Esat BEŞER
Rüzgârlar Şehri Bakü
10 Aralık 2025 – 16 Ocak 2026 tarihleri arasında Bakü’deydim.
Malumunuz üzere, Azerbaycan’ın başkenti Bakü, Kafkasya’nın en büyük şehridir. Ayriyeten, Azerbaycan’ın bilimsel, kültürel ve sanayi merkezidir.
31 Ekim 2019 tarihinde, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na Tasarım Şehri olarak katılan Bakü, Doğu’nun Paris’i olarak anılmaktadır. Bir başka ifadeyle, Doğu ve Batı kültür geleneklerinin bir arada var olduğu Bakü, özgün ve benzersiz görünümüyle, Doğu’nun Paris’i olarak ün kazanmıştır. Öyle ki; Bakü’de birçok kültür ve mimari tarz bir arada yer almaktadır.

İçeri Şehir ise, 2000 yılında, UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak belirlenmiştir.
Bakü, uluslararası çapta büyük etkinliklere de ev sahipliği yapmıştır. Öyle ki; 57.ci Eurovision Şarkı Yarışması (2012), 2015 Avrupa Oyunları, UEFA Avrupa 2020 ve 2024 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı Bakü’de düzenlenmiştir.
Rüzgârlar Şehri
Deniz seviyesinin yirmi sekiz metre altındaki Bakü, tüm yıl boyunca esen sert rüzgârlarıyla bilinmektedir ve bu nedenle, “Rüzgârlar Şehri” lakabını almıştır.
Bakü, dünyanın en yüksek bayrak direği rekorunu kırmıştır ve Devlet Bayrağı Meydanı, bugüne dek göndere çekilen en büyük bayrağa ev sahipliği yapmaktadır.
Bakü ayriyeten, Hazar Denizi’ndeki en büyük limana, Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı’na ev sahipliği yapmaktadır. Bu liman, 1902 yılında kurulmuştur. Haydar Aliyev Uluslararası Havalimanı ise, bölgenin en büyük ve teknik açıdan en gelişmiş havalimanı konumundadır.
20. yüzyılın başında, Bakü petrol yatakları dünyanın en büyükleriydi ve uluslararası piyasalarda satılan petrolün yarısı Bakü’den çıkarılmaktaydı. Dahası, petrol patlaması, Bakü’nün muazzam bir şekilde büyümesine katkıda bulunmuştur.

1856 – 1910 yılları arasında, Londra, Paris, New York veya Tokyo’nun nüfus artış oranından daha hızlı büyüyen Bakü, 2011 Dünyanın En Pahalı Şehirleri Listesi’nde 48. sırada yer almıştır.
Columbia Üniversitesi’nden Profesör Williams Jackson, Konstantinopolis’ten Ömer Hayyam’ın Evine (1911) ismindeki eserinde, şöyle yazmıştır:
“Petrol, solunan havada, burun deliklerinde, gözlerde, sabah banyosunun suyunda (içme suyunda olmasa da, çünkü o uzak maden kaynaklarından şişelerle getiriliyor), ütülenmiş çarşaflarda – her yerde bulunur. Bakü’den ayrılırken edinilen izlenim budur ve bu durum çevrede kesinlikle doğrudur.”
Bakü’deki tüm dostlarıma selam olsun.
Salamat Qalın!

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.