Fon Soygunu mu, Kaldırım Soygunu mu?

Fon Soygunu mu, Kaldırım Soygunu mu?

Sevgili Okurlarım,

Günlerdir yazıyoruz, çiziyoruz; devletin, milletin hakkını yiyenleri, kamu kaynaklarını sömürenleri eleştiriyoruz. Türkiye’nin gündeminde büyük soygun iddiaları var. İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Antalya’ya kadar pek çok yerde tartışmalar yaşanıyor.

Peki, Kahramanmaraş’ta her şey yolunda mı?

Benim şahıslarla işim olmaz! Kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun, kimsenin milletin hakkını yemeye hakkı yoktur. Kamu malına el uzatan kimse, hesabını vermelidir.

Biri milyonları götürür, diğeri kaldırımın üzerine çöker! Peki, bunun hesabını kim soracak?

Fon Soygunu Başka, Kaldırım Soygunu Başka mı?
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri ana caddelerdeki totemleri kaldırdı. Doğru bir uygulama, teşekkür ediyorum. Şehrin görüntüsünü bozan, trafik ve yaya güvenliğini etkileyen işgallere karşı adım atılması güzel.

Ancak soruyorum: Totemleri kaldırmakla iş bitiyor mu?

Hasancıklı Köprüsü’nden şehir merkezine doğru gelin, iş yerlerinin önlerine bakın! Kaldırımların üzerine taşan, dükkânların önündeki alanları kaplayan, yayaların geçişini zorlaştıran uygulamaları görün.

Devlet Demir Yolları : İstasiyondaki devlet malına çökme , çöktüğü yetmiyor gibi o yeri kiraya verenleri de gördük, Sayın Fırat Görgel vekillere bunu ben hep anlattım ve Hava Alanından bu yana olan Tren yolunun sağı solu tümü Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesine verilmeli işgal bitmeli diye.. çok yazdık bakalım ses çıkacak mı ?

Kaldırım kimin? Milletin! Peki, neden bazıları kendi tapulu malıymış gibi kullanıyor?

Bir esnafın yıllık 3,5 milyon lira kira ödediği bir iş yerini düşünün. Dükkânın önündeki kaldırım ve kullanım alanı da işgal edilerek ticari alana dönüştürülüyorsa burada ciddi bir adalet sorunu yok mu?

Elbette herkesin işini büyütmesine, para kazanmasına karşı değiliz. Esnaf kazansın, şehrimiz kalkınsın. Ama başkasının hakkını çiğneyerek, kamunun alanını bedelsiz kullanarak büyümek olmaz!

90 Metrekare Dükkân, 300 Metrekare Kullanım!
Bir başka örnek daha…

İddiaya göre yıllık bir milyon lira kira ödeyerek dükkân tutan bir işletme, önündeki alanı ve otopark bölümünü de kullanımına katarak 90 metrekarelik iş yerini yaklaşık 300 metrekarelik bir alana yaymış.

Bir başka örnekte ise yıllık 540 bin lira kira ödenen 28 metrekarelik bir dükkânın önündeki alanla birlikte yaklaşık 100 metrekarelik yerin kullanıldığı ifade ediliyor.

Bu örneklerin tamamı ilgili belediyelerce yerinde incelenmeli, ölçümler yapılmalı ve hukuka aykırı bir işgal varsa gereği yerine getirilmelidir.

Şimdi soruyorum:

Dükkânın kirasını ödüyorsun da önündeki kaldırımı, otoparkı, kamunun kullanımındaki alanı kimden kiraladın?

Eğer bu alanlar yasal izinle kullanılıyorsa şartları nedir? Kamuya ait alanlar ticari amaçla kullandırılıyorsa bedeli alınıyor mu? Bedelsiz işgal varsa neden müdahale edilmiyor?

Bir işletme, sırf daha fazla kazanacak diye vatandaşın yürüyeceği kaldırımı kapatamaz. Kamu alanı, kimsenin bedava deposu, bahçesi veya dükkânının uzantısı değildir.

Kaldırım Bitiyor, Vatandaş Asfalta İniyor!
Geçtiğimiz günlerde bir başka manzaraya daha şahit oldum. Bir iş yerinin önündeki alan öylesine genişletilmiş ki kaldırım neredeyse ortadan kalkmış. Vatandaş, dükkânın önünden geçebilmek için asfalt yola inmek zorunda kalıyor.

Bu nasıl bir şehircilik anlayışıdır?

Yaşlısı var, çocuğu var, engellisi var… Yaya güvenliği nerede? Vatandaşın can güvenliğini kim koruyacak?

Belediyeye ait bir iş yeri, park veya başka bir alan kiraya verilmiş olabilir. Ancak kiracıya verilen yerin sınırları bellidir. Kiracı, istediği kadar yayılıp kamuya ait alanları kendi mülkü gibi kullanamaz.

Kiraladığın yerin sınırı belliyse, kamuya ait alanı işgal etmenin adı ticaret değil, haksız kazançtır!

Karayolları Adım Attı, Sıra Belediyelerde!
Hasancıklı güzergâhında yol kenarındaki çıkmalar ve kaldırımlara taşan kullanımlarla ilgili Karayollarının kaldırma yönünde karar aldığını öğrendim. Umarım bu adım örnek olur ve şehrin diğer bölgelerinde de benzer sorunlar çözüme kavuşur.

Dulkadiroğlu Belediyesi, Onikişubat Belediyesi ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilgili bütün kurumlara çağrıda bulunuyorum:

İş yerlerinin önündeki kaldırım ve kamu alanları denetlensin.

Ruhsat, kira sözleşmesi ve kullanım izinleri kontrol edilsin.

İşgal edilen alanlar ölçülerek yasal sınırlar tespit edilsin.

Kurallara aykırı uygulamalara kim olduğuna bakılmaksızın müdahale edilsin.

Kamuya ait alanlar ticari amaçla kullanılıyorsa yasal bedellerin tahsil edilip edilmediği araştırılsın.

Yayaların güvenli geçiş hakkı mutlaka korunsun.

Kimseye peşin hükümle suçlu demiyoruz. İstediğimiz çok açık: Denetim, şeffaflık ve adalet!

Birine Fon, Diğerine Kaldırım!
Sevgili Okurlarım,

Bir tarafta milyonlarca liralık kamu zararı iddiaları, diğer tarafta vatandaşın hakkı olan kaldırımlara yapılan müdahaleler…

Bunlar birbirinden farklı olaylar olabilir. Ancak ikisinin de ortak noktası, kamu hakkının korunması meselesidir.

Büyük soygun iddialarının üzerine gidilirken küçük görülen haksızlıklara göz yumulamaz. Çünkü kanunsuzluk alışkanlık hâline gelirse, bir süre sonra herkes kendisini kuralların üzerinde görmeye başlar.

Birileri milyonları götürürken diğerleri kaldırımı götürüyorsa, vatandaşın hakkını kim koruyacak?

Benim şahıslarla işim yok. Kimseyle kişisel hesabım da yok. Benim derdim Kahramanmaraş, benim derdim vatandaşın hakkı, benim derdim tüyü bitmemiş yetimin hakkıdır.

Kamu malını korumak belediyelerin, denetlemek ilgili kurumların, hesap sormak da hukukun görevidir. Kimsenin siyasi kimliğine, ekonomik gücüne veya hatırına bakılmamalıdır.

Fon iddialarına da kaldırım işgaline de aynı ölçüyle bakılmalı: Kamu hakkı kimsenin şahsi malı değildir!

Bizden söylemesi…

İyi günler diliyorum.

Kalın sağlıcakla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bekir Doğan Arşivi