CORONA VİRUS VE TARİKATLARA FARKLI BAKIŞ, İMAM HATİB LİSELERİNE SALDIRI

Corona virus tedbirleri devam ettikçe hala salgın devam ediyor.  Bazı ülkelerde virus tedbirlerine insanlar tepki koyarak, protestolar yapmaktadırlar. Dünya genelinde hasta sayısı 30 milyona yaklaştı. İnsanlar bu musibetten gereken dersi almadıkları aşikar. Zahiri olarak virustan korunma yolları, mesafe-maske-temizlik olarak bilinmektedir. Mutasyona uğratılmış mikrop ile mücadele mi? Allah tarafından musibet olarak insanlara verilen bir ceza mı?  Küresel ve komplo teorilere karşı bir hazırlığımız var mı?  

Bizce, hala bu gelen bir musibettir, beterin beteri var. Daha önceleri nice salgınlar olmuş, milyonlarca insanlar ölmüş. O zaman bu hastalıklar Allah tarafından gönderilen bir musibet olduğu açıktır. Ama günümüz modern çağın hastalığını şeytani akıllı iş adamları üretip, servetlerine servet katmaktadırlar. Diğer taraftan GDO'lu yiyecekler, zararlı ilaçlar, kanserli yiyecekler,  çevreye verilen zararlar devam etmektedir. Aç gözlü insanlara, dünya yetmiyor, başka gezegenler arıyorlar.

İnancımıza göre, bela ama kuldan ama Allah'tan gelebilir.  Farketmez musibet, musibettir. Belli ki bu virus bir takım Yahudi kökenli iş adamlarının ve turevlerinin kurguladığı bir virustür. İnsanlığa, şeytan suretli kişilerden gelen beladır. Allah müsaade etmiştir, onlarda bunu yapmıştır. Hayır ve şer Allah'tandır. Bize düşen musibetlerden gereği şekilde ders almamızdır. Burada sorun yok. Aynanın diğer yüzü , düşmanımızın silahını bilmektir. Düşmanın silahı ile silahlanmak düsturdur. O halde şu anda oynanan bir oyun var. Onların oyunu bozmalıyız. İşte henüz böyle bir çalışmamız yok. Aşı çalışmaları var, kifayetsiz. Bir de “ Bu virus Allah'ın  bir askeridir" yorumu var, bu yorum eksik bir yorum değil mi? Malum grip, zaturre gibi hastalıklardan vefat edenleri bile covid diye abartıyorlar. Dünyada covid ile vefat edenlerin aslında oranı ℅ 5 diye yorum yapanlar var. Müslüman olarak bizim duruşumuz bellidir. Tabii toplum çok azıttı, ders almalıyız, Diyanet bu yönde zayıf, Toplum cahil. Aslında maske kullanımı komik ama faydalı. Dini yönden de faydası var. Ağız kokusunu önleme, yüz güzelliğini örtme gibi. Velhasıl daha çok çalışmalıyız.

Yine 28 Şubat benzeri tarikatlar hedef alındı. Aynı oyun yeniden gündeme getirilmeye çalışılıyor. Temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp sunulması. Neyse ki bizler alıştık ve hemen bu tür saldırılar sağ duyu tarafından anlaşılıyor. Ancak hala kafalarını toprağa gömen ve  en ufak bir olaydan hükümeti hedef alıp bunun arkasına sığınan bağnaz insanlar var. Sözde şeyh görünümlü kişi,  küçük kıza sarkıntılık etmiş, tarikatlar kapatılsın saldırısı başlatıldı. Bir kere o sahtekarın şeyh olmadığı, Oda Tv yetkilileri ile önceden yedikleri yemekler, Almanya’da Türk düşmanı ile görüşmeleri ortaya çıktı. Belli ki bir organizeli planlar var. Ama tutturamayacaklar. Tarikatlar bu ülkenin bir gerçeğidir. Nasıl ki Alevilik kültür merkezleri, Alevi dedeleri bu ülkede varsa artık tarikatlar da serbest olmalı, nasıl ki şapka yasağı kaldırıldıysa, tekke- zaviye yasağı kaldırılmalı ve devlet denetiminde olmalıdır. Artık eskiyen, geçerliliğini yitiren yasalar değişmelidir. Önüne gelen “ben şeyhim” dememelidir. Osmanlı da olduğu gibi Meclis-i Meşayih sistemi kurulabilmelidir. Ülkemizde sünnilik tam olarak yaşanıyorsa, milletimiz bunu tarikatlara borçludur. Çünkü sünnete uymak, yaşamak tarikatların farzdan sonra en birinci düsturudur. Velhasıl tarikatlara sahip çıkmak devletin de görevidir. Masonlara sahip çıkılıyor, azınlık vakıflara sahip çıkılıyor, kiliselerin restorasyonu yapılıyor da niye tarikatlara sahip çıkılmasın? Şeyhleri sahtesi var diye asıllarının hedef alınması bir komplodur. Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli gibi kutsallarımızın yoluna neden sahip çıkılmayacak? Bu konuda devlet gereken tedbirleri almalıdır. İlmi, irfani ve  idari bir sistem kurulmalıdır. Aziz Hüdai Vakfı'nın  Kamuoyuna duyurusu ; sözde şeyhin yaptığı ahlaksızlık kınanmış, gereken cezanın verilmesinin talep edilmesi takdir edilmiştir. 

Diğer taraftan kendini bilmez bir kişi Televizyon programında,  sözde şeyhi kast ederek, İmam Hatip Liselerinin böyle ahlaksız insanlar yetiştirdiğini ve zararlı olduklarını beyan etmesiyle ortalık karıştı. Sap ile samanı karıştıran bu insanlar muhatap alındılar. Birileri yine düğmeye bastı, din ve laiklik karşıtlığı çıkararak kaos çıkarmaya çalışanlar Ayasofya Camii'nin ibadete açılmasını hazmedemeyenleri de kışkırtanlar var. İHL mezunları, ülkemizin gözbebeğidir. Onlarla gurur duyuyoruz.

Doğu Akdeniz'de hidrokarbon aramaları, petrol aramaları, gaz bulunması derken Türkiye'nin ilerlemesine suni gündem oluşturanlara devlet ve millet olarak fırsat verilmemelidir. İnşaallah güzel günler yakındır. Saygılar.

Önceki ve Sonraki Yazılar