(Özel Haber) Sp Lideri Kamalak'tan Suriye Ziyaretine İlişkin Açıklamalar
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile yaptığı görüşmede kendisine, "İslam coğrafyasına ecnebilerin müdahale etmemesini ve akan kanın Müslüman kanı, yanan canın Müslüman canı olduğunu" söylediklerini belirtti. Kamalak, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un tutuklanmasıyla ilgili olarak da, "Sayın Başbuğ, tutuklanması olayıyla ilgili üzülmüştür. Biz emin olun bu olaylarla ilgili olarak en az onların duyduğu üzüntülerin üç
mislini duyduk" dedi.
Partisinin İl Başkanlığı Kongresi'ne katılmak için Samsun'a gelen SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, İHA muhabirine özel açıklamalarda bulundu. Suriye'nin başkenti Şam'da üç gün süren temaslarda bulunan ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından kabul edilen Kamalak, Esad ile aralarındaki konuşmaları anlattı. Mustafa Kamalak, " Esad'a şunu söyledik, İslam coğrafyasına ecnebiler müdahale etmemelidir. Buna fırsat verilmelidir. Gözümüzün önünde bir olay cereyan ediyor. Ortadoğu'da bir olay, İslam
coğrafyasında cereyan ediyor. Burada yazık ki, Müslüman Müslüman'ı vuruyor. Kardeş kardeşi öldürüyor. Akan kan Müslüman'ın kanı, yanan can Müslüman'ın canıdır. Bunlar hazin olaylardır. Bundan daha çok hazin olan ve acı olana her iki tarafından elindeki silahında asıl gerçek düşmanlarının silahıdır. Müslüman'ın böylesine oluk oluk kanı akarken, asıl düşmanlarının ecnebinin kasaları dolmaktadır. Çünkü, bu silahlar buraya bedava gelmemektedir. Bunu engellememiz lazım. İslam coğrafyasındaki gelişmeleri,
ihtilafları, problemleri, Müslümanlar kendi aralarında halletmelidir. Biz 40 yıldan bu yana bunun mücadelesini veriyoruz. Milli Görüş lideri merhum Erbakan 40 küsur yılını bu yolda harcamıştır. Bu amaçla bu tür olayların geleceğini önceden tahmin ettiğimiz gibidir ki, İslam Birliği'ni kurmak amacıyla 1997 yılında D-8'ler kurulmuştur. Ancak, D 8'ler sadece D-8'lerle sınırlı değildir. 60 İslam devletini içine almayı hedeflemektedir. Üçüncü aşamada ise, 160 mağdur edilen devleti kapsamına almayı düşünmektedir.
Kısacası dedik, burada Müslümanlar kendi problemlerini halletmelidir. Batıya fırsat verilmemelidir. Elbette, belirli çevreler buraları karıştırmak isteyecektir. Ancak buranın halkı da, Müslümanlar da buna fırsat vermemek için gerekli tedbirleri almak zorundadır. Bu zorunluluk özellikle yönetim mevkiinde bulunan idarecilere düşmektedir. O da kendi üzerine düşen görevleri hızla yapmaya gayret ettiklerini. Ancak, Türkiye'den bu anlamda demokratikleşme sürecinde büyük yardım beklediklerini, ama yazık ki
Türkiye'nin, Erdoğan hükümetinin bu alanda yardım etmesi şöyle dursun, bozucu güçlere öncülük yapmış olduğunu gördüklerini ve büyük üzüntü duyduklarını, hayal kırıklığına uğradıklarını ifade ettiler. Biz dedik ki, bu tür olaylar, yani hükümetler arasındaki bu soğuk gelişmeler, neticede bir insanın nezle, grip olması gibi bir şeydir. Bunlar geçicidir. Asıl olan halklarımız arasındaki kardeşlik duygularıdır. Kardeşliğimiz devam edeciktir. Bu kardeşliği Cenabı Allah tahsis etmiştir dedik. Kendisi de yazık
