M.Fatih ERDOĞAN
KARNENİZ SİZİ ÇOK ÜZECEK SAYIN BAKAN
Eğitimde işler zaten iyi gitmiyorken sıkıntılara birde Covid19 belasının sebep olduğu problemler eklendi. Bilindiği gibi okullar nerdeyse bir yıldan beri kapalı. Ne yazık ki bu süre zarfında yüz yüze eğitim yapılamadı. Geçen yıl ve bu yıl ilkokula başlayan çocukların büyük bir bölümüne okuma yazma öğretilemezken ara sınıf öğrencilerine ise müfredat kavratılamadı.
MEB tarafından ‘uzaktan eğitimle’ ilgili zaman zaman yapılan açıklamalarda; ‘bu işi en iyi biz yapıyoruz’ dense de ciddiye alan kalmadı. Ciddiye alan kalmadı çünkü öğrencilerin büyük bir bölümünün evinde ya internete erişim ya da bilgisayar bulunmuyor. MEB; ‘Ekmek bulamayan milyonlarca öğrenciye pasta yedirdiğini’ söylese de bu söylemi kimse yemiyor.
Eğitimin asıl amacı ‘bir ülkenin çocuklarını, gençlerini hayata hazırlamak olmalı? Okula giden öğrencilere gelecekte yapacakları iş veya meslekler öğretilmeli. Liseden mezun olanlar mutlaka bir meslek sahibi yapılmalı. Üniversite eğitimi ise lise de öğretilen mesleğin doktorası, mastırı şekline dönüşmeli. Böylece yaşı 23, 24 olan birisinin işsiz kalmasının önüne geçilmeli. Doğru olan bu değil mi? Peki, bunlar yapılıyor mu?
Öğrencilere eğitimin her aşamasında ‘mesleki eğitimin dışında değerler eğitimi’ de verilmelidir. Değerler eğitimi kâğıt üzerinde değil, öğrencilerde davranış oluşturacak düzeyde verilmelidir. Onların, ‘iyi birer yurttaş olmaları, yasalara, gelenek ve göreneklere uymaları, hak ve adaletten şaşmamaları, ailesine, devletine ve milletine faydalı olmaları, edepli ve terbiyeli olmaları’ gibi değerler mutlaka kazandırılmalıdır.
Bizim eğitim sistemimiz maalesef anlattıklarımla hiç uyuşmuyor. 12 yıl süren zorunlu eğitimin sonunda ortaya hiçbir işe yaramayan diplomalı işsizler ordusu çıkmaktadır. Üniversitelerden mezun olan öğrencilerin büyük bir kısmı iş bulamamakta, bu nedenle hayattan zevk alamamaktadır. Ne acıdır ki ‘her şeyi bilen’ havasında ki yetkililer soruna çözüm bulacaklarına, ‘Devlet üniversite mezunlarına iş vermek zorunda değildir’ diyerek sorumluluktan kaçmakta, beceriksizliklerine kılıf uydurmaktadır.
Oysa yapacakları iş açık ve net bellidir. ‘Liselerin tamamını meslek lisesine dönüştürmek ve mezunları iş bulamayan fakülteleri kapatıp yerine mezunlarına ihtiyaç duyulan fakülteler açmaktır.’ Çok hızlı bir şekilde bu düzenleme yapılmalıdır. Aksi halde atama bekleyen yüz binlerce öğretmenlik, işletme, iktisat, iş idaresi, ekonomi, ekonometri, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, muhasebe ve finansal yönetim, maliye, yönetim bilimleri, kamu yönetimi, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, mühendislik v.b. bölüm mezunlarının sayısı katlanarak artacaktır.
Eğer tedbir alınmaz ise girmesi oldukça zor olan Hukuk, Mimarlık, Rehberlik, Psikoloji, Sosyoloji gibi alanlar ve özel yetenek isteyen Müzik, Görsel Sanatlar ve Spor bölümlerinden mezun olanlarda bu işsizler kervanına katılacaklardır. Ülkenin bir numaralı sorunu haline gelen ‘Diplomalı İşsizler’ meselesi daha fazla ihmal edilmemelidir. Yoksa ‘uzun yıllardan beri iktidarda yan gelip yatan siz siyasiler’ de mutlaka işsiz kalacaksınız...
Ülkenin bu denli devasa eğitim sorunları varken Sayın Milli Eğitim Bakanı kalkmış bir yıldan beri yüz yüze eğitim yapmamış öğrencilerin ‘karnesiyle’ meşgul oluyor. Bence göstermiş olduğu bu üstün gayret ve çalışma azminden dolayı kendisini milletçe ‘Yılın En Çalışkan Devlet Adamı’ seçmeli ve ‘Üstün Hizmet Madalyasıyla’ ödüllendirmeliyiz!
Sayın Bakan, Eğitim - Öğretimin normal yapıldığı günlerde dahi hiçbir önemi kalmayan karnelerin nasıl hazırlanacağını merak eden var mı sizce? Okula devam edemeyen öğrenciye not verseniz ne olur vermeseniz ne olur? ‘İlk ve ortaokullarda karne notlarının derse katılım puanlarıyla belirleneceği, yüz yüze sınavların karne notuna yansımayacağı’ sanki milletin çok umurunda.
Sayın Bakan, biran önce bu ‘karne’ işini öğretmenlere bırakıp velilerin şahsınızla ilgili hazırlamakta olduğu karneye odaklanın. Resmi ve özel okulları ve özel öğretim kurslarını biran önce açın. Açın ki çocuklar öğretmenlerine ve bilgiye kavuşsunlar. Gününüzü ‘zevahiri kurtarmak’ yerine eğitimi ve öğrencilerin geleceğini kurtarmaya ayırın. Yoksa ‘Alacağınız Karne Sizi Çok Ama Çok Üzecek.’ Bilmiş olun
Çocukluğumun Ramazanlarını Özledim II
12 Mart 2025 Çarşamba 14:48Çocukluğumun Ramazanlarını Özledim- I
11 Mart 2025 Salı 16:09Antalya’da İz Bırakanlar
05 Mart 2025 Çarşamba 15:23Ali Doğan’ı Uğurladık…
22 Şubat 2025 Cumartesi 11:31Edik Dergisi
18 Şubat 2025 Salı 13:20Maraş’ta Kurtuluş Coşkusu
11 Şubat 2025 Salı 18:56Acıyaman’ın Gözyaşı İlçesi
06 Şubat 2025 Perşembe 13:43Asrın Felaketi
05 Şubat 2025 Çarşamba 14:46Mehmet Doba’nın Anısına
01 Ekim 2024 Salı 09:33Herkes Müslüman’ım Diyor
17 Mart 2024 Pazar 14:10

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.