İşi Ehline Vermek!

İşi Ehline Vermek!

Akıllı yönetici, işi ehline vererek başarıya imza atar.
Ahmak yönetici ise kendisinden akıllı çalışan istemez; günlerini lay lom ile geçirir, gider olan memlekete olur.

Sevgili okurlarım!

Bugün ben az yazacağım, siz çok anlayacaksınız!
Öyle ya; bugün 15 Mayıs 2026 Cuma… Cumanız mübarek olsun.

Dinimiz İslam, istişareye büyük önem vermiştir. İstişare ile ilgili en bilinen hadis-i şeriflerden biri şöyledir:
“İstişare eden pişman olmaz.”

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) istişarenin önemini şöyle ifade ediyor:
“İstihare eden mahrum kalmaz, istişare eden pişman olmaz, iktisat eden darlık çekmez.” (Taberanî)

“Ben, ben” diyen kişi kaybetmeye mahkûmdur.
“Ben biliyorum, ben kimseye sormam, benim kimsenin aklına ihtiyacım yok. Ben buraya nasıl geldim!” diyorsa bir insan ya da bir yönetici, bilin ki hayatındaki çöküş bugün başlamıştır.

Gazetecilikte bir kural vardır: Haber kaynakları çok önemlidir. Sorup öğrenmek çok önemlidir. Biz her şeyi bilemeyiz; sorar, öğreniriz. Sorunca bir yerimiz eksilmiyor. Yazılarımızı okuyanlar bazen,
“Maşallah, bu konuyu nereden buldun?” diye soruyorlar.

“Ben” merkezli çalışma yerine “biz” merkezli çalışmalıyız.

Bir belediye başkanı düşünün…
Kendisinden daha akıllı, daha zeki, işi bilen insanları kadrosuna alıp çalıştırıyorsa, o muhakkak başarılı olur.

Ama yok;
“Benim bildiğimi başkası bilmesin” diyerek etrafına çocukları topluyor, ağabeylik havası atıyorsa; işte o gün başarısızlığın diplomasını aldığı gündür.

Akıllı ve bilgili danışman tutan kazanır.

Bu şehrin tozunu toprağını yutmuş nice bilge insanları var!
İsimlerini yazsam, “Haa, bu yazıyı o yazdırmış” diyecekler. Bu sebeple isim vermiyorum. Ama herkes şunu iyi bilsin: Kahramanmaraş’ın çok sayıda bilge insanı vardır.

Belediyecilikten siyasete, sanayicilikten KOBİ’lere, eğitimden yatırıma kadar her alanda yetişmiş, bilgi sahibi insanlar var.

Bu bilge insanlar sülük gibi yapışmaz!
Vurguncu gibi hortumlamaz!
Sadece bildiği doğruları söyler.

Ama bizim yöneticilere yaklaşmak için sanki fırıldak olacaksın, her gün kırk takla atacaksın, hortumlayacaksın; sırtını partiye dayayarak her yeri sömüreceksin… İşte böyle yapanlar el üstünde tutuluyor. Gerçekleri söyleyen ise değersiz görülüyor.

Bugün dönüp geçen yıllara bakıyorum, yanıyorum.

Gaziantep ile Kahramanmaraş’ı kıyaslıyorum…
Kıyas götürmüyor!

Oradaki yöneticilere bakıyorum; kendilerinden daha akıllı danışmanlarla, daha donanımlı yardımcılarla çalışıyorlar. Her gün yeni bir işe imza atıyorlar.

Ya bizde?
“Benden akıllı biri öne çıkar, makam koltuğumu kaptırırım” korkusuyla hareket ediliyor. Böyle olunca kara günler birbirini takip ediyor.

Babam bugün hayatta olsa, bir de ona danışsam bana kim bilir neler söylerdi…

Yazık…
Bu şehrin bilge sanayicileri var, hem de çok sayıda…
Bilge mühendisleri var, onlarca…
Bilge yöneticileri var; ama bir köşede atıl bekliyorlar.

Görünce üzülmemek elde değil dostlar…

Ne diyelim…
Kim ne anlarsa anlasın!

Hayırlı Cumalar diliyorum.
Yöneticilerimize Allah akıl, ufuk ve vizyon versin inşallah.

İyi okumalar güzel dostlar…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bekir Doğan Arşivi