Naif Karabatak
İşte Benim Aday Adayım!
Yerel siyasetle hiç ilgim olmadığından, aday adayı olanlarla ilgili değerlendirme de hiç yapmadım. Oysa benim de aday adayım var, gönlümden geçen, olması gereken.
Herhangi bir iş için ortaya çıkıp, “ben bu işi yaparım” demekle, “ben bu işi diğerlerinden daha iyi yaparım” demek farklıdır.
Eğer mesele bir koltuk doldurmaksa zaten o koltuk hep doludur ve siz karışmadığınız müddetçe de dolu kalmaya devam edecektir.
Mutlaka o koltukta birileri olacak; ha Ali, ha Veli veya ha Veli, ha Ali.
O nedenle koltukta oturan, benim için bir anlam ifade etmiyor ama oturanın ne yaptığı, neler yapabileceği ve neleri yapamadığı çok şey ifade ediyor.
Eğer mesele o koltuğa değer katmaksa o zaman fark ortaya konmalı.
Görevi aldıktan sonra “bekâra karı boşamak kolay” sözünü desteklercesine öncekilerden bir farkının olmadığını göstermek, farklılığını göstermez, koltuğa ve o makama olan ihtiyacını yansıtır, hepsi bu.
Bu açıdan benim aday adayım, isimden çok, kişilikle alakalıdır.
Hamasi laflar karın doyurmuyor.
Süslü laflarla makamın hakkı verilmiş olmuyor.
Mesleğim gereği, yarım saatte yüzlerce slogan, yüzlerce farklı proje ve yüzlerce farklı yaklaşımı not etmek benim için hiç de zor değil.
Ama onların aynı zamanda bir söz vermek olduğunu bilen bir aday adayım olmalı.
“Beni bu göreve seçerseniz..” diye başladığı ve bir biri ardına sıraladığı her sözü, her projeyi, her yeni yaklaşımı sindiren ve esas olanın sözünü gerçekleştirmek olduğunda kararlı olandır benim aday adayım.
Benim aday adayımın partisinin bir önemi yok, dünya görüşünün de bir önemi yok, ırkını da önemsemem, kimliğini de…
Ama ben adayımın beni temsil ettiğini unutmamasını isterim.
Benim doğrularım, benim yanlışlarım, benim hassasiyetimi bilmeli.
Vekilliğe aday adayı olduğunu, asla asilliğe soyunmayacağının da bilincinde olmalı.
Halkın bir ağa, bey veya efendi aramadığını, hizmet eri aradığını da bilmeli.
İnsanların, mecliste kendi iradesini en gür şekilde yansıtacak, hakkını arayacak, ezdirmeyecek, horlatmayacak, tepeden bakanlara fırsat vermeyecek bir vekil aradığını hiç unutmamalı mesela, benim aday adayım…
Belki de en önemlisi; seçildiği takdirde sadece kendisinin seçildiğini bilmeli; ne annesi, ne babası, ne kardeşi, ne amcası, ne dayısı, ne de başka yakınlarının “vekil” olmadığını, “asil” olarak hakkını savunduğu halkla eşit olduğunu bilmeli.
Benim aday adayım, bugün önünü ilikleyip, yarın efelenen olmamalı; ne önünü iliklemeli hiçbir zaman, ne de efelenmeli yetkiyi aldığı zaman…
Benim aday adayım, mecliste “parmak vekil” olmaya aday adayı olmadığını,
Liderinin her dediğini emme basma tulumba gibi başını sallayarak destekleyen de olamayacağını bilmeli.
Devletin vekili değil, milletin vekili olduğunu bilerek, yasanın millete yarayanına evet, yaramayanına da “hayır” diyebilmeli, çıkmaması için de mücadelesini vermeli.
Belki de benim aday adayım, milletin avukatı olmalı; derin yapıların, terör örgütlerinin, darbecilerin, aşağılık insanların değil.
Millete karşı kumpas kuranların karşısında durmalı; bedenini tankın altına atacak yüreğe sahip olmalı.
Demokrasiyi korumanın, milletin özgürlüğünü korumak olduğunu, milletin özgürlüğünü korumanın da namus borcu olduğunu bilmeli benim aday adayım…
Yolsuzlukla ve arsızlıkla anılmak için bir göreve talip olmadığını, yasal olarak alması gereken maaşın miktarını bilerek, kendisi için tanınan imtiyazların da farkında olarak aday adayı olmalı, benim aday adayım.
Dokunulmazlık, yargının veya kolluk kuvvetlerinin keyfi arzularına karşı alındığını, halkı için böyle bir zırha ihtiyacının olmadığını/olmayacağını bilmeli benim aday adayım.
Belki de benim aday adayım, halkın en gür sesi olduğunu ve esas olanın halkın güven içinde ve en iyi şartlarda yaşama arzusunu hayata geçirmek olduğunun şuurunda olmalı.
Böyle bir aday adayı bulursanız söyleyin, onun peşini hiç bırakmayacağım…
Tweetimden seçmeler
Bazen ırkını hatırlayacaksın, bazen kimliğin gelecek aklına, bazen doğduğun yer, bazen doyduğun yer ama insan olduğunu asla unutmayacaksın!
Hanzala’nın Gülüşü
16 Ocak 2025 Perşembe 16:21Başkasının Yaşam Standardını Belirlemek
25 Aralık 2024 Çarşamba 18:10Asgari Ücret Üzerinden Adalet
05 Aralık 2024 Perşembe 15:55Takvim Yaprakları…
28 Kasım 2024 Perşembe 11:22İlginç ve Gizemli Bir Köy; Barbaros
14 Ekim 2024 Pazartesi 16:07Hikâyeler Nasıl Yazılırmış?
08 Ekim 2024 Salı 14:52Kaçıncı Dünya Savaşı?
29 Eylül 2024 Pazar 13:16‘Kadim Şehir’ Derken Bir Daha Düşünün!
10 Eylül 2024 Salı 13:02Evliya Çelebi’nin Seyyah Olduğu Yer; Ahi Çelebi Cami
04 Eylül 2024 Çarşamba 15:03Camileri Ticarethane Olmaktan Kurtarın!
19 Ağustos 2024 Pazartesi 11:18

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.