Bu köşe bana ait. Altına imzamı attığım her satırda, “Mehmet Taş” olarak konuşurum.
Ne gizlenirim ne başkasının ağzıyla konuşurum.
Diğer köşemde Kahramanmaraş’a iz bırakmış, hoş bir sada bırakmış insanları yazıyorum.
Ama bir şartla…
Yalnızca tanıdığım, konuştuğum, aynı sofrayı paylaştığım, aynı sokakta yürüdüğüm insanları.
Yaklaşık 45 yıla dayanan gazetecilik hayatımda hafızama kazınmış isimlerdir onlar.
Kulaktan dolma hikâyelerle, başkalarının anılarıyla yazı inşa etmem.
İntihale bulaşmam.
Çünkü yazı dediğin, yaşanmışlığın izini taşımalıdır.
İşte bu köşede de güncel hadiseleri; kendi penceremden, kendi vicdanımdan süzerek yorumluyorum.
Kimseyi memnun etmek için değil, doğru bildiğimi söylemek için…
6 Şubat 2023 depreminin ardından insanın kendini toparlaması kolay olmuyor.
Bunu en iyi yaşayan bilir.Hâlâ evimden yazıyorum.
İş yerim var, çok şükür…
Ama asıl mesele mekân değil; ruh hâli.Sessizlik…
Sakinlik…
Ve insanın kendiyle baş başa kalması…Mutluluklarımla, acılarımla, pişmanlıklarımla yüzleştiğim bir dönemden geçtim.
Belki de bu sürece “yeniden kendini dinleme” demek daha doğru.
Deprem sonrası, kıymetli dostlarım Bekir Doğan ve Abdurahman Akbaba ile Maraş Gündem TV çatısı altında güzel canlı yayınlar yaptık.
İnanıyorum ki geriye güzel bir hatıra bıraktık.
Yeniden bir araya gelir miyiz?
Bunu zaman gösterir.
Sağlık, hayatın sürprizleri, yeni projeler…
Ama şunu net söyleyeyim:
Yayın yapsak da yapmasak da biz üç dost, üç arkadaş, her zaman birbirimizin yanındayız.
Bu süreçte verdikleri destek için her ikisine de gönülden teşekkür ederim.
Gelelim başlığa…
Hani derler ya; insanın hayatında bir “ikinci bahar” vardır.
Belki de benim için o bahar şimdi başlıyor.
Hem hayatımda…
Hem mesleğimde…
Keçelinin o meşhur sözü gibi:
“Çay koy, yeniden başlıyoruz!”
Niyetim tam olarak budur.
Beni yakından tanıyanlar bilir;
Açık sözlüyümdür.
Lafı eveleyip gevelemem.
Vicdanım ne diyorsa, kalemim de onu yazar.
Bu yüzden sevenim de vardır, sevmeyenim de…
Ama sevmeyenler bile şunu bilir:
Benimle ilgili kimse ahlaka, edebe dair tek bir söz söyleyemez.
Ben bardağın dolu tarafına bakmayı tercih ederim.
Başkalarının özel hayatlarında yaşadıklarıyla ilgilenmem.
Merhum Necip Fazıl’ın dediği gibi:
“Çöplükte çöp aramam.”
Allah izin verir, kısmet ederse…
Hayatımın bundan sonrasını “ikinci bahar” olarak adlandırıyorum.
Güzel kentim için…
Güzel insanlar için…
Yazmaya, çizmeye ve yaşamaya devam edeceğim.
Çayı yeniden koyduk.
Sohbet daha bitmedi.
Haydi…
Başlıyoruz!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.