Baskılanan Kurun Bedeli: İhracatçının Sessiz Çığlığı
Gelen Mesaj: Yaz Bekir Bey bizim sesimiz ol yaz !
Son yıllarda Türkiye'de uygulanan döviz kuru politikaları, özellikle ihracatçılar için ciddi sorunlara yol açmaktadır.
Merkez Bankası'nın ve ekonomi yönetiminin doları baskılamak adına attığı adımlar kısa vadede enflasyonu dizginlemeye yönelik gibi görünse de uzun vadede üretici ve ihracatçı kesimi zora sokmaktadır.
Bugün reel kur göz önüne alındığında, doların serbest piyasada 55 TL civarında olması gerektiği yönündeki görüşler giderek yaygınlaşıyor.
Ancak mevcut kur seviyeleriyle ihracat yapmak neredeyse imkânsız hâle geldi. Fabrikalar kapanıyor, işçiler işten çıkarılıyor ve Türkiye’nin üretim gücü zayıflıyor.
Enflasyon olsun ama kalkınmada iş de olsun: Döviz Kuru ve İhracatçı Arasındaki Doğrudan Bağlantı var, Türkiye pahalı ülke konumuna girdi.
Döviz kuru, ihracatçılar için maliyet ve rekabet gücü anlamına gelir. TL'nin yapay biçimde değerli tutulması, ihracatçının yurt dışı piyasalarında rekabet edememesine neden olur. Ürün fiyatları dolar bazında yükselirken, üretim maliyetleri enflasyonla beraber artar ama gelirler sabit kalır.
Örnek: Bir tekstil ihracatçısı 1 dolarlık ürünü 2021 yılında 8 TL ile üretip satabiliyorken, bugün aynı ürünü üretmek 40 TL’ye mal olurken, dolar kuru 32 TL’de kalırsa zarar kaçınılmazdır.
Kur Baskısının Sektörel Yansımaları Özellikle emek yoğun ve hammadde ithalatına bağımlı sektörlerde (tekstil, makine, otomotiv yan sanayi) kur baskısı yüzünden: Fabrikalar kâr edemez hâle geliyor, üretimi durduruyor. İhracat kontratları iptal ediliyor.
Yatırım planları askıya alınıyor. İşçi çıkarmaları başlıyor, sosyal krizler tetikleniyor. Bu gerçekleri görerek kararlar alınması gerekiyor..
Ben gördüğümü yazıyorum: “Kur Baskısı”nın Politik ve Ekonomik Arka Planı
Ekonomi yönetimi enflasyonla mücadele adı altında kuru baskılamaya çalışmakta, ancak bu durum üretim ekonomisinin altını oymakta. Kısa vadeli fiyat istikrarı hedefiyle ihracat gelirlerinden ve sanayi kapasitesinden feragat ediliyor. Enflasyonun temel nedeni arz şokları ve maliyet artışları iken, kur seviyesiyle oynamak sadece geçici bir pansuman sağlar.
İhracat gelirlerinin düşmesi, cari açığı da artırabilir.
Serbest Kurun Önemi ve Çözüm Önerilerimiz :
Serbest piyasa dinamiklerine müdahale edilmemesi, ihracatçının yeniden nefes alması için elzemdir. Kurun gerçek değerine ulaşması: İhracatçının rekabet gücünü geri kazandırır. Sanayici yeniden üretim ve yatırım kararı alabilir. Döviz gelirleri artar, cari denge iyileşir.
Benim Düşüncem: Kurun serbest bırakılması, Merkez Bankası'nın sadece enflasyon hedeflemesiyle ilgilenmesi.
İhracatçıya yönelik vergi, Enerji , SGK teşvikleri artırılmalı. Uzun vadeli düşük faizli ihracat kredileri sağlanmalı. İthalata bağımlılığı azaltacak sanayi politikaları geliştirilmeli. Türkiye ithal gelen ürünleri yapacaklara sonuna kadar destek ve teşvik verilmelidir.
Son Sözüm Dostlar:
Türkiye’nin ekonomik büyümesinin ve istihdamının lokomotifi olan ihracatçıların, baskılanan döviz kuru nedeniyle ayakta kalmakta zorlandığı açıkça görülmektedir. Döviz kurunun reel değerine ulaşması, sadece ihracatçı için değil, tüm Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği için kritik önemdedir. Aksi takdirde üretimsiz bir ekonomi ve işsizlikle karşı karşıya kalmak kaçınılmazdır. Dünya ile rekabet etmek için İhracatçıya destek verilmelidir..
Hayırlı Cumalar Diliyorum
Sel Gider, Hışı Kalır!
04 Mayıs 2026 Pazartesi 13:38Alın Terinin Şehri: Kahramanmaraş’ta 1 Mayıs’ın Anlamı
01 Mayıs 2026 Cuma 10:02Okumayan Toplum, Tüketen Zihinler
30 Nisan 2026 Perşembe 11:22Hanefi Öksüz ve Aile
29 Nisan 2026 Çarşamba 09:05Kahramanmaraş’ta Sanayi Çeşitliliği
28 Nisan 2026 Salı 08:23Yalan haberden oy çıkar mı?
27 Nisan 2026 Pazartesi 08:26Zaman mı Hızlandı?
25 Nisan 2026 Cumartesi 13:56Vizyon Meselesi: Üretimin Üstüne Çıkmak
24 Nisan 2026 Cuma 12:29Yenilikçi Olan Kazanır!
22 Nisan 2026 Çarşamba 08:54Maneviyatı Eksik Bir Nesil Yetiştiriyoruz
20 Nisan 2026 Pazartesi 11:12

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.