Mehmet TAŞ
“Aladağ” bir yangın yeri
Geçen yıl bu günlerde Diyarbakır’da yanan öğrencileri konuşurken bu yıl da Adana’da Aladağ’da yüreğimiz yandı.
Aladağ’ın serinliğine inat 12 can, 12 kız öğrenci, 12 hayata yeni başlayan canlarımız bir yangında yandı kül oldu.
Buna yürek dayanır mı?
Buna hangi vicdan sessiz kalır?
Buna hangi yürek sevinir?
**
Âlemlere hayat veren, can veren Yüce Allah; “tedbirinizi alın takdiri bana bırakın!” diye bize öğüt vermiyor mu?
“Tedbir alınmamış ise, buna ‘kader’ demek hangi akıl ve vicdana sığar?”
Aladağ’da ki yurt yangını ile ilgili yazılıp çizilenlere baktım. Devlet adına yapılan açıklamaları takip ettim, izledim.
“Kur’an-ı Kerim” öğrenmek amacıyla o yöredeki köylerimizde oturan ailelerin çocukları bu kül olan canlar.
Bu çocuklar, bu cennet kokan çocuklar sadece Allah’ın kelamını öğrenmek ve insanlığa hizmet etmek istiyorlardı.
**
Bu yurtların denetimini devletimize bağlı kurumlar yapar. O yurdu kuran ona maddi ve manevi destek veren insanların göz altına alınması belki de ceza verilmesi kül olan bu çocukları geri getirir mi? Vicdanları soğutur mu? Yüreklere su serper mi?
Oysa bu yurtlar yapılırken teknik ve fiziki şartlar göz önünde bulundurulsaydı, uygunluğu araştırılsaydı daha iyi olmaz mıydı? Peki bu yurtları denetleyen, bu yurtlara ruhsat veren, bu yurtlara çalışma ruhsatı veren kurum, kuruluşların hiç mi günahı yok?
**
Dün Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatih Mehmet Erkoç’u birkaç dostumla ziyaret ettik.
Büyükşehir Belediyesinin 2017 yılında yapacağı çalışmaları, şehrin ulaşım ve park sorunu ve çözüm yollarını konuşurken, söz döndü dolaştı Aladağ’da ki bu yangın faciasına geldi.
Sayın Erkoç, Büyükşehir Belediyesi olarak bu gibi hadiselerin yaşanmaması için gerekli bütün tedbirlerin alındığını, umuma açık işletmeler, yurtlar ve okulların sürekli denetlendiğini özellikle üstüne basa basa vurguladı.
İtfaiye Daire Başkanı ve bir ekibin sabah saatlerinde Aladağ ilçesine gittiğini, yangının neden çıktığını ve bunların nasıl önlenebileceği hakkında bizzat yerinde şu anda çalışmalar yapıyorlar diyerek bu konuya verdikleri önemi de ifade etti.
**
Demek ki; tedbiri alıp takdiri Allah’a bırakmakmış bizim görevimiz. Meseleyi tarikat, cemaat ekseninden bakmak ve timsah gözyaşı dökmek doğru bir davranış biçimi değildir.
Bize düşen buna benzer hadiselerin yaşanmaması için kanunu adam gibi uygulamak ve takip etmektir.
Büyükşehir Belediyesi bu konuda kimseye taviz vermeden kanunları uygulamaya gayret ve çaba gösteriyor. Bize düşen ise bu konularda zorluk çıkarmak değil eksikliklerimizi tamamlamaktır.
Bu duygular içinde bedenleri kül olan 12 cana Allah’tan rahmet, kederli ailelerine de sabrı cemil diliyorum. Allah rahmetine gark eylesin…
YENİ BİR BAŞLANGIÇ: ZAMANIN RUHUNU YAKALAMAK
24 Nisan 2026 Cuma 13:42Eğitim Modelimiz Ne Kadar Milli?
22 Nisan 2026 Çarşamba 12:08Tanıtım Günleri: Bir Şehrin Sessiz Gücü
17 Nisan 2026 Cuma 13:41KURŞUNLAR YÜREĞİMİZE İŞLEDİ
16 Nisan 2026 Perşembe 11:41Dijital Vicdan: Kaybettiğimiz Şey Tam Olarak Bu mu?
13 Nisan 2026 Pazartesi 14:32KARDEŞLİK VE DOSTLUĞUN ADI SELİM CÜCE
04 Mart 2026 Çarşamba 09:17İŞİYLE KONUŞAN BİR SANAYİCİ CENGİZ ONARAN
26 Şubat 2026 Perşembe 11:18BİR DÖNEMİN EFSANESİ METE ESKİGÜN
23 Şubat 2026 Pazartesi 22:50BİR SİYASET USTASI OSMAN OKUMUŞ
19 Şubat 2026 Perşembe 22:15KUMAŞTAN UÇAK YAPAN ADAM
15 Şubat 2026 Pazar 23:54

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.