Toplumda Huzur
Aile, okul, toplum ve resmî yetkililere büyük görevler düşmektedir. Saygının ve sevginin olmadığı bir toplumda asla huzur olamaz. Sadece ekonomik durumun iyi olması, müreffeh bir hayat için yeterli değildir.
Maalesef dün tranvayda ayakta durmakta zorlanan ve iki eliyle demirlere tutunan bir yaşlı beyefendinin hazin manzarasına şahid oldum. Oturan ve görmemezlikten gelen bir takım iyi terbiye almamış gençlerin yer vermediğini görünce müdahele ettim ve yaşlı adamı oturttum. Konuşamayan görgülü bu beyefendi, bana gözleriyle şükranlarını belirtiyordu. Bu yaşlılar, zarurî işlerini görmek veya ruh dünyalarını ve zihinlerini rahatlatmak için vasıtalara biniyorlar. Yaşlılar için sosyalleşmek çok önemlidir.
Burası, (Etme, bulma) dünyasıdır. Bugünün gençleri, yarının ihtiyarlarıdır. İhtiyara hürmet ederken, zengin fakir, iyi kötü ayırmamalıdır. Zengine zenginliği için hürmet edilmez. Malından dolayı zengini yüceltenin, fakirliğinden dolayı fakiri aşağılayanın lanete müstahak olduğunu bildirmişlerdir. (Şir’a Şerhi) Büyükler geldiği zaman, kalkarak karşılamak müstehabdır.
İmâm-ı A’zam hazretleri, talebesi İmâm-ı Ebû Yûsuf’a, “İlim sahiplerine hürmet et! Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster!” buyurmuştur. Özellikle Müslüman ihtiyarlara saygı göstermek gerekir. Kötü-iyi ayrımı yapmadan herkese iyilik etmelidir! Mesela, belediye otobüslerine genç yaşlı, sağlam sakat, kadın erkek, zengin fakir, âlim cahil gibi çeşitli sınıflardan insanlar binmektedir. Güçsüzlere yardım etmeli, otobüse binerken, inerken yardımcı olmalı, onlara yer vermeli, ihtiyarlara, muhtaçlara yardım etmelidir. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şu meâldedir:
“Güçsüzlere, hastalara, yaşlılara ve küçüklere merhamet ediniz!” (Şir’a) Peygamber efendimizin, Allahü teâlâ, yemin ederek, “Müslüman olarak ihtiyarlayana azap etmekten hayâ ederim” buyurdu” dedikten sonra ağladığı görüldü. Sebebi sorulunca, “Allahü teâlâ, kendisinden hayâ ettiği hâlde, Ondan hayâ etmeyene ağlıyorum” buyurdu. (Beyheki) “Bir genç, bir yaşlıya, yaşından dolayı hürmet ederse onun yaşına varınca, Allahü teâlâ, ona gençleri hürmet ettirir.” (Şir’a)
İslâm terbiyesine ve kurallara riâyet edilmelidir. Kalabalık saatlerde seferler artırılmalı ve yaşlıların rahatı sağlanmalıdır. Nitekim 6 Aralık 1909 tarihinde kabul edilen “Dersaâdet (İstanbul) Otobüs ve Omnibüs Osmanlı Anonim Şirketi Şartnâmesi” şu maddelerden ibâretti:
- Otomobil, otobüs, omnibüs ve emsâlinin modeli, taşıyacağı yolcuların miktarı belediyenin izniyle olacaktır.
- Arabaların miktarı belediye tarafından tâyin ve gazetelerle ilân edileceği gibi, numaraları üstlerine yazılacaktır.
- Sırf kadınlar için ayrı olarak kâfi miktarda arabalar bulunacaktır.
- Sokaklarda beklemek yasak olup her yerde dâire mârifetiyle gösterilen yerlerde (duraklarda) bir müddet durabileceklerdir.
- Bilâ-mezuniyet arabaların tatili sebebiyle ahâlinin bîzâr edilmesine meydan verilmeyecektir ve târifeden fazla ücret alınmayacaktır. Eşya nakliyesi için ayrıca târife yapılacaktır.
- Geceleri yolculardan fazla ücret talep olunmayacaktır.
- Köprülerden geçmek için her arabadan köprü ücreti alınacaktır.
- Askerlerden yarı ücret alınıp, belediye çavuşları vazîfede ücretsiz binecektir.
- Arabaların gerek temizleme ve gerek metanetine ve gerek trenlerin yolunda hareket eylemelerine, zayıf ve sakat atlar koşulmamasına dikkat olunacak. Şehir içinde buharlı her nev’i arabaların sürati normal süratten fazla olmayacaktır.
- Makinistler ve arabacılar ehliyetli olacağı gibi, güzel ahlâklarına dâir belediyenin tasdiki olacaktır. Allahü teâlâ huzurlu toplum eylesin.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.