Alerjik Rinit K.Maraşlıların Sorunu

Alerjik Rinit K.Maraşlıların Sorunu
Gribim deyip hastaneye gitmeyen hatalarda ileriki zamanlarda astıma ve akciğer hastaları için önemli sağlık sorunları teşkil ediyor.

Grip ve Alerjik Rinitin sağlık açısından ayırt edilmesi gerektiğini vurgulayan Kahramanmaraş Megapark Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Dr. Hanifi Dağoğlu, vatandaşların bu konuya önem vermesi gerektiğini anlattı.

 

Grip aşısını uygulama alanlarını değerlendiren ve aşıya yönelik halka tavsiyelerde bulanan Dr. Hanifi Dağoğlu, şu noktalara dikkat çekti:

“Tabiatta 2 milyar tür grip yapan virüsler var. Başarılı bir aşının bu 2 milyar tür virüse de etkili olması gerekir. Günümüzde yapılan aşılar, bir önceki yıl salgın yapmış virüslerden iki tanesi izole edilerek gerekli değişime uğratılıp aşı elde ediliyor. Yani başarı şansı 2 milyarda iki, milyarda bir. Bütün viral aşılarda 10 binde bir oranıyla ansefalit olma riski var. Ansefalit, beyin apsesidir. Şimdi bir aşı var elimizde başarı oranı milyarda bir, ansefalit riski 10 milyarda bir. Dolayısıyla grip aşısını ben hastalarıma tavsiye etmiyorum. Bunu ağır akciğer hastaları, kanser hastaları, ağır şeker gibi düşkün olup ta, küçük bir enfeksiyonda ölüm riski olan hastalara tavsiye ediyoruz. Ama sağlıklı çocuklara, yetişkinlere tavsiye etmiyoruz. Genel kanı da bu.”

 

Geçen dönemlerde ortaya çıkan ve dünyada büyük yankı uyandıran Domuz Gribi aşısına da değinen Dağoğlu, kendisine ve çocuklarına aşı yaptırdığına vurgu yaptı. Domuz gribinin bir daha Türkiye’yi etkileyemeyeceğini söyleyen Baş Hekim Yardımcısı, “önceki zamanlarda bir domuz gribi salgını olmuştu, orda virüs izole edilmişti ve o virüsün öldürücü olduğunu da biliyorduk. Dolayısıyla o binde bir ölüm riskini göze almamız gerekiyordu. Ben hekim olarak kendime, çocuklarıma yaptırdım ve hastalarıma da tavsiye ettim. Bu yılki grip aşısı farklı. Artık domuz gribinin de Türkiye’de salgın yapacağını sanmıyorum; çünkü insanların bir kısmı aşılandı. Dolayısıyla öldürücü etkisi olmayacaktır. Şuan ki grip salgınlarına aşı tavsiye etmiyoruz.” diyerek grip aşısının öldürücü oranının dar olduğunu ifade etti.  

 

Virüslerin tarihte de salgın hastalık olarak göründüğünü ve binlerce insanı öldürdüğünü söyleyen Dağoğlu, tabiatın virüslerin genetik yapısını değiştireceği gibi insanların da laboratuar şartlarında bunların genetik yapılarını değiştirebileceğini anlattı.

 

Önceden insanların ölümüne ve salgınların insan hayatını büyük oranda tehdit ettiğini; fakat günümüzde bu tehditlerin teknolojinin ilerlemesiyle birlikte azaldığını ifade eden Dağoğlu, Grip aşısında oluşan en önemli riskin ansefalit olduğunu vurguladı.

Grip aşısına yönelik açıklamalarda bulunan Dr. Dağoğlu, “grip aşısı viral canlı aşıdır. Başarı oranı da çok düşük. Dolayısıyla bu büyük riske, küçük bir başarı için risk almak doğru değil. Ama kızamık gibi öldürücü, ölüm oranı yüksek olan, yüksek riskli hastalıklardaki virüs aşıları çok başarılı oldukları için kullanılıyor. Çok şükür çiçek gibi, kızamık gibi hastalıklarda aşılar sayesinde dünyada yok denecek düzeye geldi.” dedi.

 

Sağlık bakanlığının ekonomik yükümlülüğü fazla olan aşıların rutin aşı yöntemine dönüştürdüğünü anlatan Dağoğlu şunları söyledi:

“Kabakulak, suçiçeği, kızamıkçık gibi viral enfeksiyonlar aşıları var. Onlarda ölüm riski çok düşük olduğu için ve ansefalit olabileceği için aşı profiline alınmaz. Aşılar karaciğer hastalığına bile neden olmaktadır. Sarılık aşısının ekonomik külfeti çok fazla olduğu halde sağlık bakanlığı bunu rutin aşı profiline aldı.”

 

Grip aşısının kullanım zamanlarına vatandaşların dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Dağoğlu, “eğer kronik rahatsızlıkları olan hastalar grip aşısı kullanacaksa, havalar soğumadan hemen önce eylül, ekim gibi yaptırmalılar. ‘ben grip olmayacağım.’ düşüncesinde olmak yanlış bir düşünce.” ifadelerini kullandı. 

 

Alerjik enfeksiyonlarının grip hastalığından ayırt edilmesi gerektiğini ifade eden Dağoğlu, alerjik reaksiyonların gribe göre daha tehlikeli olduğunu söyledi. Hastaların gribi alerjik reaksiyonlardan ayırt etmesi gerektiğini anlatan Dağoğlu şunları kaydetti:

“Hastalarımızın çoğu grip diye geliyor; ama Alerjik Rinit. Alerjik Rinitin gribal enfeksiyonlardan ayırt edilmesi gerekir. Şu an Alerjik Rinit özellikle Kahramanmaraş için bir halk sağlığı sorunu. Eğer ateş varsa viral enfeksiyon düşünmeli vatandaşlar. Ateş olmadan halsizlik, bitkinlik burun tıkanıklığı varsa Alerjik Rinit düşünülmelidir. Akabinde kulak, burun, boğaz uzmanlarına başvurmalılar. ‘ben gribim’ deyip ihmal edilmemeli; çünkü burunda alerji varsa astım riski doğar. Bu hastalar akciğer hastası ise, bu problemleri artabilir. Onun için ihmal etmemeleri gerekmektedir. Alerjik Rinit genetiktir.” Elif Çayır

 

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.