Anestezi Tıpta Ayrıcalıktır
Türkiye Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Ünitesi uzmanları, geleneksel tıpta ve modern tıpta ayrıcalıklı bir yere sahip bulunan anestezinin birçok hastalığın tedavisinde ve her türlü cerrahi müdahalede kullanıldığını söylediler.
Kelime olarak, anestezinin duyuların yokluğu ve hissizlik anlamına geldiğini, hayati fonksiyonlarda değişme olmaksızın, bilinç kaybı ile beraber duyuların ve bazı reflekslerin geçici olarak kaybolması olarak tanımlandığını ifade edildiğini ifade eden Türkiye Hastanesi uzmanları, tıpta son derece önemli bir yeri olan anestezinin 5 bin 500 yıllık bir geçmişi bulunduğunu, eldeki verilerin anestezinin M.Ö. 3 bin 500 yıllarında kullanıldığını gösterdiğini açıklayarak, "Ancak, modern anestezinin tarihi 1846 yılında, eterin anestezik özelliklerini tanıtan Thomas Gren Mortan ile başlıyor. Bunu daha sonra diğer anestezik ajanların ve morfin gibi anesteziklerin kullanılması izliyor. Anestezi böylelikle hızlı bir gelişme sağlıyor. Türkiye'de ise anestezinin ilk uygulayıcısı Sadi Sun olarak biliniyor" dediler.
Genel anestezi, bölgesel anestezi ve sınırlı uyuşturma olmak üzere üç çeşit anestezi uygulamasının bulunduğunu kaydeden uzmanlar, "Türkiye Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Ünitesi, her tür ameliyatın yapılabildiği hastanemizde, anestezi sırasında hasta güvenliğini sağlayan ileri teknolojiye sahip ameliyat salonları ve standartlara uygun teknik ekipmanla hizmet veriyor. Anestezi uzmanları ameliyat öncesi değerlendirmeleriyle, hastanın ameliyat öncesi ilaç terapisinin belirlenmesinde, operasyon sırasındaki anestezi uygulamalarında ve ameliyat sonrası ağrı tedavilerinde aktif rol oynuyorlar. Hangi nedenle olursa olsun, ameliyat olması gereken hastanın, muhakkak anestezi uzmanı tarafından görülüp, muayene edilmesi gerekiyor. Anestezi uzmanı ameliyat öncesi hastayı ziyaretinde daha önce ameliyat olup olmadığını, sarılık tüberküloz gibi önemli bir hastalık geçirip geçirmediğini, sistemik bir rahatsızlığı olup olmadığını ve devamlı kullandığı ilaçlar bulunup bulunmadığını öğrenip, kısa özgeçmişini dinliyor. Bu bilgilenmeden sonra kan sayımı, kan testleri, şeker, üre, karaciğer enzimleri, böbrek testleri, elektro kardiyografi, akciğer grafisi gibi test ve tahliller yapılıyor. Gerekirse diğer branşlardaki uzman hekimlerden konsültasyon isteniyor.
Son aşamada ise hastaya; uygulanacak anestezi şekli, riskler ve operasyon süresi anlatılıyor, hastanın soruları yanıtlanarak bilgilenmesi sağlanıyor. Özellikle narkoz korkusu olan hastalar başta olmak üzere; hastalara pre-medikasyon denilen korkuyu azaltıcı, rahatlatıcı bir takım ilaçlar veriliyor. Çocuklara ise tedirgin etmemek amacıyla meyve suyu içine karıştırılmış rahatlatıcı ilaçlar içiriliyor. Ameliyattan sonra gerek anesteziye, gerekse operasyon cinsine bağlı olarak ameliyat ağrısı, gıcık, bulantı, baş ağrısı gibi bazı sorunlar gözlenebiliyor. Ancak bu sorunlar yerinde müdahaleler sayesinde gideriliyor" dediler.
Ameliyat öncesi hastaların dikkat etmesi gereken hususlar olduğunun altını çizen anestezi uzmanları şunları söylediler:
"Ameliyata girerken aç olmalı. Ameliyat olmadan 2 hafta önce başlayarak, kan sulandırıcı ilaçlar almamalı. Sigara kullanıyorsa, ara vermeli, sağlığı için sigarayı bırakmalı. Doktoruna kullandığı ilaçları ve geçmişindeki sağlıkla ilgili problemleri bildirmeli"
İHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.