ki, Batılı devletlerin araya girmesi sonucu 90 küsur yıldır Suriye halkı ile Türk halkı arasında olumsuz ilişkiler, soğuk rüzgarlar estirilmiştir. Ama 2000 yılından itibaren eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Suriye'yi ziyaret etmesiyle bu kardeşlik ilişkilerinin yeniden kurulduğunu ifade ettiler. Biz dedik ki, siz Batıyı bilen bir insansızın. Batıda asıl olan bir muhalefettir. Muhalefetin iki ayağı var. Birisi siyasi ayaktır. Bu parlamentoda kendisini göstermektir. Diğeri ise, medya ayağı. Bu iki
alanda muhalefetten korkmamak lazım. Onun önünün açılması lazımdır şeklinde konuşuldu. Kendisi bu alanda zaten hızlı adımlar attıklarını, siyasi partiler kanunu çıkardıklarını, mahalli idareler kanunu çıkardıklarını, bu alanda da Türkiye'nin siyasi idareler kanunundan, mahalli idareler kanunundan büyük ölçüde istifade ettiklerini ifade ettiler. O alanda da bizim gelişmelerimiz, atılımlarımız vardır. Hem Türkiye ile kardeşlik ilişkileri, hem demokratikleşme alanındaki sürecin geriye dönmesi mümkün olmayacak
bir şekilde ilerlediğini ifade ettiler. Biz de kendilerine başarılar diledik" dedi.
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklanmasını da değerlendiren SP Lideri Mustafa Kamalak, "Bu bir hukuki süreçtir. Biz bu alanda bir değil birkaç defa, üzüntü duyuyoruz. Yani Sayın Başbuğ bu olaydan üzülmüştür. Biz emin olun bu olaylarla ilgili olarak en az onların duyduğu üzüntülerin üç mislini duyduk. Niye, çünkü hukuka aykırı bir şekilde bizim yolumuz kesildi. Üzerimize tank sürüldü, tabiri caizse. Öyle bir üzüldük. Bundan çok daha fazlası milletin yolu kesildi. Yeni Milli Görüş ne suç
işlemişti ki? Ağır sanayi diyordu, milli sanayi diyordu. Kendi topumuzu kendimiz yapmalıyız, kendi uçağımızı kendimiz yapmalıyız diyordu. Hatırlayacaksınız merhum hocamız, 100 bin motor, 100 bin tank diyordu. Bundan Türk milletine nasıl bir kötülük gelebilirdi ki? 96'da iş başına geldiğimizde de işçiye, memura, emekliye dedik. Ve ilk etapta yüzde 50 zam dedik. Böyle de oldu. Yaptığımız şey ne soygundu, ne vurgundu. Sadece gelir dağılımında, adaleti sağlamaktan ibaretti. Sömürü havuzlarına akan, fakir
fukaranın alın deri, garibanların mutfağına çevrilmişti. İşte bu yolla yol kesildi, milletin yolu kesildi. İkinci defa böyle üzüldük. Şimdi, bu askerler bizim askerimiz. Biz şunu düşünüyoruz. Allah göstermesin ki, farz edelim ki, kardeşiniz size ağır bir şekilde yaralamıştır. Darp etmiştir. Sonra da görüyorsunuz ki, adalet almış onu tutukluyor, götürüyor. Kardeşinizin tutuklanmış olması sanıyorum ki size haz vermez. Acı bir burukluk hissedersiniz ama adalet de işleyecektir. Üçüncü bizim acımız bu
şekildedir. Biz isterdik ki bu ülkenin askeri hukukun dışına çıkmasın. Hukukun dışına çıkılarak bizim yolumuz kesildi. Şu an hukuki bir süreç işliyor. Dediğim gibi, sizi darp eden kardeşiniz almış hukuk çerçevesinde işleme tabi tutuluyor. Böyle de olma yine canımız yanıyor. Üzülüyoruz. Kendisine de geçmiş olsun diyorum" şeklinde konuştu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.