Mehmet TAŞ
Nerede O Eski Bayramlar...
Yayınlanma:
Dilimize işlemiş her bayram tekrarlanan klasik bir deyiştir: nerede o eski bayramlar.
Sahiden de geçmiş bu günden daha güzel miydi?
Eğer bu gerçekse neden insanımızın daha mutlu olduğu o günleri hatırlayamıyoruz.
Aslında bu geçmişe hayıflanma bir uyum sağlayamama ve adaptasyon sorunu, zamana yetişememe bu zaman içerisinde sahip olduğumuz altyapı ve birikimle üretici olamama durumu.
Müthiş bir bilgi ve teknoloji akını içerisinde yaşıyoruz ama bu bilgi ve teknoloji üretilmiyor aksine ithal ediliyor.
Değişime uyum sağlayıp bu değişimin aktif bir parçası, yönlendiricisi olamıyor.
Zaman biraz daha hızlı değişirken durağanlık ve geleneksellik daha belirginleşiyor, geriye gidiş hızlanıyor, mesafe açılıyor.
Ve klasik deyiş bir tekrarlanıyor: nerede o eski bayramlar.
Ah eski bayramlar, ah! diyenlerden misiniz?
Ama zamanın değişimine ne kadar direnebilirdik ki? Ulaşım hızlandı, iletişim hayal edebileceğimizin çok ötesine geçti. Eskiden aklımızdan bile geçmeyen birçok şey, bugün vazgeçilmez oldu bizim için.
Gereksinimler listesi uzadıkça uzadı. Beklentilerimiz arttı
Yeniliklere isteyerek alıştık, yavaş yavaş biriktirdik
Sonra da yakınır olduk hayatımızı kuşatmalarından.
Eski bayramlar derken özlediğimiz, belki de çocukluğumuz, eski tasasız günlerimizdir
Doya doya yaşardık çünkü o günleri
Sıkıntıları, yorgunlukları büyükler çeker, ama belli etmezlerdi.
Bize de sevindirilmek, şımartılmak düşerdi.
Bayram denice akla Yardımlaşma ve paylaşma duygularının doruğa çıktığı güzel gün gelir akla
Yardımlaşma ve paylaşma duygularının doruğa çıktığı kurban bayramı bütün Müslümanlara kutlu olsun!, Sevinç ve hüzünlerin paylaşıldığı, mutluluk kaynağı kurban bayramı, Bugün tanıdığımız tanımadığımız herkesle bayramlaşalım, Dost akraba ziyaretleri, mutlu edilen çocuklar, bu mutluluk havası bayramdan sonra da sürsün!, Bayram kardeşlik ve dayanışmanın yaygınlaşıp kök salmasının vesilesi olsun vs. vs.
Bayramların kökeni dine dayanır.
Göçebelikten yerleşik düzene geçen insanoğlu toprağı işlemeyi öğrendiğinde uygarlıkla tanıştı. Yardımlaşma ve paylaşma duygularının doruğa çıktı.
Bayramı en güzel şekilde idrak etmek istiyorsak, sadece çocukları izlememiz yeterli
En duru, en saf, en masum duyguları onlar yaşıyor
Onların neşeleri, neşemiz; neşemiz bizim bayramımızdır
Bayram, gönüllerimizin coşmaya duyduğu hasret, ruhumuzun huzura, sükûnete hasret duyduğu vuslat günüdür
Bayram, insanın insana muhabbetten hasıl olan kavuşma, kucaklaşma ve coşma günüdür
Bayram, insanı hayatın negatif yönlerinden kurtaran can simididir
Bayramın engin duygularında boğulmamız dileğiyle
Bereketli, huzur dolu, mutlu bayramlara...
YENİ BİR BAŞLANGIÇ: ZAMANIN RUHUNU YAKALAMAK
24 Nisan 2026 Cuma 13:42Eğitim Modelimiz Ne Kadar Milli?
22 Nisan 2026 Çarşamba 12:08Tanıtım Günleri: Bir Şehrin Sessiz Gücü
17 Nisan 2026 Cuma 13:41KURŞUNLAR YÜREĞİMİZE İŞLEDİ
16 Nisan 2026 Perşembe 11:41Dijital Vicdan: Kaybettiğimiz Şey Tam Olarak Bu mu?
13 Nisan 2026 Pazartesi 14:32KARDEŞLİK VE DOSTLUĞUN ADI SELİM CÜCE
04 Mart 2026 Çarşamba 09:17İŞİYLE KONUŞAN BİR SANAYİCİ CENGİZ ONARAN
26 Şubat 2026 Perşembe 11:18BİR DÖNEMİN EFSANESİ METE ESKİGÜN
23 Şubat 2026 Pazartesi 22:50BİR SİYASET USTASI OSMAN OKUMUŞ
19 Şubat 2026 Perşembe 22:15KUMAŞTAN UÇAK YAPAN ADAM
15 Şubat 2026 Pazar 23:54

MehmetAkpınar
Ağlayan bir ümmet mi, yürüyen bir nesil mi?
Dr. Mustafa CoşkunKale
Göksun'da Halı, Kilim ve Dokuma Kültürü
BekirDoğan
“Ülkenin Sahibi Biz Miyiz?”
Prof. Dr. RecepDikici
Nazarı İtibara Alınmalıdır
MehmetGÜLER
Bütün anketler ve eğitimciler ara sürelerin devamı hususunda görüş beyan ederken sahanın sesi yine mi dinlenmeyecek?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.