Yanlış Aydınlatma Gözü Bozuyor
Gün ışığından en az yararlanılan dönemin; kış ayları olduğunu anlatan Özkan, ev veya ofisteki ortam aydınlatmalarının göz sağlığı açısından taşıdığı risklere dikkat çekerek, doğru aydınlatmanın önemini vurguladı. Göz sağlığı için ofiste ve evde kullanılan aydınlatmaların büyük önem taşıdığını kaydeden Özkan "Ofislerde kullanılan ışığın odanın her bölümüne homojen dağılması gerekiyor. Çalışma yüzeyinin parlaklığı, bakılan nesnenin parlaklığının en az üçte biri olmasına dikkat edilmeli. Bu nedenle ofis ortamlarında genel ışık veren aydınlatmalar, floresan veya kompakt floresanlı armatürlerin seçilmesini öneriyoruz. Halojen ve spot gibi direkt ışık veren aydınlatmaların ise sadece vurgulanmak istenen noktalarda kullanılmasına özen gösterilmeli" dedi.
"AZ IŞIKTA ÇALIŞMAK ÇOCUKTA GÖZ BOZUKLUĞU NEDENİ"
Op. Dr. Özkan, özellikle gelişim çağındaki çocukların çalışma ortamlarında ışık düzeninin iyi planlanması gerektiğini ifade ederek, açıklamasını da şöyle sürdürdü; "Çocuğun çalışma masasındaki aydınlatmanın gün ışığı gibi tüm renkleri doğru haliyle göstermesi, göz sağlıklarını korumak ve yorulmadan uzun süre çalışmalarını sağlamak için önemli. Az ışıkta veya halojen olmayan aydınlatma altında uzun süre çalışan çoğun gözleri çabuk yorulur. Bu durum, okuduğunu iyi görememe ve çabuk sıkılma ve yavaş algılama gibi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle çalışma ortamları aydınlık olmalı ve ışığın direkt gözlerine yansımamasına dikkat edilmelidir."
"TELEVİZYON IŞIĞINDA OTURMAK GÖZLERİ YORUYOR"
Göz sağlığı için televizyonun kesinlikle karanlıkta izlenmemesi uyarısını yapan Yetkin Özkan, televizyon ekranının çok ışıklı, çevre karanlık olduğu zaman gözün yorulduğunu, özellikle ışığın dengelenmesi açısından televizyonun bulunduğu bölümün aydınlatmasının iyi olması gerektiği tavsiyesini dile getirdi. Evlerde tasarruflu lamba olarak da bilinen akkor halojen lambaların seçilmesi uygun bir tercih olacağını savunan Özkan, söz konusu lambaların çıplak olarak kullanılmaması ve ışığının doğrudan göze gelmemesi gerektiğini belirtti.
"DİREKT IŞIKLARDAN KAÇINILMASI DOĞRU BİR YAKLAŞIM"
Işığın ortamı ısıttığı gibi aşırı ısınmanınsa gözlerde kuruluğa neden olabileceğini anlatan Özkan, kuruluğun da aynı zamanda da; kızarıklık, batma ve kum varmış gibi takılma ve yanmalara sebep olabileceğini söyledi.
Özkan, "Göz kuruluğuna karşı önlem olarak direkt ışıklardan kaçınmak gerekir ancak bu mümkün, değilse yüzümüzü sık yıkayarak, soğuk kompresler uygulayarak ya da gözyaşı damlalarıyla gözyaşımızın kurumasına da engel olabiliriz" diye konuştu. Göze direkt gelen ışıkların bazı yatkın kişilerde migren ataklarını tetikleyebileceği ifade eden Op. Dr. Özkan, "Bazı kişilerde göze direkt ışık gelmesi migren ataklarını tetikleyebilir. Migreni olan kişiler ağrıyı gözlerinde hissettiklerinden bunu göz ağrısı sanırlar, ancak ana neden migrendir. Böyle kişilerin gözlerini, direkt ışıklardan mutlaka korumaları gerekir" dedi.
İHA
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.