Bir kedinin hayatımıza kattıkları
Yaklaşık yirmi ay önceydi. Büyük kızım annesini ikna ederek eve 45 günlük yavru bir kedi getirdi.
Kızımızı kıramamıştık. İlk önceleri evde hayvan beslenir mi diye itiraz etmiştim. Ama çocuklarımız üzülmesin diye ses çıkartmamıştık. Depremden yeni çıkmıştık. Sakinleştirici ilaçlar kullanıyor neredeyse iki günde bir mezarlığa gidiyorduk. Gülüyor konuşuyorduk ama içimiz kan ağlıyordu.
Yavru kedi geldikten bir hafta sonra evimize bir huzur gelmişti. Hanım etrafı sürekli temizliyor, çocuklara nereden bu hayvanı getirdiniz diye çıkışsa bile o da yavruya alıştı.
Evde her zaman neşe hakim olmaya başlamıştı. Yavru kedi bizlerle ayrı ayrı oynuyordu. Eve geldiğimde odanın birine kaçıyor sonra kendini gösteriyor evde saklambaç oynamaya başlamıştık.
Kedi ile oyunlar oynuyor videolar çekiyor sosyal medya hesaplarımızda paylaşıyorduk.
Akşamları kimse eline cep telefonunu alıp odalarına çekilmiyordu. Oturma odasında toplanıyor çaylarımızı içiyor sohbet ediyorduk. Hiçbir kapı kapalı olmamalıydı. Ev kedinin hakimiyetine geçmişti. Hanıma “Anma” diye seslenmesi yok mu, hanımı çok mutlu ediyor adeta hanıma terapi yapıyordu.
Biraz daha büyüdükten sonra ailede yaşayanların karakterlerini yansıtmaya başlamıştı.
Sabah ezanı vaktinde bizleri uyandırmaya çalışması, sonra bir hanımın bir benim seccademe geliş gidişleri bizleri çok mutlu ediyordu.
Geceleri yatma vakti geldiğinde, hanımın yastığına yatıyordu. Biraz orada mırnavladıktan sonra gidiyordu. O hırıldaması bize tam bir terapi yapıyordu.
İşyerinden eve geldiğimde benimle oynamak istemesi önüme yatması beni sev demesi onunla oyalanmam iş stresini bir anda yok ediyordu. Bilgisayarımı açtığımda hemen masaya çıkar ekrana bakar, çalıyorum hadi in dediğimde de bana bir bakış fırlatarak inerdi.
Bir hafta önce 20 Haziran 2025 Cuma günü saat 06.00 ile 08.00 arasında çalıma odamdaki pencerede ki tel korkuluktan sarkarak düştü.
Onu yerdeki korkuluk demirlerinde görüp oradan çıkartırken yaşadığım acıyı hiçbir dönemde yaşamadım.
Kızım YKS sınavları vardı. Kızım iki gözü iki çeşme ağlayarak sınavlara girdi. Canı sağ olsun.
Eve tekrar bir kedi almayı şimdilik düşünmüyorum. Bir haftada yaşadığımız acı ve elem bize bir ömür boyu yeter diye düşünüyorum.
Teselli kaynağımız ise; Allah verdi Allah aldı diyoruz.
20 ay kadar ancak oldu. Bu süre içinde evde kedimiz çok mutlu yaşamıştır. Bizimde mutluluk kaynağımız olmuştu.
30 Haziranda Kahramanmaraş dışına çıkacağız aile olarak. Bir süre evden ve şehirden uzaklaşmak istiyoruz.
Kedimizin adını kızım “lupin” koymuştu.
Lupin’siz evimizin tadı tuzu kalmadı. Geldiğimizde evde huzur bulamaz isek tebdili mekanda ferahlık olur düşüncesiyle evimizi değiştirmeyi düşünebiliriz.
Kimi insanlar “bir hayvan” diyor kesip atıyor. Öyle değil işte. Bir havyan size çok şey öğretiyor.
Hayvan deyip geçmeyin. Biz yaratılanı yaratan aşkına sevmiştik.
Yaklaşık bir ay sonra görüşmek üzere kalınız sağılcakla!..
YENİ BİR BAŞLANGIÇ: ZAMANIN RUHUNU YAKALAMAK
24 Nisan 2026 Cuma 13:42Eğitim Modelimiz Ne Kadar Milli?
22 Nisan 2026 Çarşamba 12:08Tanıtım Günleri: Bir Şehrin Sessiz Gücü
17 Nisan 2026 Cuma 13:41KURŞUNLAR YÜREĞİMİZE İŞLEDİ
16 Nisan 2026 Perşembe 11:41Dijital Vicdan: Kaybettiğimiz Şey Tam Olarak Bu mu?
13 Nisan 2026 Pazartesi 14:32KARDEŞLİK VE DOSTLUĞUN ADI SELİM CÜCE
04 Mart 2026 Çarşamba 09:17İŞİYLE KONUŞAN BİR SANAYİCİ CENGİZ ONARAN
26 Şubat 2026 Perşembe 11:18BİR DÖNEMİN EFSANESİ METE ESKİGÜN
23 Şubat 2026 Pazartesi 22:50BİR SİYASET USTASI OSMAN OKUMUŞ
19 Şubat 2026 Perşembe 22:15KUMAŞTAN UÇAK YAPAN ADAM
15 Şubat 2026 Pazar 23:54

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.