Muzdarip Ama Gururlu

Muzdarip Ama Gururlu

Siz okurlarımın hatırlayacağınız üzere, Kahramanmaraş Balkan Türkleri Temsilcisi Selçuk Kurtsatar, tarihin kulaktan duyma, doğruluğu kanıtlanmamış uydurma bilgilerle öğrenilemeyeceği; bunların yetersiz hatta yanıltıcı olabileceği tespitinde bulunmuştu. (Kurtsatar’ın Tarihe İlişkin İzdüşümü. Esat Beşer. Maraş Gündem Gazetesi. 24 Nisan 2026)

“Gitsinler!” Safsatası

“Otuz milyonu aşkın nüfusumuzla, biz tüm Türkiye’deki Balkan Türkleri kendimizi şüphesiz çok iyi biliriz” açıklamasında bulunan Selçuk Kurtsatar, kendileri aleyhine “Gitsinler!” safsatası karşısında, muzdarip ama gururlu bir tavır takınır ve aklıselim düşünür. Böylesine alçakça safsata yayanların ise, asıllarına rücu ederek konuştuklarına ilişkin serzenişte bulunur:

“Bunların çoğu yüce Türk milletinin içinde yaşayan ama Kurtuluş Savaşı’nda köşe bucak saklanıp isimlerini ve dinlerini değiştiren kılıç artıklarıdır.”

Balkan Türkleri’nin aleyhine “Gitsinler!” safsatası yayanlara “Siz kimsiniz de Rumeli’den göç eden soyu sopu Türk ve Müslüman olan Evlâd-ı Fâtihân torunlarından bu kadar rahatsız oluyorsunuz?” şeklinde soru yönelten Selçuk Kurtsatar, bir Türk’ün kardeşlerinden rahatsız olmasının imkânsız olduğunu vurgular:

“Şunu iyi bilin ki; sizden her şey olur. Sadece Türk olmaz. Neden olmaz? Çünkü; bir Türk, kardeşlerinden rahatsız olmaz. Siz, tarih boyunca, hep böyleydiniz ve hep böyle kalacaksınız. Bu zaten sizin kanınızda var. Kandan gelen rahatsızlıklarda tedavi çok zordur. Kandaki hastalığın adı kanserdir ve tedavisinde çözüm bulunamayan en illet hastalıktır.”

Bu toprakların kadim sahiplerinin öz evlatları olarak geri geldiklerini ve şimdi burada olduklarını vurgulayan ve Balkan Türkleri’nin aleyhine “Gitsinler!” safsatasına istinaden “Hangi soytarının gücü yetecek de bizi geri gönderecek?” şeklinde bir soru yönelten Selçuk Kurtsatar, muzdarip bir üslupla, buna benzer bir başka durumu da hicveder:

“Giderken arkamızda bıraktığımız ve kendilerini kardeş bildiklerimiz, geri geldiğimizde, “Geldikleri yere geri gitsinler” diye zırvalayanlara “Durun bakalım! Siz kim oluyorsunuz da kardeşlerimize bunu söylüyorsunuz?” diye karşılık vermemeleri de bizi ayrıca rahatsız ediyor. Gerçi, önemli değil. Biz, otuz milyonu aşkın nüfusumuzla, kendimizi çok iyi biliyoruz. Bu bize yeter.” diyerek tevazu gösterir.

“Türk’ün Tarihi Osmanlı’yla Başlamaz!”

“Biz Osmanlıyız” diye böbürlenenlere istinaden, Türk’ün tarihinin Osmanlı’yla başlamadığını; dolayısıyla, “Biz Osmanlıyız” söyleminin yetersiz olduğunu ifade eden Selçuk Kurtsatar, “Balkanlar’dan gelenler de gitsinler” hışmına karşılık şu tepkide bulunur:

“Ben oradayken, sen düzgün olsaydın, ben buraya geri gelmezdim zaten. Tıpkı Anadolu topraklarımızda olduğu gibi Balkanlar’da kanla aldığımız o toprakları da bırakmazdım.”

1989 yılında, Bulgaristan’dan göç eden yani Anadolu’ya geri gelen Balkan Türkleri’nin de çok büyük acılar ve katliamlar yaşayarak Anadolu’ya geri geldiklerini aktaran Selçuk Kurtsatar, bir önceki yazımda bana şu açıklamada bulunmuştu:

“Yörük Türkmenleri, 14. yüzyılın ilk yıllarından itibaren, Osmanlı Devleti’nin fethettiği Balkanlar’a yerleşmişlerdir. Ne var ki; 19. yüzyılın sonlarından itibaren, Balkanlar’daki bu topraklar kaybedilmiştir. Bunun üzerine, Yörük Türkmenleri, anavatanlarına yani Anadolu’ya dedelerinin topraklarına geri gelmişlerdir.” (Kurtsatar’dan Tarihsel Gerçekler! Esat Beşer. Maraş Gündem Gazetesi. 27 Nisan 2026)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Esat BEŞER Arşivi