Chp Meclis Grup Toplantısı...(1)

Chp Meclis Grup Toplantısı...(1)
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fransa Senatosu'nda kabul edilen soykırım tasarısına tepki göstererek, "Bu ayıpla Fransa'nın, 'Biz özgürlüğü savunuyoruz, bizde düşünce özgürlüğü vardır' deme şansı kaybolmuş durumda. Hükümete bu konuda açık çek veriy

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fransa Senatosu'nda kabul edilen soykırım tasarısına tepki göstererek, "Bu ayıpla Fransa'nın, 'Biz özgürlüğü savunuyoruz, bizde düşünce özgürlüğü vardır' deme şansı kaybolmuş durumda. Hükümete bu konuda açık çek veriyoruz. Tutarlı, kararlı politika izleyin, alacağınız her kararda yanınızdayız" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fransa Senatosunda kabul edilen soykırım tasarısı ile Fransa'nın 'kendisini ve geçmişini inkar ettiğini' söyledi. Kılıçdaroğlu, "Hani 1789 devrimi? Hani aydınlanma, düşünce özgürlüğü vardı? Bunu düzeltmek Fransız halkı ve aydınlarının görevidir. Bu kara leke Fransız tarihinden çıkarılmak isteniyorsa, Fransız Parlamentosuna düşen görevler var. Teklifi Anayasa Mahkemelerine götürmeliler. Bu ayıpla Fransa'nın, 'Biz

özgürlüğü savunuyoruz, bizde düşünce özgürlüğü vardır' deme şansı kaybolmuş durumda" diye konuştu.

Fransa'ya karşı yaptırımların dikkatle ele alınması gerektiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, "Hükümete bu konuda açık çek veriyoruz. Tutarlı, kararlı politika izleyin, alacağınız her kararda yanındayız. Yeter ki kararlı olun, doğru karar alın. Daha önce karar çıktı. Bir bakanları 'Bu önemli değil, biz Fransız iş adamlarını bekliyoruz' dedi. İsviçre de benzer karar almıştı. O zaman da büyük laflar edildi. Şimdi onların bir anlam içermediğini gördük. 21. yüzyılın kara lekesi Fransa açısından, Hükümetin atacağı

kararlı adımların yanında olacağız. Ancak, bu konuda kararsızlık sergilerse, yeri ve zamanı gelirse, Hükümeti eleştirmeye de devam edeceğiz" diye konuştu.

"AK PARTİ DEMOKRASİYİ ASKIYA ALAN PARTİ"

"Türkiye bir korku tünelinden geçiyor" diyen Kılıçdaroğlu, özelikle son 15-20 günde ürkütücü olaylara tanık olduklarını söyledi. Demokrasinin ağır aksak gittiğini, yara aldığını belirten Kılıçdaroğlu, "Hani biz adaletten, insan haklarından söz ediyorduk; bunlar neden yok" diye sordu.

AK Parti'yi demokrasinin güvencesi olarak görenlerin şaşırmış olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Demokrasinin güvencesi olarak gördüğünüz AKP, demokrasinin güvencesi değil, onu askıya alan siyasi partidir. Biz defalarca söyledik, 'demokrasi askıya alınacak' dedik, gülüp geçtiniz ve 'bunları muhalefet yapıyor' dediniz. Şimdi sizin kapınızı çalmaya başladılar. Biz kararlılıkla bu olayların üzerine gideceğiz. Halkla beraber, demokratik yollardan her türlü mücadelemizi yapacağız" dedi.

Hrant Dink olayının, turnusol kağıdı gibi ortaya çıktığını ve Dink'in katledildiği tarih 19 Ocak 2007'de dönemin İstanbul Emniyet Müdürü'nün, basına, 'Cinayetin herhangi siyasi boyutu ve örgüt bağlantısı yok. Zanlı, milliyetçi duygularla cinayeti işlemiş' dediğini anlatan Kılıçdaroğu, "Bu açıklamayı yapan arkadaşımız şimdi Osmaniye'de Vali. Daha olayın üzerinden 24 saat geçmeden yapılan bir açıklamaydı. 'Ortada örgüt yok' diyor. O dönem İstanbul Valisi Muammer Güler. Güler bu olayları bilmiyor muydu? Ne

yaptık, getirdik devletin en kozmik yönetimlerinden birinin, Kamu Güvenliği Müsteşarlığının başına. Dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü, şimdi Emniyet Müdürü. Dönemin Trabzon Emniyet Müdürü, şimdi Emniyet İstihbarat Daire Başkanı" diye konuştu.

