Mehmet TAŞ
Bizim Üniversiteler ne iş yapar?
Yüksek Öğretim kurumları yani Üniversiteler, eğitim, bilim üretmelerinin yanı sıra ülkelerine demokrasinin yerleşmesi içinde özgür düşünceyi öğrencilere ve topluma yerleştirir.
Ama bizim ülkemizde Üniversiteler bilim ve özgür düşüncenin yayılması noktasında sınıfta kalmışlardır.
Demokrasiyi, demokrasi bilincini topluma yerleştirmek yerine statükoyu ve tek tip insan oluşturulması yönünde en katı baskı uygulayan birer özerk kurumlar haline gelmişlerdir.
12 Eylül sonrasında kurulan Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) kendi uygulamalarıyla baskıcı bir anlayışın doğmasına bizatihi teşvik etmiştir.
Ülkemizde sosyal grupların çoğalıp artması bir yana en masum bir örgütlenme bile rejim tehlikeye girer mantığı ile bastırılmıştır. Bunun sonucu ise legal olması gereken bu sosyal organizasyonlar illegal olmuş ve devleti ile barışık olmayan milyonlarca küskün insanlar oluşturulmuştur.
Bu gün ülkemizde vatan görevi yapmaktan kaçarak kendilerine vicdani redci dediğimiz insanlar bu baskı ve yanlış uygulamalar sonucu ortaya çıkmıştır diye düşünüyorum.
Bu coğrafya içinde yaşayan her birey vatan beklemeyi bir namus borcu olarak algılar ve öyle davranır. Toplamda genel kanı bu yöndedir.
Üniversitelerimizin acıklı hali ile ilgili bana gelen bir elektronik postayı yayınlamak istiyorum.
ÜNİVERSİTELERİMİZ PATENT FAKİRİ!
Ülkemizde Temmuz 2009 tarihi itibariyle üniversite sayısı 139 oldu. Peki, hiç merak edeniniz oldu mu? Ülkemizde üniversite başına düşen patent sayısı kaç adet?
Biz araştırdık. Üniversite başına düşen patent sayısı 0,2 adet, bir başka deyişle Türkiyede Üniversitelerin yaptığı patent başvuru sayısı sadece 28 adet, yanlış okumadınız sadece 28.
Yabancı üniversitelerin Türkiyedeki patent sayısı ise 337 adet. Tam 12 katı. Yabancı üniversitelerin Türkiyedeki patent sayısına bakarak ne kadar çok patent almışlar demeyin. Şimdi sıkı durun, yabancı üniversitelerin Avrupada aldığı patent sayısı ise 100.000 adedin üzerinde. Avrupa ve Amerika da bazı üniversitelerin aldığı patent sayısı 750 adedin üzerinde.
Cumhur AKBULUTGenel Müdür YardımcısıİSO 9001-2000 Kalite Yöneticisi
Bu durumda ne yapmamız gerekiyor diye sorulacak bir soruya en içten cevap ise; YÖKün kaldırılması, tam sivil bir anayasa.
Bu ülkede tam sivil bir anayasa hayata geçirilmeden, katmerleşen hiçbir sorun çözülmez.
Terör ise silahlı savunma ile hiç çözülmez. Neredeyse 25 yılı aşkın bir süredir sürekli savaş halinde olan ülkemizde milletimiz artık bu savaşın da bitmesini istiyor.
Bir ülkenin dinamik yapısı olarak nitelendirdiğimiz Üniversitelerimiz kuruluş amaçlarına uygun yasalar ile idare edilmediği sürece hiçbir şey düzelmez.
Şimdi doğal olarak bir soru ile yazıma noktayı koymak istiyorum.
1992 yılında kurulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin hiç patenti var mı?
YENİ BİR BAŞLANGIÇ: ZAMANIN RUHUNU YAKALAMAK
24 Nisan 2026 Cuma 13:42Eğitim Modelimiz Ne Kadar Milli?
22 Nisan 2026 Çarşamba 12:08Tanıtım Günleri: Bir Şehrin Sessiz Gücü
17 Nisan 2026 Cuma 13:41KURŞUNLAR YÜREĞİMİZE İŞLEDİ
16 Nisan 2026 Perşembe 11:41Dijital Vicdan: Kaybettiğimiz Şey Tam Olarak Bu mu?
13 Nisan 2026 Pazartesi 14:32KARDEŞLİK VE DOSTLUĞUN ADI SELİM CÜCE
04 Mart 2026 Çarşamba 09:17İŞİYLE KONUŞAN BİR SANAYİCİ CENGİZ ONARAN
26 Şubat 2026 Perşembe 11:18BİR DÖNEMİN EFSANESİ METE ESKİGÜN
23 Şubat 2026 Pazartesi 22:50BİR SİYASET USTASI OSMAN OKUMUŞ
19 Şubat 2026 Perşembe 22:15KUMAŞTAN UÇAK YAPAN ADAM
15 Şubat 2026 Pazar 23:54

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.