaset biraz da budur zaten:
Cesaret, ses ve söz.

Burak Gül, seçildiği günden bu yana siyasetin bu zorlu yolunda ciddi mesafe kat etmiş. Bugün geldiği noktada, kürsüyle barışık, dinleyeni yakalayan, sözü yere düşmeyen bir hatip olmuş. Belli ki çalışmış, belli ki emek vermiş.

Ve burada asıl meseleye geliyoruz:

Siyasi partiler yalnızca bugünü yönetmez.
Yarını da yetiştirir.

Genel merkezler nasıl genel başkan adaylarını ve yönetici kadrolarını yetiştiriyorsa; illerde de il başkanlarını, ilçe başkanlarını bugünden hazırlamak zorundadır. Gün geldiğinde görev verildiğinde, o koltuğun hakkını koç gibi verecek insanlar yetiştirilmelidir.

Bu yüzden siyasette hatiplik çok önemlidir.
Parti içinde sözü olan, kürsüsü güçlü olan isimlere sahip çıkmak gerekir.

Bu şehirde bunun örnekleri vardır:
Ramazan Gürbak iyi bir hatiptir.
Osman Okumuş iyi bir hatiptir.
Hanefi Mahçiçek güçlü bir hitabete sahiptir.

Uzun soluklu siyaset düşünenler, bu isimleri dikkatle izlemeli; çalışmalı, öğrenmeli ve kendini sürekli geliştirmelidir.

Sonuç olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:
AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Burak Gül, ismiyle müsemma olmuş;
Gül gibi bir siyasetçi haline gelmiştir.

Kendisini tebrik ediyor,
Başarılarının artarak devam etmesini diliyorum. Siyaset konuşma sanatıdır.

Hayırlı günler…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bekir Doğan Arşivi