TAZİYE KÜLTÜRÜ – 2

Kahramanmaraş Taziye Kültürü konulu yazımı 8 Ekim 2018 de kaleme almıştım. Yine bu hususta yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim.

Bir kaç gün önce şehrimizde sevdiğimiz bir arkadaşımız (Dişçi Durdu Özsağır) vefat etmişti. Allah rahmet eylesin. Güzel Müslümandı. Taziye için Büyükşehir Belediyesi tarafından  Şeyh Adil Taziye Evi tahsis edilmişti. 3.gün hatim programına katıldık. Genelde 3.gün Mevlüt okutulur ve hatim merasimi yapılırdı. Bu kez hatim için cüz dağıtıldı. Hatim tamamlanınca Hoca efendi diğer hatimlerle beraber duasını yaptı. Sonra Hoca efendi yayılan taziye bidatlarından bahsetti.

Gerçekten taziye kültürümüze bidatler girmiştir. Mevlid-i Şerif Peygamberimize atfen güzel bir övgüdür. Ancak Mevlid-i Şerif okutarak hem hocalar ücret aldığı için  töhmet altında bırakılıyor hem de İslâm da yeri var zannediliyor.

Hoca efendi, taziyelere gönderilen tatlılara da karşı çıktı. Sanki merhum iyi ki ölmüş de tatlı yeniyor. Bu da bidat dedi.

Cenaze yakınlarına yemesi için gönderilen yemekler de amacından çıkmış. Artık yemeklere isim yazdırmak ve liste tutmak yaygınlaşmış. Yani “ benim cenazeme kim yemek gönderdi ise ben de ona gönderirim “ anlayışının yaygınlaştığı görülmektedir. Sanki Allah rızası için yemek verilmesi ödünç yemek verilmesine dönüşmüş. Sümme haşa, düğünde takılan ödünç takı gibi. Ayrıca ihtiyaç sahibi hariç başka birileri de buraları karın doyurulan yer olarak mesken tutanlar var.

Taziye evlerine ehli  sünnet karşıtları da fırsat bilip  sohbet yaptıkları görülmektedir. Kafaları bulandıran böyle gruplar için adeta taziye evleri, yeni mekanları olmuştur.

Diğer taraftan mala yani konuşmalar, boş sözler çok konuşulmaktadır. Gereksiz gülüşmeler de dikkat çekmektedir. Aslında taziyeye gelen kişiler tefekkür içerisinde olmalılar, sanki kendimiz ölmüş gibi ibret almalıyız. Acaba kendi ölümümüz nasıl olacak? Son nefesimizde imanımızı koruyacak mıyız? Kabir azabı çekecek miyiz? Alacak verecek hesabımız kalmış mıydı? Arkadan bizi anacak güzel nesil bıraktık mı? Hele cenaze namazı kılmadan önce İmam soruyor; “Hakkınızı merhuma  helal ediyor musunuz? “ Ya birisi çıkıp ta “helal etmiyorum” derse vay halimize. Belki de vardır böyle alacaklı ama sesini çıkarmaya çekiniyordur. Haliyle hesaplaşma ahirete kalıyordur. İşte bu hususlar gündemimizde olmalıdır. Nice feci ölümler de var; Cinayet, intihar ve imansız ölüm gibi. Allah bu tür ölümlerden hepimizi muhafaza eylesin.

Yukarıdaki hususlara karşı Belediye ve Diyanet Başkanlığı işbirliği yapabilir. Toplum olarak bilinçlendirilmeliyiz. Güzel bir şey yaparken onu ifsat edecek hususları bilip sakınmalıyız. Taziye evleri güzel bir hizmet olmuştur.

Vesselam halk olarak bu yerleri bilinçli kullanmalıyız.

Önceki ve Sonraki Yazılar