Mehmet TAŞ
AF VE BEDELLİ ASKERLİK
Vakit gece yarısını biraz geçmiş. Tek tük araç sesleri duyuyorum. Bir hastane önünde bekleyiş modunda cep telefonumun şarzının biteceği uyarısına aldırmadan köşe yazarlarını okuyor sitresten uzaklaşmaya çalışıyorum.
Sahne bu.
Yoğun bakımda yatan ablam, sevgili meslektaşım, iki gözüm Nizayi Kara’yı düşünüyorum. Annesi vefat etmiş. Şimdi ne durumdadır diye aklımdan geçiriyorum. Çünkü benim annem öldüğünde neredeyse bir yılda kendimi zor toplamıştım.
Cumartesi günü saat 16.00 sularında yeğenim ile mezarlığa gitmiş anne ve babamın mezarında dua etmiştim. Daha üzerinden 24 saat bile geçmedi.
İşte bu ruh yoğunluğu içinde MHP lideri Sayın Bahçeli’nin AF meselesine taktım kafamı.
Uzaktan davul sesleri duyulur. Diyorum ki; “Devlet kendine karşı işlenen suçlara AF verebilir. Benim ablamı vuran, benim bir dostumu öldüren, benim bir yakınıma acı çektiren birini devlet nasıl af eder?”
Öte yandan Bedelli Askerlik konusu da beni ziyadesiyle rahatsız ediyor. Ben 29 yaşında askere gittim. Gittiğim dönemde bedelli askerlik vardı. Hem çalışıyor hem de Üniversite okuyordum. Ne işimi ne de eğitimi mi vatan sevgisinin, vatan savunmasının üzerinde görmedim. Gittim askerliğimi yaptım. Bu gün 55 yaşındayım, ne zaman vatanım için gerek olursam o zaman hiçbir mazeretin ardına sığınmadan vatan savunması için koşa koşa giderim.
Açık ifade etmem gerekirse; af ve bedelli askerlik konusundan rahatsızlık duyuyorum.
Bırakın erkek için ben kızların bile en üz üç ay askerlik yapmasını, silah sıkmasını öğrenmesini isterim.
Şu anda coğrafyanın durumu ortadadır. Ne bedelli askerliği? Ne affı? Rahşan affı ve sonrasında yaşananları ne çabuk unuttuk?
Benim kardeşimi vuranı, benim bir dostumu öldüreni devlet affedemez. Devletin böyle bir yetkisi yoktur. Bunu düşünen, bunu söyleyen siyasiler yanlış yapıyor.
Bir Türk genci olarak affa ve bedelli askerliğe karşıyım. Cephede sadece gariban çocuklarının şehit düşmesine artık kalbimiz dayanmıyor.
Af konusu ve Bedelli askerlik bu ülkenin gündeminden düşmelidir!...
YENİ BİR BAŞLANGIÇ: ZAMANIN RUHUNU YAKALAMAK
24 Nisan 2026 Cuma 13:42Eğitim Modelimiz Ne Kadar Milli?
22 Nisan 2026 Çarşamba 12:08Tanıtım Günleri: Bir Şehrin Sessiz Gücü
17 Nisan 2026 Cuma 13:41KURŞUNLAR YÜREĞİMİZE İŞLEDİ
16 Nisan 2026 Perşembe 11:41Dijital Vicdan: Kaybettiğimiz Şey Tam Olarak Bu mu?
13 Nisan 2026 Pazartesi 14:32KARDEŞLİK VE DOSTLUĞUN ADI SELİM CÜCE
04 Mart 2026 Çarşamba 09:17İŞİYLE KONUŞAN BİR SANAYİCİ CENGİZ ONARAN
26 Şubat 2026 Perşembe 11:18BİR DÖNEMİN EFSANESİ METE ESKİGÜN
23 Şubat 2026 Pazartesi 22:50BİR SİYASET USTASI OSMAN OKUMUŞ
19 Şubat 2026 Perşembe 22:15KUMAŞTAN UÇAK YAPAN ADAM
15 Şubat 2026 Pazar 23:54

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.