Bir Feministin Teşekkürü
Tarihi iyi bilmemek, ecdâda iftirada bulunmaya ve hatta ihanet etmeye sebep olmaktadır. Bunun yanısıra ecnebîlerin aldatıcı tarihî bilgileri kitaplarına kaydetmeleri de, bazı kişilerin parlak ve şanlı tarihini inkâr etmesine ve karanlık görmesine yol açmaktadır. Nitekim ecdadımızın kadına verdiği değer adeta inkâr edilmektedir. Sağlam tarih kitapları bunu teyid etmektedir. Meselâ şu malumat bunu açıkça göstermektedir:
19. yüzyıl sonlarında
dünyanın çeşitli memleketlerinde düzenlenen milletlerarası fuarlar, o devirdeki devletler için kendilerini tanıtma fırsatı sunuyordu. Bu sebeple, Osmanlı Padişahı Sultan II. Adülhamid Han, bu fuarlarda Osmanlı Devletinin temsil edilmesine çok önem veriyordu.1893 senesinde Amerika Birleşik Devletleri Hükûmeti, Sultan Abdülhamid’e özel bir heyet göndererek, Kristof Kolomb’un Amerika kıtasını keşfinin 400. Yıldönümü dolayısıyla Chicago’da düzenlenecek milletlerarası fuara Osmanlı Devletini de davet etmişti. Osmanlı Hükûmeti, bu fuara Hakkı Paşa başkanlığından bir heyetle katıldı. Fuar alanının, Osmanlı Devletine ayrılan bölümünde örnek bir Anadolu köyü kurulmuş ve burada el sanatları sergilenmişti. Aynı günlerde Amerika’da yaşayan bazı Suriye’li Arapların, turistik maksatlı sema gösterisi yapması, Amerika’daki Osmanlı Büyükelçisinin protestosuna sebep oldu.
Diğer taraftan, aynı günlerde Chicago’da toplanan Kadınlar Edebiyat Kongresi’nde İspanyol yazar Esmeralda Cervantes, daha önce memnun kaldığını söyleyerek, Osmanlı ülkesinde kadınların eğitim ve öğretimine dair bir bildiri sunmuş, konuşmasının sonunda kadınların eğitimine yaptığı katkılar dolayısıyla Sultan Abdülhamid’e yazılı bir teşekkür gönderilmesini teklif etmiş, bu teklif bu kongrede alkışlarla kabul edilmişti. Ayrıca, kongreye katılan kadın yazarlardan Teresa Veyle’de, İslamiyetin fazilet ve güzelliğine dair bir bildiri sunmak istediğini belirtmiş, bu bildirinin hazırlanması için fuardaki Osmanlı heyetinden yardım istemişti. Hakkı Bey, oradaki heyet ile birlikte İngilizce olarak, İslamiyeti kısaca izah eden bir bildiri hazırlayıp, Teresa Veyle’e gönderdi.
Ne acıdır ki, günümüzde kadınlara işkence ve katliam ana haberlerden eksik olmuyor. İnsanlar da yasal tedbir alınmalıdır diyerek, kendilerince meselenin çözümünü dile getiriyorlar. Aslında bütün bu insanlığa yakışmayan suçların gerçek çözümü, erkeklerin İslâmiyetin kadınlara verdiği hakları öğrenmeleridir. Şayet bunları öğrenirlerse, kadınlara asla bu tür insanlığa aykırı davranışlarda bulunmazlar. Nitekim İbrahim Hakkı Erzurûmî, erkeğin kadına karşı nasıl davranması gerektiğini “Ma’rifetnâme” adlı kitâbında şöyle kaydetmektedir:
“Ey azîz! Erkeğin zevcesi ile görüşmesinde, otuz şeyi yapması lâzımdır:
1 - Ona karşı her zamân, güzel huylu olmalıdır. Allahü teâlâ iyi huylu olanları sever. Huysuzları sevmez. Bir insanı incitmek harâmdır. İşkence yapanın evlenmesi harâmdır.
2 - Ona karşı her zamân, yumuşak davranmalıdır. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buurmuştur: “Müslümânların en iyisi, en fâidelisi, zevcesine karşı iyi ve fâideli olandır”.
3 - Eve gelince zevceye selâm vermeli, yanî selâmün aleyküm demeli ve nasılsın diye hâtırını sormalıdır.
4 - Onu tenhâda neşeli görünce saçlarını tutup, okşamalı, gülerek, bûs etmeli ve sarılmalıdır.
5 - Tenhâda üzüntülü görünce, onu çok sevdiğini, acıdığını söyleyip hâlini sormalı, tatlı şeyler söylemelidir.
6 - Yapamayacağı şeyleri bile söz vererek gönlünü almalıdır. Çünkü o, evinde kapalı, başkalarından ümitsiz ve yalnız kendisine alışmış olan dostu, dert ortağı, ekmek vericisi, kendini neşelendiricisi, çocuklarını yetiştiricisi ve ihtiyâçlarını gidericisidir. Allahü təâlâ hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.