Aşırı Sıcaklarda Nasıl Oruç Tutacağız?
Yaşlılık, hastalık, aşırı sıcaklar, hamilelik, savaş, tehdit ve seferberlik nedeni ile oruç tutulmayacağını belirten ilahiyatçılar, Allah hiç kimseye yüklenemeyeceği yükü yüklemez diye konuya açıklık getirdiler.
Kahramanmaraş’ta hava sıcaklığı 40 dereceyi geçiyor ve insanlar pazartesi günü oruç tutmaya başlayacak ve sıcaklar insanları doğal olarak düşündürüyor. Gerçekten de ülkemiz sıcak bir yaz geçiriyor. Ağustos ayı ise en sıcak ay, tam 16 saat oruç tutacaklar. Sokaktaki insanları soruyoruz, bir kısmı bir fakiri doyurarak orucu geçirmeyi düşünürken, bir kısmı sıcaklara rağmen oruç tutacağını söylüyor. İsminin açıklanmasını istemeyen Hatice K., köyde tarlada çalıştıklarını ve sıcakların aşırı olması dolayısı ile çok zorlandıklarını belirterek, elimden geldiğince tutacağım. Ancak zaman zaman orucu mu bozuyorum, ne yapmam gerektiğini bende bilmiyorum! Dedi bizde Mehmet Kır hocaya İslam’ın kolaylık dini olduğunu hatırlatarak yüce dinimizin sıcakta oruç tutmanın hükmünü sorduk. Kır şunları söyledi; “Bu gün bu soru bana çokça soruldu. Biraz araştırma yaptım. İlmihal ve diğer kitaplarda; “Oruca başlamış bir insan akıl veya vücut sağlığına zarar verecek derecede açlık veya susuzluk hali ile karşılaşırsa orucunu açar ve daha sonra kaza eder. Böyle ciddi bir tehlike karşısında orucunu bozduğu için günahkâr olmaz. Açlık veya susuzluğun sağlığına bu derecede zarar vereceği güvenilir bir doktor tarafından söylenmişse o zaman oruca hiç başlamaz ve ileride bu durum geçince onu kaza eder” deniyor.
İŞTE ORUÇ TUTMAYI MÜBAH KILAN MAZERETLER
İlahiyatçılar ise bu konuda şu açıklamayı yapıyor; “İslâm dini, insandan gücünün yetmeyeceği veya onu önemli sıkıntılara düşürecek görevler istemez. Bu temel ilke ibâdetler için de geçerlidir. Kur'an'da Ramazan ayında oruç tutmayı emreden âyetlerde hasta veya seferde (yolculukta) olanların orucu, o günlerde tutmayıp daha sonra tutacakları veya tutabilecekleri bildirilir. Bundan dolayı başta hastalık ve sefer olmak üzere Ramazan ayında oruç tutmamayı mubah kılan bazı durumlar vardır. Bunlar, Yaşlılık, Hastalık, Aşırı sıcaklar, Hamilelik, Savaş, Tehdit ve Seferberlik nedeni ile oruç tutulmayacağını “Yaslanmış, artık açlık ve susuzluğa dayanamayacak hale gelmiş kişiler oruç tutmak yerine her günün orucuna karşılık bir fakire fidye verirler. Fidye, bir insanın bir günlük yemek bedelidir ki genellikle Ramazan ayında ilân edilen fitre (fıtır sadakası) ile aynı miktardadır. Hastalık bir başka sebeptir; Kur'ân-i Kerîm'deki ilgili âyetlerde (el-Bakara 2/184) herhangi bir sınırlama getirilmeksizin hasta olanların oruçlarını daha sonraki günlerde tutacağı belirtilir. Oruç tuttuğu takdirde hastalığının artacağı veya tedavisinin gecikeceği kanaatinde olan insan orucunu bugünlerde tutmayıp daha sonra iyileşince geciktirmeksizin kaza eder. İyileşme olmaksızın hastalık hali ölümle sonuçlanırsa bu günler için herhangi bir sorumluluk da yoktur. İyileştiği ve kaza etme imkâni bulduğu halde kaza etmeden ölmüşse o günlerin orucundan sorumlu olarak ölmüş sayılır. Bu durumda her günün orucu için bir fitre verilir.Burada anlatıldığı şekilde hasta olan birisi oruca hiç niyet etmeyebileceği gibi oruca başladıktan sonra gün içinde hasta olmuşsa da orucunu bozabilir ve daha sonra sadece kaza eder. Aşırı sıcakta bir sebeptir.Oruca başlamış bir insan akıl veya vücut sağlığına zarar verecek derecede açlık veya susuzluk hali ile karşılaşırsa orucunu açar ve daha sonra kaza eder. Böyle ciddi bir tehlike karşısında orucunu bozduğu için günahkâr olmaz. Açlık veya susuzluğun sağlığına bu derecede zarar vereceği güvenilir bir doktor tarafından söylenmişse o zaman oruca hiç başlamaz ve ileride bu durum geçince onu kaza eder. Diğer sebepler ise hamilelik, yolculuk, savaş ve tehdittir. Ramazan’da düşman karşısında savaşan bir Müslüman eğer oruç tuttuğu takdirde zayıf düşecekse o günlerde oruç tutmayıp sonra kaza edebilir. Fiilen savaş başlamamış da olsa o gün baslayacağını biliyorsa bu durumda da oruç tutmayıp sonra kaza edebilir. Oruçludan, ölüm tehdidi veya vücut organlarından birine ciddi manada zarar verme tehdidi altında orucunu bozması istenirse orucunu bozar ve sonra kaza eder. Farz veya vacip oruca başlayan birisinin ziyafet sebebiyle orucunu bozmasına izin verilmez.” Diyorlar.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.