Mehmet Akpınar
Dünya Bizi Bekliyor
Karanlığa taş atmak yerine,aydınlığa mum yakmak gerekir…
Sürekli kötülüklerden ve kötülerden bahsederek iyiliğe ulaşılamaz…
Putları tek tek yok ederek,putları bitiremezsiniz,putlarla uğraşmaktansa,putların hepsini yerle bir eden İbrahimler yetiştirmek gerekiyor…
Kötülükle,yanlışlarla mücadelenin temeli,akidesi ve imanı sağlam bireyler yetiştirmekten geçiyor…
Bataklıktaki sinekleri öldürerek,bataklığı kurutmak imkansızdır…
Bataklığı kurutmanın yollarını uygulamak gerekiyor…
İmandan mahrum yetişen bir nesle, kızarak,ötekileştirerek,kınayarak bir başarıya ulaşamayız…
Ruhların kuraklaştığı günümüzde,sinesinde Allah sevgisini taşıyan, imanlı bireyler yetişirse,bütün proplemler,çözüme kavuşacaktır…
Yapay kanunlarla ve önlemlerle,toplumsal çöküşe ve imansızlık hastalığına bir çözüm bulmak mümkün değildir…
Kuran’ın yaklaşımıyla ve alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber,Muhammed (s.a.v)’in bize miras bıraktığı sünnetiyle,yaşam tarzı ve anlayışıyla,ürkütmeden,bıktırmadan,yumuşak bir lisanla ve örneklikle,müjdeleyerek ve nefret ettirmeden bu sosyal değişimi gerçekleştirebiliriz…
Kötülükler ve yanlışlıklar,kötü davranarak ve dışlayarak,ortadan kaldırılamaz…
Kötülüklerin panzehiri, iyilikle yaklaşmak ve merhamet kanadını açmaktan ibarettir…
Kötülüğü iyikle yoketmek,Kuran’ın metodudur,müslümanların metodudur…
Bu metod,bir anlayışın,bir uygarlığın,bir vizyonun eseridir…
Ama ne yazık ki,biz müslümanların vasfı olması gereken özellikleri ve planları uygulayanlar,İngilizler ve amerikalılar olmuşlardır…
Yeryüzünü bu metodla fethediyorlar:ancak;sömürüyorlar…
İyiliği ve güzelliği telkin ederek,tüm dünyayı ateşe vermeye devam ediyorlar…
Yeryüzünü acıya,açlığa ve kana buluyorlar…
Oysaki,İslam alemi, tüm dünyaya,huzuru ve adaleti,iyiliği ve güzelliği hakim kılmalı değil miydi?…
Nesiller,onların gösterdiği seraplı yollara meylediyorlar,onların demokrasi ve özgürlük yalanlarıyla avutuluyor…
Çünkü,özgürlüğün ve adaletin gerçek sahipleri müslümanlar,derin bir uykuya dalmış gözüküyor ve dünyevileşmenin zirvesini yaşıyorlar…
Sahipsiz kalan genç nesillerde, ne yapacağını bilemediğinden,uyuşturucunun ve eğlencenin pençesinde yokolmaya devam ediyor…
Yeni dünya düzeni,insanlığa, umutsuzluğu,mutsuzluğu ve tembelliği kazandırıyor…
İnsanlık, büyük bir buhranın ve yıkılışın eşiğinde beklemektedir…
Bize emanet edilen Kuran ve Sünnete yönelerek,yeniden Asrı Saadeti, yeniden Selçukluyu,yeniden Osmanlı’yı,ayağa kaldırabiliriz…
Sözlerimi peygamberimizin sözüyle noktalamak istiyorum;
“Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmayacaksınız: Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünneti.”
Selam ve dua ile kalınız…
Mahallenin Kalbinde Yeniden Hayat…
18 Nisan 2026 Cumartesi 14:44Çocuk Değil, İhmaller Büyüyor…
17 Nisan 2026 Cuma 13:37“Her Sohbet Sohbet Değildir”
01 Nisan 2026 Çarşamba 09:33Birlik Olmadan Zafer Olmaz
28 Mart 2026 Cumartesi 11:27Adaletin Terazisi
23 Mart 2026 Pazartesi 08:59“Samimiyetin Gücü”
27 Şubat 2026 Cuma 12:05“Bir Gönül Kazanmak”
24 Şubat 2026 Salı 10:28“Flamenko: Susturulanların Yazdığı Tarih”
13 Şubat 2026 Cuma 12:07“İki Günü Eşit Olanlar ve Kaybedilen Endülüs”
12 Şubat 2026 Perşembe 16:35“04.17 — Tanıklık”
02 Şubat 2026 Pazartesi 13:17

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.