Naif Karabatak
Fotoğrafı Çekenin Ahlakı!
Magazin basını ilgi alanıma girmese de, bazen elinizde olmadan ucundan kıyısından “dedikoduları” gözümüzün içine sokuyorlar. Hatta magazin basınının reytingi düştüğünde, haberi “genelleme” yapıp, diğer gazetelerin gündemine sokmayı da biliyorlar.
Böylece magazinlik ucuz haber, “önemli haber” poşetine konulup servis edilmiş oluyor.
Bunu ciddiye alan köşe yazarı bile çıkıp, “ahlak” dersi vermeye kalkabiliyor. (Ben değil, habere balıklama atlayan sazanlardır kastım.)
Mevzumuz Pınar Altuğ’un eşiyle olan fotoğrafı…
Çocuklar Duymasın dizsindeki Meltem’in “asıl eşiyle” olan fotoğrafı.
Yani gerçek hayat, rol değil…
İsteyerek çekilen bir fotoğraf değil, izinsiz çekilen ve çok uzaktan görünen fotoğraf.
Fotoğraftaki de yasak aşkı, metresi, sevgilisi falan değil, eşi…
Çarşının ortasında değil, denizde ve kuytu bir yerde “gizliden” çekilen fotoğraf…
Ve sıkı durun kimsenin kolayca görmesinin mümkün olmadığı yerde sarılmaları…
Eşiyle sarılmasının “ayıp” olduğunu, “günah” olduğunu söylemekle kalmayıp, toplumu derinden yaraladığını falan filan bile söyleyebiliyorlar.
Kimseye ahlak ders verme konumunda değilim, magazincilerin ise böyle bir konumda olduklarını hiç düşünemiyorum.
Konunun dikkatimi çekmesi ise Bugün Gazetesi’nde Bilal Özcan’ın köşesine konu olmasıydı.
Köşesinden daha ilginci ise yapılan yorumlardı.
Neler vardı neler; “Bize düşen dua etmek, önce ahlak gelir, normal insan böyle bir şey yapmaz, pislik ve hayâsızlık içinde…” ve daha neler.
İsterseniz bu gereksiz tartışmaya katılıp, birkaç detayla içinde bulundukları açmazı kendilerine gösterelim.
Birincisi magazinciler "mayoyu" ayıp saymış oluyor ki, kafalarına bir şey düşmüş olmalı.
İkincisi sürekli “günü birlik” sevgilileri manşetleyenler, “eşine sarılmanın ayıp olduğunu” anlatma çabalarındaki komikliktir.
Üçüncüsü ise "kimsenin görmesinin pek de mümkün olmadığı" yerde eşine sarılmak "ayıp" sayılıyor, "herkesin içinde" yapılmasının teşvik edildiği anlaşılıyor.
Tartışma boş olsa da bunun için köşe yazısı yazan "çok ahlaklı" yazarlar bile var.
Ama nedense, o fotoğrafı çekenin ahlaksızlığı konuşulmuyor.
O zaman yatak odasına da girilsin, orada “ne ayıp!” diyeceğiniz çok konunun çıkacağından eminim.
Gazetecilik, başkalarının namusuna dil uzatarak, ahlak dersi vermek demek değildir.
Hanzala’nın Gülüşü
16 Ocak 2025 Perşembe 16:21Başkasının Yaşam Standardını Belirlemek
25 Aralık 2024 Çarşamba 18:10Asgari Ücret Üzerinden Adalet
05 Aralık 2024 Perşembe 15:55Takvim Yaprakları…
28 Kasım 2024 Perşembe 11:22İlginç ve Gizemli Bir Köy; Barbaros
14 Ekim 2024 Pazartesi 16:07Hikâyeler Nasıl Yazılırmış?
08 Ekim 2024 Salı 14:52Kaçıncı Dünya Savaşı?
29 Eylül 2024 Pazar 13:16‘Kadim Şehir’ Derken Bir Daha Düşünün!
10 Eylül 2024 Salı 13:02Evliya Çelebi’nin Seyyah Olduğu Yer; Ahi Çelebi Cami
04 Eylül 2024 Çarşamba 15:03Camileri Ticarethane Olmaktan Kurtarın!
19 Ağustos 2024 Pazartesi 11:18

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.