Mehmet TAŞ
BUNUN SONU NEREYE VARACAK?
Ülkemizde elinde biraz gücü olan her insan, kendini Devletten ve Hükümetten daha üstün görme gibi bir hastalıga kapılmış.
Her hangi bir kentte, biraz parası olan bir iki bin işçi çalıştıran sanayici, kamuoyunda ve sokakta biraz agırlıgı olan siyasetçi, tirajı biraz yüksek bir gazetede çalışan yazar, muhabir yada sahibi, daha sayayım mi ki; kendilerini dev aynasında görerek hep ?ben? eksenli bir dünya ve anlayış bekliyorlar.
Bunun sonucu ortada.
Mezarlıkların nice vazgeçilmez insanlarla dolu oldugunu unutarak, her şeyi kendine mübah görüyor ve yaptıklarının dogru oldugu noktasında da hiçbir şüphe duymuyor. Tabii etrafına çöreklenen yalakaların sayesinde ise bir süre sonra da kendini neredeyse ilah sanmaya başlıyor.
Buna ?hazım? sorunu deniliyor.
Bir insan hiç ummadıgı kadar ?paraya? kavuşunca ne yapacagını şaşırıyor, ya etrafına dagıtıp har vurup harman savuruyor ya da daha çok cimrileşerek, kimseye zırnık koklatmıyor. Bunun sonucu adı ya cimriye çıkıyor, ya da savurgana.
Siyasette de durum bundan farklı degildir.
Bir insan birden kendini rüyasında bile göremeyecegi bir makam ve mevki elde edince ya zalim oluyor ya koltugun hakkını veremiyor.
Son yıllarda emek vermeden makam ve mevkilere gelmeler arttı. Ben bunu çok az ömrü olan gökteki yıldızlara benzetiyorum.
Son günlerde Başbakan Tayyip Erdogan ile medya devi Aydın Dogan arasındaki polemige deginmek istiyorum.
Ülkemizde kanunlar ve kuvvetler ayrılıgı net bir şekilde tanımlanamadıgı için, herkes işine geldigi gibi konuştugu için biri başbakan biri de onlarca TV ve gazetesi olan patron.
Yani iki dev.
Medya ile ilgili adam gibi bir kanun çıkartılmadıgı için, bir çok insan sermayesini korumak ve tehdit unsuru olarak medya sektörüne girdi.
Daha önceden bu sektör içinde boy gösteren insanlar ise büyüdükçe büyüdü.
SONUÇ MU?
Işte ortada.
Bir medya patronu Başbakana kafa tutuyor.
Bir gazeteci olarak bazı konuları hazmedemiyorum.
Ülkemizde kanunlarımız AB kanunları gibi olsaydı. Başbakan bunları söylemezdi.
Medya patronu da böyle efelenemezdi.
O halde Ak parti iktidarının birinci önceligi, bu millete uygun tam özgür bir sivil anayasa oluşturmak için dügmeye basmak olmalıdır.
Her alanda kuşatma altında oldugumuz bir tezatlar ülkesi haline gelen Türkiye"de sorunların çözümü için baş vuracagımız yegane dayanak DEMOKRASI"dir.
Demokrasinin tam hakim olması için de DEMOKRATIK bir Anayasaya ihtiyaç vardır.
Bu olmadıgı sürece, bizler hep bu kavgaları izlemeye devam edecegiz.
YENİ BİR BAŞLANGIÇ: ZAMANIN RUHUNU YAKALAMAK
24 Nisan 2026 Cuma 13:42Eğitim Modelimiz Ne Kadar Milli?
22 Nisan 2026 Çarşamba 12:08Tanıtım Günleri: Bir Şehrin Sessiz Gücü
17 Nisan 2026 Cuma 13:41KURŞUNLAR YÜREĞİMİZE İŞLEDİ
16 Nisan 2026 Perşembe 11:41Dijital Vicdan: Kaybettiğimiz Şey Tam Olarak Bu mu?
13 Nisan 2026 Pazartesi 14:32KARDEŞLİK VE DOSTLUĞUN ADI SELİM CÜCE
04 Mart 2026 Çarşamba 09:17İŞİYLE KONUŞAN BİR SANAYİCİ CENGİZ ONARAN
26 Şubat 2026 Perşembe 11:18BİR DÖNEMİN EFSANESİ METE ESKİGÜN
23 Şubat 2026 Pazartesi 22:50BİR SİYASET USTASI OSMAN OKUMUŞ
19 Şubat 2026 Perşembe 22:15KUMAŞTAN UÇAK YAPAN ADAM
15 Şubat 2026 Pazar 23:54

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.