Dsp Genel Başkanı Türker:

Dsp Genel Başkanı Türker:
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, "Bizim ülkemizde son zamanlarda çıkarılan her kanunun aslında ardından çok önemli cezalara neden olabilecek düzenlemeleri içerdiğini hepimiz görüyoruz" dedi.

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, "Bizim ülkemizde son zamanlarda çıkarılan her kanunun aslında ardından çok önemli cezalara neden olabilecek düzenlemeleri içerdiğini hepimiz görüyoruz" dedi.

DSP tarafından Adalet ve Demokrasi Haftası ile öldürülen gazeteciler Uğur Mumcu ve Prof. Dr. Muammer Aksoy'u anma etkinlikleri kapsamında Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde "Demokratik Yaşamda Anayasa Değişiklikleri ve Özgürlükler" konulu bir panel düzenlendi. Panele, DSP Genel Başkanı Masum Türker, DSP Genel Başkan Yardımcısı Erol Tuncer, DSP Parti Meclisi Üyesi ve eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Prof. Dr. Sina Akşin, Birleşik Kamu İş Federasyonu Genel Başkanı İsmail Tutoğlu ve parti üyeleri

katıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan Türker, son haftalarda yabancı medya kuruluşlarında yer alan haberleri değerlendirdi. "Türkiye ile ilgili en çok dikkat çeken haber, 'Başbakan artık otokrat ve bürokratik bir Başbakanlığa doğru gidiyor" diye eleştirildiğini belirten Türker, "Özgürlüklerin sınırlandırıldığından söz ediliyor. İşte böylesi bir ortamda gerçekten özgür müyüz, adalet istediğimiz gibi hakkaniyet ölçüsünde bir hak arayışını sağlıyor mu ve adalet bir gerçek anlamda hukuk temeline

dayanıyor mu?" dedi.

"Bizim ülkemizde son zamanlarda çıkarılan her kanunun aslında ardından çok önemli cezalara neden olabilecek düzenlemeleri içerdiğini hepimiz görüyoruz" diyen Türker, "Hiçbir kişinin siyasi örgütlenmesine izin vermeyebilirler. Öyle keyfiliğe dayanan kanunlar konulmuş ki, Kabahatler Kanunu'na göre bu cezalar geldiği zaman bazen bulunduğu yere göre itiraz etseniz bile kazanamıyorsunuz ve o cezalar sizin siyasi faaliyette bulunmanızı engelliyor" ifadelerini kullandı.

"BEN BUGÜN TÜRKİYE'DE ÖZGÜRLÜK GÖRMÜYORUM"

"Bugün basınımız ya Brezilya dizisi haline gelmiştir ya da resmi bülten halinde istenilen şeyi, verilen bilgiyi kullanmaktadır" diyen Türker, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de artık haberlerin devlet tarafından yönlendirildiği ve adaletin işlemediği bir günde kuşkusuz bizim hedefimiz, gerçekten hepimizin içine sindirebileceği bir hukuk sitemini kabul edip, bu hukuk sitemine göre kanunlar üretmeliyiz. Hepimiz adaletin sağlıklı işleyebilmesi için, bağımsız olabilmesi için ne gerekiyorsa yapabilmeliyiz. Özgürlükler kanunlarda yazılmış ama ben bugün Türkiye'de özgürlük görmüyorum. Her eylem daha sonra karşımıza bir komplo teorisiyle, bir örgütsel faaliyet halinde

sunuluyor. Ama bir gerçeği görüyor ki; Hrant Dink davasının daha öldürüldüğü ilk gün bir devlet yetkilisinin dediğini bugün yargı onamış, ama avukatı daha farklı konuşuyor, 'örgüt vardır' diyor. Yani sanığı savunan kişi bir örgüt varlığından söz ediyor ama mahkememiz 'örgüt yoktur' diyebiliyor."

"ÖZGÜRLÜK VAZGEÇİLMEZ TUTKUMUZDUR"

Uğur Mumcu'nun "Uyan ey halkım" sözlerini hatırlatan Türker, "Aslında hepimizin uyanma zamanı, hepimizin yürüyüşe kalkış zamanı. Ama Atatürkçüler, demokratlar, sol düşünenler, çağdaşlar kendimizi bir konuda aldatmamalıyız. Sürekli, bir örgütün çatısı altında toplanalım da her işi bir yerde bitirelim diye yola çıkmamalıyız. Ne kadar fazla örgüt, ne kadar fazla dernek, ne kadar fazla vakıf, ne kadar fazla parti aynı anda benzer düşünceleri dile getirebiliyorsak, toplumda var olduğumuzu daha iyi

hissettirebiliriz diye düşünüyorum. Farklı düşünebilen kesimlerin aynı düşünceyi aynı çizgide nasıl dile getirebildiklerinin örneğini görebilecek durumdayız. Özgürlük vazgeçilmez hak, vazgeçilmez tutkumuzdur. Bu toplumumuzun tutkusu olduğu sürece biz hem milliyetçi olacağız, hem bağımsız olacağız, hem ulusalcı olacağız, hem de birlikteliğimizle karşı tarafa kafa tutacağız" şeklinde konuştu.

DSP Genel Başkanı Türker, ABD Teksas Valisi Rick Perry'nin 'Türkiye İslami teröristlerce yöneliyor' şeklindeki sözlerini de hatırlatarak, "Acaba diye düşündük. Bugün gazetelerde görüyoruz ki Şam'daki Hamas'ın merkezi Ankara'ya taşınacakmış. Bu acaba Türkiye'nin Batı'dan kopması mıdır, yoksa Avrupa Birliği'ne başkaldırı mıdır? Hangi manada başkaldırı, çağdaşlığa ve geriye dönüşe başkaldırı" dedi.

Türker, sözlerini her yıl 'ciddiyetle ve devrime karşıt olanlara karşı inatla' yürüten Uğur Mumcu Vakfı yöneticilerini kutlayarak tamamladı.

"ANAYASA'NIN İLK 3 MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK GÜVENSİZLİK VAR"

Masum Türker'in ardından konuşan ve düzenlenen oturumu yöneten DSP Genel Başkan Yardımcısı Erol Tuncer ise, yeni Anayasa çalışmalarına ilişkin tartışma sürecine girildiğine dikkat çekerek, "Yepyeni bir Anayasa mı, Anayasa'da kapsamlı bir değişiklik süreci mi olduğudur. Çünkü toplumun önemli bir kesiminde şöyle bir güvensizlik var; eğer tümünü değiştirmeye kalkarsak dolayısıyla ilk 3 maddesi de değişikliğe uğrayabilir, en azından bu ilk üç maddeye sahip çıkmak zorundayız. Kaldı ki bu Anayasa

değişiklikleri bir Anayasa değişikliği için toplanmış bir kurucu Meclis tarafından değil, normal seçimlerle gelmiş ve mevcut Anayasamızın değişikliklerinin ne suretle yapılacağının tarif edileceği değişikliklerdir" şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE'DE 22 BUÇUK YILDA BİR ANAYASA YAPILACAK"

DSP Parti Meclisi Üyesi ve eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk de, 2012 yılında yeni bir Anayasa'nın yapılması halinde Türkiye'de ortalama 22 buçuk yılda bir Anayasa yapılacağına işaret ederek, "Bu bir rekor, başka ülkelerde bu kadar sık yeni Anayasa yapılmamıştır" dedi.

Türkiye tarihindeki Anayasal süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk, "1. maddesinden başlanarak yeni bir Anayasa yazacak olsanız dahi bu Anayasa değişikliğine ilişkin kurallar çerçevesinde gerçekleştirilmelidir" diye konuştu.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.