"DEHLİZLERİN EFENDİSİ"

Başbakan Erdoğan'ın, 'Olayın faalini yakalayacağız' dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bu cinayetin ne zaman, nerede işleneceği belliydi zaten. Senin bunu anında bulman lazım. 17 ihbar dilekçesi gidiyor, 'cinayet şurada, şu silahla işlenecek' diye. 'Haberimiz yok' diyorlar. Hepsinin haberi var, hepsi örgütlü. Eski üst düzey istihbarat görevlisi, 20 Eylül 2010 tarihinde, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişine ifade veriyor ve süreci anlatıyor. Ben Sayın Başbakan'a soruyorum. Bu ifade tutanağı neden

Hrant Dink'in avukatlarına verilmiyor? Siz bu ifadeler üzerine ne yaptınız? Başbakan, 'Ankara'nın derin dehlizlerinde bu kaybolmayacaktır. Örgüt varsa bulunacaktır' diyor. Beyefendi, derin dehlizlerin efendisi, sahibi sizsiniz. Emniyet Müdürü, Valisi, istihbaratçısı var. Herkes olayı biliyor. Hatta bir Vali, 'Bana haber verilseydi ben önlerdim' diyor. Sayın Başbakan nelerden bahsediyor? Pişkinliğin bu kadarına 'pes' diyorum" dedi.

'DAVA AK PARTİ'NİN KORUMASI ALTINDA YÜRÜTÜLDÜ' İDDİASI

Dink olayı ile ilgili davada kararı veren yargıcın, 'Örgütle ilgili suçlamamız veya bu konuda karar vermemiz için yeterli delil yok' dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bunun önemli bir itiraf ve bir yargıcın çığlığı olduğunu söyledi. Mahkemelerin delil toplayamayacağını, delileri savcının ve emniyet birimlerinin toplaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, yargıçların da önüne gelen bu delilere göre karar verdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "O delilleri, o yargıcın önüne kimler getirmedi. Az önce saydığım

insanlar AKP'nin gözde bürokratları. Bunları neden dava dosyasına koymadılar? Bu dava neresinden bakılırsa bakılsın, AKP'nin gözetimi ve koruması altında yürütülen bir davadır" dedi.

"KÜLAHIMA ANLATIRSIN"

Başbakan Erdoğan'ın 'Biz mahkemelerin işine kaşımayız' dediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Ne demek 'karışmayız'. Senin hakimleri, savcıları sağa sola dağıttığını bilmeyen mi var? Sen bunu ancak benim külahıma anlatırsın. Bir olay ortaya çıkıyor, kamuoyu tepkisini gösterirken ertesi gün Adalet Bakanı, 'yargı reformu paketini açıklayacağım' diyor. Kamuoyunun dikkatini başka yöne sevk etmek için. Bunlar icraatçı değil reklamcı hükümet. Kendilerini sıkıştıran bir olay olduğunda gündemi değiştirmek istiyorlar"

şeklinde konuştu.

"Hrant Dink davasıyla ilgili olarak kamuoyunun tepkisi olmasaydı, Recep Tayyip Erdoğan'ın kılı bile kıpırdamazdı" diyen Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın şimdi 'Yanlıştır düzeltilecek' dediğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Hani sen mahkemelerin işine karışmazdın. Düzeltileceğini nereden biliyorsun? Yargıya talimat mı verdin? Öyle anlaşılıyor. Birbiriyle çelişen ne varsa AKP iktidarında var. 5 yıldır delil bulamadınız, şimdi mi bulacaksınız? Göreceksiniz bunların hepsi utulacak. Ama biz unutmayacağız" dedi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.