Ah ! Hacımirza Ahh !

Ah ! Hacımirza Ahh !

Çoğu Göksun'lu değişik tonda kendisini Hacımirza'lı hisseder. Ya baba dostları, ya
akrabalık ilişkileri, av amaçlı kış gezileri, zahire tutmak amacıyla gelen ailelerin, Hacı İmam'ın (Elbistan) değirmeninde sırası gelinceye kadar evlerde misafir edilişleri, alış-veriş gibi müşteri
ilişkileriyle başlayan kalıcı dostluklar, tarla ilişkileri, tarla sulama amacıyla köye gelişler, ya
çocukluğunda bahar bayramı nedeniyle okulların tertip ettikleri kır gezisinde, Hacımirza'lı bir
okul öğrencisinin misafirperverliği veya Orta Mektep’te (Orta Okul) tanıştığı Hacımirza'lının
yaz aylarındaki Hacımirza daveti ya da "Mal Güderken" (Hayvan Otlatma) tanıştığı
Hacımirzalı akranlarından kalan kalıcı dostluklar…

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Hacımirza ve Hacımirza'lının Göksun'lu için önemi saymakla bitirilemez.

Kişisel olarak ben de yukarıdaki özelliklerin çoğunun etkisi ile kendimi de Hacımirza'lı
saymakta sakınca görmem. Tarla, bahçe komşuluğu, mal gütme, ortaklık ilişkileri yanında, 8-10 yaşlarında iken karlık tepesindeki "İn"den çocukluk arkadaşlarımla kar getirme bahanesiyle başlayan maceramız sonucu kaybolup, birden kendimi rahmetli Bahset Elbistan 'nın güvenli elleriyle bizi evlerine götürüp, annesinin yanımdaki çocuklarla
birlikte bizlere sunduğu tereyağında kızartılmış pekmezli yumurtanın nefis tadı halâ
damağımdadır benim...

Göksun'da oynanan "Gınife Gından Danife Hadelök Bir Binek" adlı çelik-çomak
Hacımirza'lıların bir armağanı değil miydi Göksun çocuklarına ?

60 yıl öncesinde Göksun Yazısında meyve ağaçlarının bulunmadığı dönemlerde
Hacımirza'ya değirmen, tarla sulama veya başka nedenlerle ayak basan her Göksun'lu
karşılaştığı Hacımirza'lı tarafından ev ya da bahçeye mutlaka davet edilmiştir.

Hacı İmam’ın (Elbistan), Arafa Çavuşlar’ın (Koca), Bozdurdular’ın (Çiçek), Zeerler’in (Demir) Moraliler’in (Keçeci), Aniş’lerin (Koca) bahçelerindeki nefis dutlar, gara erikler, yaz almaları adeta hayratlıktı.

Her cumartesi-pazar Hacı İmam'ın bahçesi haberli veya habersizce gelen Göksun'lu veya
Göksun'da görev yapan amir-memurların konaklama yerleriydi adeta.

Göksun'dan gelen olmadığında canları sıkılırdı bu köy sakinlerinin. Onlar misafire ikram ettikçe Yaradan da sürekli onlara verirdi.

Göksun'lu gayet iyi bilirdi şu sözü; "Hacı İmam’ın bu yıl da ambarı daşmış !" Yine Göksun'umuzda meyvelik, sebzecilik, tarla bitkilerinin yaygınlaşmadığı dönemlerde, Arafa Çavuşların yetiştirdiği her bir koçanı 40-50 cm boyundaki mısırları, Zehir İrbam ve Mor Ali'nin 25-30 kiloluk lahanaları bu köye has olduğu gibi Türkiye lahana piyasasında o günlerde, Sivas, Ulukışla ile birlikte, ününü Hacımirzamızdan alan Göksun Lahanası adeta bir marka hükmündeydi.

Kahramanmaraş ulaşımının gayet uzun ve zor oluşu nedeniyle yeşilliğe (maydanoz, biber, salatalık, domates, kabak, yeşil soğan) hasret kalan Göksun için, erken yetişen Hacımirza "avarlığı (sebze)” imdada yetişirdi.

