Chp Lideri Kılıçdaroğlu'ndan Gündeme İlişkin Açıklamalar (1)
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye hukuk devleti ise yargı her türlü eleştiriye açık olmalı. Ben ana muhalefet lideriyim, adımız belli. Ben muhalefet etmek zorundayım. Neye; yanlışlara. Eğer yargı kendi yetkisini kullanıp siyaseti dizayn etmek istiyorsa ben onu eleştirmek zorundayım" dedi.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Habertürk Televizyonu'nda canlı yayınlanan "Türkiye'nin Nabzı" adlı programa katıldı. Programda gazetecilerin sorularına yanıt veren Kılıçdaroğlu, hakkındaki fezlekeye ilişkin, "Türkiye hukuk devleti ise yargı her türlü eleştiriye açık olmalı. Ben ana muhalefet lideriyim, adımız belli. Ben muhalefet etmek zorundayım. Neye; yanlışlara. Eğer yargı kendi yetkisini kullanıp siyaseti dizayn etmek istiyorsa ben onu eleştirmek zorundayım. Ben onu alkışlarsam kendi görevimi yapmamış
olurum" diye konuştu.
Fezlekenin ifade özgürlüğünü kısıtladığını savunan Kılıçdaroğlu, "Böyle bir anlayışla fezleke düzenleyebilir misiniz? Eleştiri hakkımı elimden alıyor, yasama organını baskı altına alıyor. Kim yapıyor; adı üstünde özel yetkili mahkemeler" dedi.
ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELERE ELEŞTİRİ
Özel yetkili mahkemeleri eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu, "Hukukun üstünlüğü ve özgürlükler bağlamında herkes yargılanabilir. Birisi suçlu olabilir, hukukun kuralları içinde yargılanmıştır, kimse bir şey diyemez. Ama özel yetkili mahkemeler, normal demokrasilerde bizim bildiğimiz türden mahkemeler değildir" diye konuştu. "Özel yetkili mahkemelerin tipik özelliği, siyasi otoritenin beklentilere uygun karar veriyor olması" diye devam eden Kılıçdaroğlu, "Sıkı yönetim mahkemelerinin, DGM'lerin bağımsız
mahkemeler olduğunu kim söyleyebilir. Bunlar da öyle. Ben darbelere karşıyım. Darbelerden en çok zarar gören parti biziz" ifadelerini kullandı.
Tutuklu Milletvekili Mehmet Haberal'ın, kendisiyle ilgili yargıçların tarafsız olmadığı iddiasıyla açtığı davayı kazandığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Normalde o yargıcın o davaya bakmaması lazım. Ama siz onu kan davasına dönüştürürseniz orada hukuk biter. Hukukun bittiği yerdeyiz" diye konuştu.
BAŞBUĞ'UN TUTUKLANMASI
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklanması konusunda hükümeti eleştiren CHP lideri, "Onu Kara Kuvvetleri Komutanı yapan sizsiniz, genelkurmay başkanı yapan da sizsiniz. 'Terörist' diyorsunuz. Haberiniz yoksa ayıp, haberiniz varsa daha da ayıp" dedi.
Darbelere karşı olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Kim yaparsa yapsın darbelere karşıyız. Askeri darbelere de karşıyız. Andıç düzenlenebilir, ama hükümete karşı andıç düzenlenmez. Bu suçtur. Dikkatle iki şeyi birbirinden ayırmaya çalışıyoruz. Herkes yargılanabilir; bu bir genelkurmay başkanı da olabilir. Kimseye ayrıcalık tanınamaz. Toplama kampı dememizin nedeni şu: Oradaki yargılama sistemi hukukun üstünlüğüne inanılan bir toplumda yapılan yargılama olamaz. Örneğin; arandığını öğrenen biri
yurtdışından gelip teslim oluyor. Siz onu kaçabilir diye tutukluyorsunuz" diye konuştu.
"BU YARGILAMA SİSTEMİ SAĞLIKLI DEĞİL"
Yargılama sistemi sağlıksız olduğunu savunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, "Gizli tanıklar; bunlar güven veren tanıklar değil. Geçmişte mahkum olmuşlar. Bu yargılama sistemi sağlıklı değil. (Yargılananların) Hepsinin ortak özelliği hükümete karşı olması. Birisinden intikam almanız gerekiyor. -Devrimci Karargah'tan yargılayacağız- diyorsunuz, adamın devrimcilikle alakası yok ki. Bunu birlikte yargılananlar da söylüyor" dedi.
"Silivri mahkemelerinin güven vermemesinin temelinde şu yatıyor: O yargılama düzeninin siyasi otoriteye bağlı olması" diyen Kılıçdaroğlu, "Bir yargıç açıklama yaptı. -Ben kurumsal baskı altındayım- dedi, görevinden ayrıldı. Hiçbir ses çıkmadı. Bizimle ilgili olmayan deliller de dosyaya kondu, denildi. Onun hakkında bir şey yapılmadı. Siz bu mahkemelere nasıl güveneceksiniz. Tek tip yargıçlar konuluyor. Hepsi hükümete bağlı yargıçlar" ifadelerini kaydetti.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.