Vezir Parmağı “Şeytan Ayetleri”nden Beter!

Bir kere filmi, “sıradan bir komedi filmi” olarak değerlendirmek en hafif ifadeyle ahmaklıktır, hainliktir!!

Hani şu, Mahsun Kırmızıgül’ün, güya “15 Temmuz’dan sonra milletin neşesi yerine gelsin diye yaptım.” diye savunduğu; jeneriğinde “Filmde gösterilenlerin gerçeklerle hiçbir ilgisi yoktur!” denilip,  gerçekte ise her karesinde milli, ahlaki, örfî ve dîni değerlere saldırı olan; her ânı kutsallarımıza meydan okumak, ecdadımıza küfretmek ve İslam’a saldırmak için titizlikle tasarlanmış şeytani yapıt.

İğrenç, rezil, aşağılık ve küstah proje…

“Güneşi Gördüm” ve “Mucize”de PKK propagandası yapılsa da, milli ve manevi değerlere bu kadar saldırılmıyor, İslamiyet’le dalga geçilmiyor, Osmanlı’ya küfür edilmiyordu. Bu filmde şirazeden çıkmış Mahsun..!!

***

Filmin konusu; bütün erkekleri savaşta hayatını kaybetmiş, (Filme göre gerçekte ise gittikleri yerde ecnebi kadınlarla evlenince memleketi unutmuş!!) sadece kadınların kaldığı sözde bir “Osmanlı” köyünde geçiyor. Köyün üç yaşlı kadını, çeşitli yaşlardaki “gözü dönmüş” bayanlarla baş edemeyince(!!) “Vezir-i Azam”a mektup yazarak “damızlık erkek” istiyor. Vezir, mahiyetindeki bir memura, beş erkek bulup köye gitmesini ve kadınlarla çiftleştirmesini(!!) buyuruyor. Gerisi zaten rezalet…

***

Bugüne kadar Türk filmlerinde canlandıran “sahtekar hacı-hoca” karakterlerini unutun!

Filmde sözde İslamiyet’in yüzünü bir “kadı” temsil ediyor.

Bir kadı düşünün ki; hem, herkes “evliya” olarak bilsin, hem de servet, kadın, şehvet ve eğlence düşkünü olsun. Bir kadı düşünün ki; hem hadislerden ayetlerden örnekler versin, hem de hırsızlık suçlaması ile karşısına gelen birini, “mallarına el koyma karşılığında” salıversin. Bir kadı düşünü ki; havai fişeklerle “nur” yağdırsın. Bir kadı düşünün ki “okunmuş su” diye hastalara rakı içirsin. Bir kadı düşünün ki makam, mevki ve çıkar için her yolu mubah saysın.

***

“Tahammül” sınırlarını zorlayan diğer sahnelerden ve verilen mesajlardan kısa kısa örnekler verecek olursak:

Filmde, doğadaki taşların şekilleri bile cinsellik çağrıştırıyor. (O kadar diyeyim!!)

Köye gönderilen erkekler cemaatle sözde namaz kılarken köyün delisi arkadan gelip sözde secdeye gidenlere parmak atıyor.

Sonra, gerdek öncesi “zifaf gecesi namazı”nı biliyoruz, ama köy meydanında “cemaatle zifaf gecesi namazı”nı ilk kez yine bu şeytani filmde görüyoruz.

İslam fıkhında dîni nikahın çok önemli bir yeri vardır ve “toplu dîni nikah” yoktur. Ama burada toplu olarak koro halinde nikah kıyılıyor. Nikah gibi ciddi bir akit sulandırılıyor ve alaya alınıyor.

Yaşlı kadınlar, “Kadı Efendi Hazretleri”nin ikramı olan rakıyı içerken tekbir(!!) getiriyor.

Kadı ve oğlunun sakal biçimleri bariz bir şekilde DAİŞ mensuplarını çağrıştırıyor.

Filmin bir sahnesinde geçen türküde, “mollalara” ve “softalara” ithafen hakaretler ve göndermeler yapılıyor, devlete meydan okunuyor.

İki yerde hadislerden, bir yerde de ayetlerden “güya” örnekler veriliyor.

Sık sık “iktidar” ve “hırsızlık” sözcükleri kullanılarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne subliminal göndermeler yapılıyor. Osmanlı askerleri kadın düşkünü olarak gösteriliyor.

Bir replikte, Türk kelimesi özellikle kullanılmayıp, “Anadolulu”, “Rumelili” gibi sözcüklerle geçiştirilirken “Kürt” ve “Zaza” kelimelerine vurgu yapılıyor.

Konuşmalarda, “Diriliş”te kullanılan “imdi” sözcüğü sık sık kullanılarak dalga geçiliyor. Yine başörtülüler ve başörtüsü ile alay ediliyor.

İslam’ın çok evliliği “zevk için” cevaz gördüğü algısı öne çıkarılıyor.

***

Bütün bunlardan yola çıkarak, “Halkın değerlerine saygılı, gelenekleri görenekleri bilen biri.” sandığımız Kırmızıgül’ün “Gerçek yüzünü bu filmde gösterdiği”ni söyleyebiliriz. Çünkü filmin “İslam’a saldırı” bakımından Salman Rüşdi’nin yazdığı “Şeytan Ayetleri”nden aşağı kalır yanı yok!

Ayrıca filmin; gerek görsel anlamda, gerekse müzikler ve kullanılan dil bakımından, oluşturacağı ahlâki tahribat, herhangi bir müstehcen filmden kat be kat daha fazla!..

***

Bir de; hani şu bütün tepkilere rağmen TRT-1 Ana Haber’in sunuculuğuna getirilen Erhan Çelik’in zevcesi “Gülben Yengemiz” var ya… Hah, O da bu rezil filmde rol alıyor!

Hoşçakalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar