Zekeriya Çakabey

Zekeriya Çakabey

 İDEALİST ÖĞRETMEN OLABİLMEK

Öğretmenlik özveri, tohum atar toprağa, /Can suyu verilince, tohum döner yaprağa, /Meslek sevgisiyle doldurmuşsa kalbini, /Başını öne eğmez, çiçek döner başağa…

Öğretmen gönül eri, soyunur rehberliğe /Dertlilerle dertlenen, özünden neferliğe. /Bilgiyle değerleri yoğurup beyinlerde, / Çıkılmalı artık, uzayda seferberliğe…

    2021- 2022 Eğitim ve Öğretim Yılına başlarken, şimdiden tüm milletimize ve insanlığa hayırlı olması en büyük temennimiz. Umarız kazasız belasız bu dönemi en iyi bir şekilde kapatırız. 2021- 2022 Yılı öğrencilerin, ülkemizin ve bilim ve insanlık adına kaybedilmiş bir yıl olmaz.

    Eğitim ve öğretim adına devletimizin, halkımızın ve okullarımızın nasıl bir gayret ettiğini biliyor ve görüyoruz. Gönül ister ki böyle bir özveri en güzel şekilde değerlendirilebilsin. O zaman maddi ve manevi ağır bedellerin ödendiği; zaman, zemin ve geleceğin garantisi olan gençliğin istikbâli heba olmamış olacaktır.

    Bugün açıklanan öğrenci yerleştirme sonuçlarının tüm gençliğimize hayırlı olmasını diliyorum. Gençleri ve aileleri sevince boğan bu sonuçların gelecekte toplum içinde istihdam yönünden karşılığını bulur umarım. Bugünün ve yarının garantisi dündür. Hangi alanda olursa olsun, geriye ve çevreye bakmak bize yaptığımız işin en sağlıklı sağlamasını verecektir. İşte tüm meselenin kilitlendiği nokta budur. Yıllardan beri büyük bir gayretle bir okul kazanmak ve zor şartlar altında okulu bitirdikten sonra yeniden sıralamaya girmek, onları özgüvenini kaybetmiş, toplum içinde kendini koyabileceği yer bulamamış bir gençlik durumuna inşallah düşürmeyecektir.

    Bunun yerine başka bir yazıda değineceğim okul türlerinin ve uzun zorunluluk döneminin yeniden gözden geçirilmesi belki de gelecek adına daha sağlıklı bir sonuca götürecektir. Ayrıca seri üretim yapan fabrikalar gibi her sene laf olsun diye piyasa ihtiyaç analizi yapmadan her üniversitenin aldığı öğrenci sayısıyla kabaran aynı branş mezunlarıyla ne amaçlanmaktadır? Boşta gezen yüzlerce aynı branş öğretmeni varken, aynı bölümlere yeniden öğrenci almak, onları katletmek değil midir?

    Bizler mezun ettiğimiz öğrenciyi iki şekilde değerlendirebiliriz: Bunlardan birisi istihdam hadisesi, diğeri toplum içindeki duruşu. Her ne kadar sağda solda hamasi nutuklar atsak da,  

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz,” sözüne istinaden varılacak nokta bellidir. Ki biz soran, sorgulayan, düşünen ve düşündüğünü dile getiren milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençlik yetiştirmek değil midir amacımız? Yoksa akademik başarıda kaybetme riskimiz kadar, değerlerimizde mi elden çıkıyor. Gerçi ekonomik yönden bir ülkeye giren emperyalizmin sen farkına varmadan kültürünü de şırınga ediyor olması kaçınılmazdır.

    Değerli Öğretmen arkadaşlar, benim gözümde öğretmenlik, mesleklerin en kutsalıdır. Çünkü öğretmenin hammaddesi insandır. Dünya insanlar için yaratılmıştır. Toplum içinde öğretmenlik mesleğinin karşılığı sorgulanabilir. En başta olması gereken öğretmenin maddi durumunu biliyoruz. Ev kiralarının iki bin lirayı aştığı bir ortamda bir emekli maaşıyla nerelerde oturacağı malum. Biz her ne kadar Ali Rıza Binboğa’nın, “Öğretmen kutsaldır…” parçasını mırıldansak da. Artı bimer, cimer ve buna benzer şikayet mercileriyle öğretmenin öğrenci karşısında düştüğü durum da malum.

    Ama öğretmen de öğretmen olmalıdır. Öğretmen, öğretme memuru değildir. Çünkü o kutup yıldızıdır, yol gösteren. Güneştir, ısı ve ışık veren. Onun için her şeye rağmen birer gönül adamı olmak zorundadır. Kaybeden yalnız gençlik değil. Kendimizi görmenin yolu da düne bakmaktır. Dünün artı ve eksilerinden çıkaracağımız sonuç, bizi yarınlara taşıyacaktır. Ama kendimizi zamana göre yeniden güncelleyerekten.

     UNUTMA ROL MODELSİN. OLAMAZSAN GENÇLİK ROL MODELİNİ BULUR.  

    

 

Önceki ve Sonraki Yazılar