En iri, en görkemli, en cins "goşum hayvanı" bu köyde idi; Hacı İmam Elbistan, Anişler (Koca), Arafa Çavuşlar (Koca), Bozdurdular (Çiçek), Güççük Amet (Elbistan), Gadir Pehlivan (Elbistan), Hacı Feramiz (Elbistan), Keşler (Keşoğlu), Cuma ve Ali Elbistan, Durna Elbistan, Gara Hasan (Eryılmaz), Kel Hasan (Elbistan), Hoca (Elbistan) öküz ve camuzları Göksun'lunun adeta dillerindeydi..

Göksun'da çalışırken en ünlü çiftçimize " En büyük amacın neydi ?" diye sormuştum da " Hacı İmam gibi olmak !" deyişini hiç unutmamıştım.

Düşünebiliyor musunuz bundan 50-55 yıl önce Mor Ali 8-10 adet safkan GAK (Güney
Anadolu Kırmızısı) inek getirmişti ve o yıllar ortalama her biri 15 kg süt vermekteydi. Aydın olurdu Hacımirza insanı da çiftçisi de. Şehrin
bütün fide ihtiyacını (domates, biber, reyhan, lahana) bu köy karşılardı hep. Bilgi, beceri,
donanım en üst düzeydeydi bu köyde. Gerçi şimdilerde yeni nesilden Ali Koç devam
ettirmekte bu geleneği umarım başarılı olur.

Gerek bakliyat, gerekse lahana zamanı bu
köyde yüzlerce kamyon fır fır döner dururdu...

Hacımirza; bir zenginlikti, kültürdü, köydü, şehirdi, enginlikti... Hacımirza; insan-toprak ilişkisinde neler yapılabileceğinin somut bir örneğiydi...

Ahhh! Hacimirza Ahh! Nasıl kayıverdin bir yıldız gibi gözler önünden, nasıl ?

Peki !? bu şirin köyümüze hemen hemen tüm ilçe tarımsal üretiminin çeyreğı kadar üretim yaptıran güç neydi sahi? O günkü insanlarının ilçede bulunmayanı en başarılı şekilde üreten gücü. Hiç şüphesiz insan kaynağıyla beraber, farklı boyutları da etkiliydi. Ben şimdilik bu konuları irdelenmek üzere sosyal bilimciler ve tarım ekonomistlerine bırakıyorum.

Bu güzide köyümüzün son yıllardaki ekonomik sıkıntılarına, üretimin olmaması bir yana üretilen hiç bir değerin piyasada yer edinememesinin insanlar üzerinde yarattığı olumsuzlukların giderilmesi için yetkili ve yetkisiz sağduyulu her Göksun'luyu yeniden Hacımirza’ya davet ediyorum.

Haydi ! Hemen şimdi. İl ve ilçe kaynakları ve genel bütçeli kaynakların seferberliğinden söz
etmekteyim. Bu şekilde organize edilecek desteklerle Hacımirza’nın tekrar ve daha güçlü bir şekilde hem Göksunumuza hem de Kahramanmaraşımıza ve bölgeye tarımsal kalkınmada öncülük edeceğine inancım tamdır.

Hiç şüphesiz, son yıllardaki Türkiye’de köy ve köylümüzün yaşadığı ekonomik çöküntünün
ilçemizdeki boyutu daha ciddi olmakta, diğer köylerimizin ekonomik sıkıntıları Hacımirza'mızdan farklı olmamakla beraber; Hacımirza’dan başlayan ve tüm köylerimizi de
kapsayan yeniden Köy Kalkınmasının zamanının gelip geçmekte olduğunu her aklıselim gibi
düşünenlerdenim. Planlı, projeli, katma değeri yüksek, köyden şehre göçleri önleyici Kırsal Kalkınma Projelerini ne yapıp yapıp hemen devreye almazsak inanın Allah korusun geleceğimiz çok vahim, demedi demeyin...

Hacımirza ve Hacımirza'lı biz Göksun'luya çok şey öğretti, üzerimizde hak sahibi. Şimdi sıra Göksun'lu ve Goca Maraş'lı da değil mi ?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dr. Mustafa Coşkun Kale Arşivi