ANORMAL NORMAL COVİD-19 REALİTESİ

Bu gün 2 Mart 2021 günü. Türkiye’de anormal normalleşmenin ilk adımı atıldı.

Türkiye’nin 81 İl’inde kademeli bir geçiş söz konusu. Neredeyse 1 yıldır Dünya ve Türkiye Covid-19 salgını ile mücadele ediyor.

Ülke olarak süreci iyi götürdük. Burada emek veren başta Sağlık Çalışanları olmak üzere herkese çok teşekkür ediyorum.

Hani bir söz var; yüze yüze kuyruğuna gelmiştik. Tamda bu sözün söylendiği zaman dilimindeyiz. Aşılama işlemimiz büyük bir titizlikle devam ediyordu. Şu anda 65 yaş üzeri insanlarımız aşı oluyor. Türkiye olarak 50 yaş üstüne aşılama işlemini tamamladıktan sonra bu anormal normale geçiş sürecini başlatsak çok daha iyi olacaktı diye düşünüyorum. Çünkü komşu İran’dan hiç iyi bilgiler gelmiyor.

Biz bu konuda biraz erken davrandık diye düşünüyorum. Bunu 1 Nisan 2021 tarihinde hayata geçirmiş olsaydık daha riski az olan bir süreç içine girerdik.

Neredeyse 1 yıldır Covid-19 Pandemisiyle ilgili her gün bütün Dünyayı takip ediyor, tarıyor ve gelecek üzerine kendi çapımızda araştırma yapıyor. Sorduğumuz sorulara cevap bulmaya çalışıyorum.

1 Mart günü Türkiye’de ki vaka sayısı 10 bin rakamına yakındı. Hastane yoğum bakımlarının doluluk oranlarının düşmesi, ölüm sayılarının iki haneli rakamlara düşmesi sanırım bizi biraz yanılttı.

Bilim adamlarının zaman zaman dile getirdiği toplumsal bağışıklık ile ilgili açıklamalar da boşta kalıyor. Zira Amazon bölgesinde bir şehirde bu rakam % 75 olmuş ama yeni mutant virüs ile birlikte son bir ayda ölen sayısı bu güne kadar ölenlerin iki katı kadarmış. Buradan şunu anlıyorum. Bu hastalıktan kurtulmanın tek yolu toplumun aşılanmasıdır.

Türkiye olarak aşılama konusunda bir çok ülkeden iyi durumdayız. Ama bu yeterli değil. 1 Nisan tarihine kadar 50 yaş üstüne aşılamamızı bitirmiş bir şekilde tedbirler gevşetilmeye başlasaydı daha isabetli olurdu.

İnşallah vatandaşlarımız rehavete kapılmaz. Maske, mesafe ve hijyene dikkat ederler.

Karadeniz şehirlerine baktığımızda, ev ziyaretlerinin virüsü yaydığı dile getiriliyor.

Bundan ders çıkartılarak ev ziyaretleri yapılmaz ise belki de yayılım kontrol altında tutulur.

Eğer yayılım kontrol altında tutulmaz ise 14 gün sonra bugünkü tablodan çok çok daha kötü bir durumu tahmin edebilmek için müneccim olmaya da gerek yoktur.

Ülkemizde bu günden itibaren başlayan tedbirlerin gevşetilmesi süreci, vatandaşların sorumlu davranması ile mutlu bir sürece başlangıç olur.

Eğer tam tersi bir durum ortaya çıkarsa bunu hayal bile etmek istemem.

Niyet hayır, akıbetimiz de hayır olur diyor, yeni dönemin Ülkemize huzur ve çalışma barışı getirmesini dilerim.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar