Türkiye-ab Karma Parlamento Komisyonu 68. Toplantısı
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, özel yetkili mahkemelerle ilgili olarak, "Alt komisyon çalışmaları başladı. Alt komisyondan komisyona gelecek ve genel kurulumuz bunu takdir edecektir. Dolayısıyla yasa yapma sürecini takip edersek hep birlikte göreceğiz. Komisyona sevk edilmiş bir düzenlemeyle ilgili olarak şöyle oldu, böyle olacak gibi bir tespit meclis iradesine saygısızlık olur'' dedi.
Bakan Ergin, Divan Otel'de düzenlenen ''Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 68. Toplantısı'nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Ergin, tutuklu gazetecilerle ilgili soru üzerine, "Tutuklu gazeteciler diye ayrı bir durum söz konusu olmayacak ama tutuklu yargılamalara dönük olarak yapılan eleştireler tespitler şu çerçevede değerlendiriliyor. 17 Kasım tarihinde Ankara'da bir çalıştay yapıldı. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Sayın Başkanımız, Anayasa Mahkemesi Başkanı Yargıtay ve
Danıştay'ın Başkanları ve yüksek mahkemelerin başkanları katıldı. 3 gün süreyle Türkiye'nin AİHM'de almış olduğu ihlal kararları masaya yatırıldı. Bunun üzerine 6 ayrı çalışma grubu oluşturularak, bu kararlar tasnif edildi ve bunların nedenleri ve nasıl önlenebileceğine dair bir çalışma raporu hazırlandı. Bu rapor bakanlığımıza ulaştırıldı. Bunun doğrultusunda biz de alınması gereken önlemler konusunda akademisyenler ile yasama faaliyeti için hazırlık yapıyoruz. Mart ayı süresince bu hazırlığımız
devam edecek. Bakanlar Kuruluna getireceğiz. Sayın Atalay'da bunu 4. Yargı Paketi diye komisyonda dillendirmişti. Özeti AİHM'nin Türkiye üzerine verdiği ihlal kararlarını değerlendirdiğimiz bir çalışmanın sonuç raporuna ilişkin yasa paketi diyebiliriz kısaca. Yani içinde tutuklu gazetecilerin durumu, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü var" dedi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in 'Özel yetkili mahkemelerle ilgili ölçü kaçtı' şeklindeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Bakan Ergin, ''Bizim önerilerimiz şuan parlamentoda. Alt komisyon çalışmaları başladı. Alt komisyondan komisyona gelecek. Ve genel kurulumuz bunu takdir edecektir. Dolayısıyla yasa yapma sürecini takip edersek hep birlikte göreceğiz. Komisyona sevk edilmiş bir düzenlemeyle ilgili olarak şöyle oldu, böyle olacak gibi bir tespit meclis iradesine saygısızlık olur" diye konuştu.
''Son olaylardan sonra savcılar Başbakan'dan izin alma yönünde bir talepte bulundular mı?'' sorusuna Bakan Ergin, ''İstanbul'a gelinceye kadar böyle bir izin talebi gelmedi. Hep beraber göreceğiz olup olmayacağını'' şeklinde cevap verdi.
Özel yetkili mahkemelerin akıbetine ilişkin soru üzerine Ergin, özel yetkili mahkeme denilen mahkemelerin bilinen ihtisas mahkemelerinden biri olduğunu söyledi. Ergin, bütün ülkelerin yargı sistemlerinde ihtisas mahkemelerinin olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Burada suç, ihtisas mahkemesinin değildir. Şikayet ihtisas mahkemesinin kendisinden yapılamaz. Olsa olsa o mahkemenin çalışma, yöntem ve usullerinden şikayet edilebilir. Çok farklı alanlarda farklı dava tiplerine bakan mahkemelerimiz var. Bunlar ihtisaslaşmanın gereğidir. Daha sağlıklı yargılama yapılabilmesinin de ön şartıdır. Özel yetkili mahkemelerden vaki olan şikayetleri değerlendirmek başkadır ama bu mahkemelerin kaldırılmasını istemek başkadır. Buna ilişkin 88 maddelik tasarımız TBMM'de alt
komisyona sevk edilmiştir. Bununla beraber parti gruplarından milletvekillerinin yaptıkları kanun teklifleri vardır. Alt komisyon çalışmalar esnasında bu öneriler tartışılacaktır. Uygulamadan kaynaklı sorunlar varsa, bunlara dönük çalışma yapmak gerekiyor. Mevzuattan kaynaklı sorun varsa, bununla ilgili ayrı çalışma yapmak gerekiyor. Dolayısıyla sorunları teşhis ederken kaynağına inmekte yarar var diye düşünüyorum."
Tutuklu gazetecilere ilişkin sorular üzerine Ergin, "Bu konu, uzunca bir süredir hem Türkiye'de, hem de Avrupa'da tartışılan konuların içerisinde. Bizim hukuk sistemimize dönük yaptığımız çalışmalar, reform hareketleri öteden beri Türk demokrasisinin, Türk yargısının daha güçlenmesi noktasında önemli mevziler elde etti. Ancak yasalardaki değişiklikler aynı ölçüde ve hızda uygulamalara yansımıyor" diye konuştu.
Gazeteci Erbil Tuşalp'in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aleyhine yazdığı iki makaleden dolayı Türkiye'de mahkum olmasına ilişkin bir soru üzerine Ergin, "Açılan davada da ilgili yazar tazminata mahkum edilmiştir. Bu tazminata mahkum edilmesi kararını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşımıştır. AİHM de bunun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu bahsederek, bu yerel mahkemenin kararını ihlal olarak değerlendirmiştir" dedi.
Bakar Ergin, MİT Yasası'na ilişkin soru üzerine de, "Yasama organı yasaları yapar, yargı mevcut anayasa ve yasalara göre yargılama faaliyetini icra eder. Şayet bu yargılama faaliyeti içerisinde yasa koyucunun maksadını aşan bir takım uygulamalar ve yorumlar yapıldığı kanaati varsa, yürütme organının ya da yasama organının elinde farklı enstrümanı yoktur. Yargıya müdahale imkanları yoktur. Yapabileceği şey yasaların daha açık, net, anlaşılabilir hale getirilebilmesi için parlamentoda bu yanlış
anlaşıldığını düşündüğü mevzuatta düzeltme hareketi yapmaktır. Bu ilk defa olmuş bir şey değildir'' şeklinde konuştu.
"Hatırlarsanız 2002 seçimlerinde sayın başbakanımızın aday olması engellenmiştir. Mevzuattaki kuralların yanlış yorumlanmasından kaynaklanmaktaydı bu engelleme" diyen Bakan Ergin, "O dönemde hatırlarsanız ana muhalefet partisi CHP de bu düzenlemeye destek vermişti. Yasanın doğru uygulanmasını sağlayacak düzenlemeyi beraber yapmışızdır CHP ile. Dolayısıyla bu son yasama faaliyetini de bu çerçevede gördüğümü ifade ediyorum" diye konuştu.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında hazırlanan fezlekeye yönelik bir soru üzerine Bakan Ergin, "Savcılar, yargı kurumları, yargıçlar muhalefet partisi mensuplarına ayrı, iktidar parti mensuplarına ayrı bir tarz içerisinde değiller. Yasalarda var olan kurallar ihlal edildiyse bunun gereklerini yapıyorlar ve fezlekeleri parlamentoya gönderiyorlar. Bugün bütün siyasi parti gruplarına mensup milletvekilleriyle ilgili dokunulmazlık fezlekeleri parlamentoya geliyor. Dolayısıyla buna ayrı bir anlam
atfetmenin çok doğru olmadığı kanısındayım" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.